Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Pazarda vatandaşın gündemi emekli aylıklarının düşüklüğü, bayram ikramiyeleri ve pahalılık: Ekmeği koklatıyoruz malzemeyle, peynir olsun şu olsun, bu olsun… Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim. Bir avuç şey

En düşük emekli aylığına sadece bin 62 liralık zam yapılması, seyyanen zam taleplerinin karşılanmaması, bayram ikramiyelerinde de bin lira civarında bir artış yapılacağı yönündeki haberler, Ramazan sofrasını kurmakta zorlanan yurttaşları kara kara düşündürüyor… Kadıköy’de ANKA’ya konuşan vatandaşlar içinde bulundukları durumu, “Ekmeği koklatıyoruz malzemeyle, peynir olsun şu olsun, bu olsun” sözleriyle özetledi. Bir vatandaş, “Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim. Bir avuç şey. Zeytin emekçinin yemeğidir. Fasulye emekçinin yemeğidir” derken, yıllardır iktidarı desteklediğini belirten bir başka vatandaş ise “20 senedir Erdoğan’a oy verdim, hakkımı helal etmiyorum, asla. Böyle vicdansızlık olmaz. Bu memleketi bu hale getirdi” sözleriyle tepki gösterdi.

En düşük emekli aylığına sadece bin 62 liralık zam yapılması,

Haber: Beril KALELİ/Kamera:Hakan KAYA

(İSTANBUL) En düşük emekli aylığına sadece bin 62 liralık zam yapılması, seyyanen zam taleplerinin karşılanmaması, bayram ikramiyelerinde de bin lira civarında bir artış yapılacağı yönündeki haberler, Ramazan sofrasını kurmakta zorlanan yurttaşları kara kara düşündürüyor… Kadıköy’de ANKA’ya konuşan vatandaşlar içinde bulundukları durumu, “Ekmeği koklatıyoruz malzemeyle, peynir olsun şu olsun, bu olsun” sözleriyle özetledi. Bir vatandaş, “Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim. Bir avuç şey. Zeytin emekçinin yemeğidir. Fasulye emekçinin yemeğidir” derken, yıllardır iktidarı desteklediğini belirten bir başka vatandaş ise “20 senedir Erdoğan’a oy verdim, hakkımı helal etmiyorum, asla. Böyle vicdansızlık olmaz. Bu memleketi bu hale getirdi” sözleriyle tepki gösterdi.

En düşük emekli aylığında yapılan bin 62 liralık artış ve seyyanen zam isteklerinin karşılanmaması emeklileri memnun etmedi. Şimdi gözler bayram ikramiyesi artışında… Ancak yine bin liralık bir artış dillendirilirken, ekonomistler 2018’deki değerinin korunabilmesi için en az 13 bin liralık bir artış yapılması gerektiğini vurguluyor. Kadıköy’de ANKA’ya konuşan vatandaşlar içinde bulundukları durumu, “Ekmeği koklatıyoruz malzemeyle, peynir olsun şu olsun, bu olsun… Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim. Bir avuç şey. Zeytin emekçinin yemeğidir. Fasulye emekçinin yemeğidir” sözleriyle özetledi. Pazarcılar ise vatandaşların alım gücünün düştüğünü anlattı. Bir pazarcı geçmiş yıllara göre hurmayı daha pahalıya aldıklarını ve satmak zorunda kaldıklarını anlatırken bir başkası, tezgahından alışveriş yapanların daha çok yabancılar olduğunu belirtti. ANKA’ya konuşan vatandaşların, emekli aylıkları, bayram ikramiyeleri ve Ramazan sofralarıyla ilgili görüşleri şöyle:

“Bu fiyatlarla biraz zor gözüküyor ama. Yani kurarız diye bekliyoruz ama çok pahalı. Eski razamazanlara, eski zamanlara göre çok pahalı. Dolaşıyorum, bakıyorum hangi tezgah ucuzsa oradan alıyorum. Mecbur, Ramazan ayında da az da olsa bir şeyler almak lazım ama zor vatandaşın işi”

“Bu memleketi batırdılar”

“Çok pahalı, alamıyoruz kardeşim. Alamadığımız için boşveriyoruz. Bu memleketi batırdılar. Baksana en kötü 50 lira. 20 bin lira maaş alan adam ne yapar? 20 senedir Erdoğan’a oy verdim, hakkımı helal etmiyorum, asla. Böyle vicdansızlık olmaz. Bu memleketi bu hale getirdi”

“Pazarın bile eski tadı yok”

“Ramazan iyi olacak inşallah. Eskisi gibi olmaz ama yine iyi olması lazım. Ekmeği koklatıyoruz malzemeyle, peynir olsun şu olsun, bu olsun”

“Eski Ramazanlar bitti. Ben haftada 2 gün yemek verirdim, 2 gün yemeğe giderdim. Şimdi bir Ramazan’da 1-2 sefer, o da çok yakınlara”

“Fiyatlar çok yüksek. Aileden bağımsız geçinen öğrenciler için neredeyse mümkün olmuyor. Çalışmak zorunda kalıyor herkes. Asgari ücreti de biliyorsunuz, kira var, falan var. Onunla geçinmek biraz zor olacak bu Ramazan”

“(Sofralar eskisi gibi) olmayacak ama olduğu kadar olacak işte artık. Ne yaparsın”

“Bu sefer emekliler iyi bir cevap verecek gibi”

“Ayın 15’inde paralar bitiyor. Yetişmiyor. Emekli maaşım asgari ücretin üzerindeydi, şimdi asgari ücretin çok çok altında kaldı. Böyle bir orantısızlık var. Bir türlü bunu ayarlayamıyorlar. Ama bu sefer emekliler iyi bir cevap verecek gibi”

“Bak hiçbir şey alamadım gidiyorum. Başımızdakilere göster”

“Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim”

“Emekliyim, eşimden de alıyorum. Evim de var. Ama bir türlü geçim sağlayamıyoruz. Diyeceksiniz ki ‘Siz çok mu lüks yaşıyorsunuz?’. Hayır. Bu bizim bir hakkımız değil mi, bir yere gidip oturup yiyelim, içelim, eğlenelim? Küçücük, küçücük aldım zeytini, 200 lira verdim. Bir avuç şey. Zeytin emekçinin yemeğidir. Fasulye emekçinin yemeğidir. Yeşillik, 50 liradan, 70 liradan aşağı yeşillik yok. O kadar haklılar ki, doğru biz İsviçre’de yaşamıyoruz Türkiye’de yaşıyoruz. Türkiye’nin her bir tarafı mücevherlerle dolu; yer altı zenginliklerimiz, yer üstü zenginliklerimiz. Hepsi birer birer yok oldu gitti, satıldı. Amerika’daki cevizin bizim Türkiye’de ne işi var. Bizim ceviz olan yerlerimz yok mu? Dalında kurutuyorlar, bilerek yapıyorlar. Bütün zeytin ağaçları gitti. Zeytin bizim güvencemizdi. Yunanistan’ın önünü açtılar”

“Hayat çok kötü oldu. Ayın sonunu getiremiyoruz. Ramazan biraz zor geçer hayat pahalılığından dolayı.”