Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof.Dr. Muammer Aksoy katledilişinin 36’ncı yılında mezarı başında anıldı… ADD Başkanı Bozkurt: “Bu ülkeden Atatürk’ü ve laikliği çıkardığınız zaman elinizde kalacak olan Afganistan’dır”

Akademisyen, hukukçu ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilişinin 36. yıl dönümünde Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, “Muammer Aksoy’ları sadece anmak değil, anlamak gerekir. Laik Cumhuriyet bir kez kaybedildiği zaman bu ülkeden Atatürk’ü ve laikliği çıkardığınız zaman elinizde kalacak olan Afganistan’dır. Dönün bakın bakalım. Kadınların okula gitmesi yasak, kız çocuklarının okuması yasak, sokakta insanlar birbirine ceza verebilecek, böyle bir düzen gelecektir. Onun için laiklik böyle arada sırada hatırlanacak bir şey değil.” diye konuştu.

Akademisyen, hukukçu ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kurucu Genel Başkanı

(ANKARA) – Akademisyen, hukukçu ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilişinin 36’nıc yılında Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, “Muammer Aksoy’ları sadece anmak değil, anlamak gerekir. Laik Cumhuriyet bir kez kaybedildiği zaman bu ülkeden Atatürk’ü ve laikliği çıkardığınız zaman elinizde kalacak olan Afganistan’dır. Dönün bakın bakalım. Kadınların okula gitmesi yasak, kız çocuklarının okuması yasak, sokakta insanlar birbirine ceza verebilecek, böyle bir düzen gelecektir. Onun için laiklik böyle arada sırada hatırlanacak bir şey değil” diye konuştu.

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 31 Ocak 1990’da akademisyen, hukukçu ve ADD Kurucu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. Anmaya Çankaya Belediyesi Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Baro Başkan Yardımcısı avukat Kemal Binici, Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri avukat Aslan Aktaş ve Uğur Uzer, ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt ile yurttaşlar katıldı.

Çankaya Belediyesi Başkanı Hüseyin Can Güner, geçtiğimiz hafta Uğur Mumcu’yu evinin önünde, sokağında andıklarını belirterek “Bugün de Muammer Aksoy hocamızı anmak için buradayız. Buradaki herkes Cumhuriyet değerlerine bağlı, Atatürk ülkelerine, devrimlerine bağlı birer yurtsever. Hepimiz Cumhuriyete sahip çıkıyoruz ama Cumhuriyete sahip çıkmanın sadece 29 Ekim’de bayramlarda başkanımla beraber belki anıta taç çelenk koyarken yaptığımız konuşmalar değil ya da Atatürk’ün değerlerine sahip çıkmanın sadece 10 Kasım’da onu anlayarak, anarak değil aynı zamanda onların ideallerini, bu cumhuriyetin değerlerini özümseyen, yaşatan, savunan, bu uğurda bedel ödeyen, yeri geldiğinde can veren aydınlarımızı da anlayarak, anarak ve unutmayarak, onların adını yaşatarak aynı zamanda sahip çıkılacağının da bilincindeyiz” diye konuştu.

“Muammer Aksoy hedef gösterilmeyi ve baskıyı göze alarak mücadelesini yaşamının son ana kadar sürdürmüştür”

Ankara Baro Başkan Yardımcısı avukat Kemal Binici de Aksoy’un hukuku yalnızca bir meslek değil, toplumsal bir sorumluluk olarak gören, düşüncelerine bedeli ne olursa olsun savunmaktan vazgeçmeyen bir Cumhuriyet neferi olduğunu söylerek sözlerine başladı. Aksoy’un hukukun üstünlüğünü akademide olduğu kadar kamusal alanda da kararlılıkla savunduğunu belirten Binici, “Hedef gösterilmeyi ve baskıyı göze alarak bu mücadelesini yaşamının son ana kadar sürdürmüştür. Onun mücadelesi laik cumhuriyetin kazanımlarını koruma bilimi ve aklı rehber edilen bir toplum inşa etme mücadelesidir. Hukukun siyasallaştırıldığı, yargının bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği dönemlerde Muammer Aksoy’un düşünceleri bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Bizler Ankara Barosu mensupları olarak bu mirası yalnızca anmakla yetinemeyiz” dedi.

Binici, Aksoy’un mirasının susmamayı, hukuku eğip bükmeden savunmayı ve mesleği her koşulda onurla icra etmeyi gerektirdiğini belirterek, “Bu topraklar Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcu’yu, Bahriye Üçok’u ve daha nicelerini aydınlık bir gelecek uğruna yitirdi. Ancak bilmeliyiz ki, karanlık kalıcı olmadı ve olmayacak çünkü onların düşünceleri, bıraktıkları eserler ve mücadeleleri, mücadeleleri bizlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor ve edecek. Bu duygu ve düşüncelerle avukat Profesör Doktor Muammer Aksoy’u ve aydınlanma mücadelesinde yaşamını yitiren tüm hukukçuları saygı, minnet ve özlemle anıyoruz” diye konuştu.

