Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İran ile ABD arasındaki ateşkese değinerek, “Nihayet dün iyi bir haber aldık. Yüreğimiz ağzımızda takip etmiştik. Savaş hiç olmazsa iki haftalığına durdu. Savaşların kazananı olmaz, kaybedeni başta kadınlar, çocuklar ve kırılgan gruplardır. Şu İran’daki savaşın bile en ağır bedelini Türkiye’deki yoksullar ödemeye başladı. Çünkü petrol fiyatları, benzin ve mazot fiyatlarını artırdı. O artış başta gıda olmak üzere iğneden ipliğe her şeyin fiyatını artırmaya başladı” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Roman Dernekleri Buluşması ile İBB Şişli Kuştepe Spor Tesisi ve Zemin Altı Otoparkı Açılış Töreni’ne katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, “Kuştepe’nin güzel insanları hepinize merhabalar. Bilhassa Kuştepe’nin cıvıl cıvıl, gözlerinden ateş fışkıran gençlerini saygı ile selamlıyorum. İyi günler diliyorum, hoş geldiniz. ‘Laço Dives Şukar Aylan’” dedi. Özel, şunları söyledi:
“48 derneğin başkanıyla bir araya geldik”
“Bugün 8 Nisan Dünya Romanlar Günü. Dünya Romanlar Günü’nde Kuştepe’de olmak, Ekrem Başkan’ın, Resul Emrah Şahan Başkan’ın üzerine titrediği Şişli’de, Kuştepe’de böylesine önemli bir açılış töreninde sizlerle olmak son derece önemliydi. Romanların sorunlarını en iyi bilen ve bu sorunlara çözüm önerilerini dile getiren 48 derneğin başkanıyla bir araya geldik. Roman deyince elbette anonslarda, anmalarda, konuşmaların girişinde, sonunda Romanların neşesinden, müziğinden, renginden, sokakta çiçek satmalarından bahsediliyor. Ama Romanların hayatı da kapasitesi de bununla sınırlı değil. Ben Roman gençlerine imkan tanındığında hem üstün yetenekleri, hem üstün zekalarıyla ne noktalara geldiklerini memnuniyetle izliyorum. Romanların zekalarının, yeteneklerinin öğrenme hız ve kapasitelerinin bu toplumun gelecekteki en önemli sıçrama güçlerinden bir tanesi olacağına inanıyorum. Romanlara iyi şans veren bir ülkenin çok büyük imkanlara hızla kavuşacağına inanıyorum.
“İran’daki savaşın bile en ağır bedelini Türkiye’deki yoksullar ödemeye başladı”
Nihayet dün iyi bir haber aldık. Yüreğimiz ağzımızda takip etmiştik. Savaş hiç olmazsa iki haftalığına durdu. Savaşların kazananı olmaz, kaybedeni başta kadınlar, çocuklar ve kırılgan gruplardır. Şu İran’daki savaşın bile en ağır bedelini Türkiye’deki yoksullar ödemeye başladı. Çünkü petrol fiyatları, benzin ve mazot fiyatlarını artırdı. O artış başta gıda olmak üzere iğneden ipliğe her şeyin fiyatını artırmaya başladı. Yeni bir enflasyonla karşı karşıyayız. Enflasyon demek fiyatların artış hızı demek. Yani enflasyon sıfır olsa bile fiyatlar aynı yerde kalıyor. Hükümet ‘Enflasyon düşüyor’ derken artış hızı düşüyor diyordu, yine geçen seneki zammın üstüne zamlar biniyordu. Ama şimdi maalesef artık artış hızı da düşmüyor, yeniden hızla hayat pahalılığı canımızı yakmaya devam ediyor. Asgari ücretin ilan edildiği gün açlık sınırının altında olduğu, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olduğu, özellikle bakım ücretlerinin ve yetim ücretlerinin artık komik rakamlarda, 4-5 bin liralarda olduğu bu noktada yoksulluk, derin yoksulluk maalesef Romanları, Kuştepe’yi herkesten çok etkiliyor. Bu anlamda önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında temel vatandaşlık geliri dediğimiz, yani bir haneye ya iş vereceğiz ve o işle birlikte o hane geçimini sağlayacak ya da veremiyorsak her vatandaşımızın hakkı olan onurlu bir yaşam için barınma, giyinme ve ailesinin hiç değilse karnını doyurması için bir temel vatandaşlık gelirini sağlamak durumundayız. Bunu da buradan bu anlamlı günde bir kez daha ifade etmek isterim.