“Aksoy’un mücadelesinin merkezinde laiklik vardı”

Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi avukat Aslan Aktaş, Muammer Aksoy’un hukuku yalnızca kurallar bütünü olarak değil, laik Cumhuriyetin güvencesi, bireyin özgürlüğünü ve onurunu koruyan bir toplumsal sözleşme olarak gören bir hukukçu olduğunu belirterek “Onun mücadelesinin merkezinde laiklik vardı çünkü Aksoy çok iyi biliyordu ki laiklik olmadan hukuk devleti olmaz. Hukuk devleti olmadan özgürlük olmaz. Özgürlük olmadan da cumhuriyet yaşayamaz. Ne yazık ki Türkiye’de laikliği, hukuku ve aydınlanmayı savunan birçok değerli isim gibi Muammer Aksoy’da bu kararlı duruşunun bedelini canıyla ödemiştir. Bu karanlık çizgi Aksoy’dan sonra da sürmüştür” ifadelerini kullandı.

“Türk milletini uyaran aydınlar birer birer yok edildi”

ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt da her yıl 31 Ocak’ta buraya ve 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’nun evinin önüne geldiklerini ve andıklarına dikkat çekerek şöyle konuştu:

“İyi de Muammer Aksoy kim? Neden katledildi? Uğur Mumcu neden yok bugün? Ahmet Taner Kışlalı niye kundaktaki bebesini bırak çıkıp paramparça edildi. Bahriye Üçok neden evine gönderilen bir bombalı paketle yok edildi? Necip Haptemitoğlu neden? Gaffar Okkan neden? Bedri Karafakoğlu neden? Ümit Kaftancıoğlu neden? Abdi İpekçi neden? Neden? Neden? Neden? Hepsi bu günleri hazırlamak içindi aslında. Hepsi hepsi Batı emperyalizminin 100 yıllık değişmeyen hedefi olan ve bugün Büyük Orta Doğu Projesi diye revize edilerek gündeme sokulan Türkiye Cumhuriyeti’ni referansı tırnak içinde uydurulmuş bir din devletine dönüştürüp parçalama hedefinin hayata geçirilebilmesi için kurulan tuzaklar. Bu noktada Türk milletini uyaran aydınlar birer birer yok edildi. Muammer Aksoy onların en başta geleniydi. Aksaçlı bilgemizdi. 1980’de karşı devrime, 1980 faşist devriminden sonraki ikinci dalga siyasal cinayetlerin, emperyal siyasal cinayetlerin başlangıç noktasıdır.

“Laiklik yoksa Cumhuriyet yok”

Ben beş yıldır Atatürkçü Düşünce Derneği’nin genel başkanıyım. Her sabah genel başkanlık odasına girerken ‘dikkat et hareketlerine, oturuşuna, kalkışına. Sen Muammer Aksoy’un koltuğuna oturuyorsun’ diyorum çünkü Muammer Aksoy bir hukuk bilgini, bir profesör, siyasal bilgiler fakültesinin, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin anayasa hukuku hocası, 12 Mart zindanlarına sığdırılamayan bir büyük devrimci, Kemalist bir aydın bir sürü sıfat sayabiliriz. Ama hepsinden önemlisi şu: Laiklik olmazsa Türkiye Cumhuriyeti olmadığını bilen bir insan. Laiklik yoksa Cumhuriyet yok. Şimdi ben buradan sevgili Muammer Aksoy hocamın huzurunda bütün siyaset kurumuna kendini Atatürkçü diye tanımlayan herkese söylüyorum. 31 Ocak’ta burada değilseniz, 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’nun evinin önünde değilseniz ya da 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’nun evinin önünde olup üniter ulus devleti, ülkenin, vatanın, milletin bölünmez bütünlüğünü, dil birliğini, laik cumhuriyeti hak ettiği şekilde savunmuyorsanız bol bol konuşun kardeşim. Sonra da dövünürsünüz, ‘Ulan bu adamlar niye 23 yıldır bir türlü gitmiyor?’ diye. Gitmez. Muammer Aksoy’ları sadece anmak değil, anlamak gerekir.

“Laik Cumhuriyet bir kez kaybedildiği zaman elinizde kalacak olan Afganistan’dır”

Laik Cumhuriyet bir kez kaybedildiği zaman bu ülkeden Atatürk’ü ve laikliği çıkardığınız zaman elinizde kalacak olan Afganistan’dır. Dönün bakın bakalım. Kadınların okula gitmesi yasak, kız çocuklarının okuması yasak, sokakta insanlar birbirine ceza verebilecek, böyle bir düzen gelecektir. Onun için laiklik böyle arada sırada hatırlanacak bir şey değil. Mutlaka ve mutlaka canımız pahasına korumamız gereken Muammer Aksoy onun için katledildi. Laik Cumhuriyete sahip çıktığı için, Milli Petrol davasını takip ettiği için, öğretmen örgütlülüğü ve emek örgütlülüğü başta olmak üzere örgütlü toplumu savunduğu ve geliştirmeye çalıştığı için onun için Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olarak 1989 yılında o Türkiye’nin hem de SHP’nin yerel seçimde büyük başarıyı kazanmasına rağmen bu derneği kurup herkesi ziyaret ederek tehlikenin farkında olduğu için Türkiye’nin bugünlerini o zaman gördüğü için katledildi.”