“Birilerinin çivi çakmadığı bir dönemde 1,5 milyar liralık bir yatırım”
Bugün 385 gündür tutuklu olan arkadaşlarımız, Ekrem İmamoğlu ve Resul Emrah Şahan’ın içeride tutulma gayretleri CHP’nin iktidar yürüyüşünü durdurmaktır. Ama istedikleri kadar Ekrem Başkan’ı, Emrah Başkan’ı içeri atsınlar gördüğünüz gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni çalışmaktan, sizlere hizmet etmekten ve geleceğe kararlı adımlarla yürümekten alıkoyamıyorlar. Bundan sonra da koyamayacaklar. Burası Kuştepe Spor’un antrenman sahasıydı. Buradaki spor sahasını bu gördüğünüz mükemmel spor alanı haline getiriyoruz ama altına büyük bir otopark yapıyoruz. Yan tarafına çok amaçlı bir salon yapıyoruz. Yoksul ailelerin ücretsiz yararlanacağı bir düğün salonu yapıyoruz. Yetmiyor, kapalı pazaryeri yapıyoruz. Çok fonksiyonlu alanlarla az alanda çok işi birden yapıyoruz. Burası 22 bin 600 metrekarelik bir alandı. 870 milyon lira artı KDV’lik bir yatırım planlandı. Bugünkü parayla Kuştepe Mahallesi’ne, biraz önce sayın muhtarım da söyledi, birilerinin çivi çakmadığı bir dönemde 1,5 milyar liralık bir yatırım gelmiş oldu. 15 amatör spor kulübümüzün evi olacak, 240 tezgahlık modern bir pazar yerinin olacağı, 430 araçlık bir otoparkın olacağı ve iyi günde – kötü günde size hizmet verecek bir çok amaçlı salonun ve bir düğün salonunun bulunacağı bu noktadayız. Gençlere bir müjdem daha var. Yuva kurmak zor, salon tutmak zor. Bu 400 kişilik salonun iyi günlerde kullanılacağı gibi Roman gençlerimizin, dezavantajlı mahallelerdeki kardeşlerimizin evlilikle ilgili verdikleri her kararda ilçe belediyelerimiz ve Büyükşehir Belediyemiz her zaman yanınızdadır, arkanızdadır, sizlerle birliktedir. Kapımız size sonuna kadar açıktır.
“Bizim için Romanların meselesi başlı başına bir demokrasi meselesidir”
8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde biz bugüne birilerinin takvimde bir yaprak olarak baktıkları anlayıştan uzaklaşarak geldik. Bizim için Romanların meselesi başlı başına bir demokrasi meselesidir. Başlı başına bir insan hakları meselesidir. Bu ülkede Roman olmak ne demek ben biliyorum, bizler biliyoruz. Sadece bir kimlik taşımak değil, her sabah kendini ispat etmek zorunda kalmaktır. ‘Ben de bu ülkenin evladıyım’ demek zorunda bırakılmaktır. Hastaneye giderken ‘Acaba geri çevrilecek miyim?’ diye tereddüt yaşamaktır. Polis görünce ‘Baştan suçlu sayılır mıyım, bir önyargıya kurban olur muyum?’ diye ürpermek, mahkeme kapısına giderken ‘Ben baştan kaybetmişim’ diye bir hissiyatı taşımaktır. Şimdi birileri çıkıp bize ‘Romanlar için ne yaptınız?’ derse, bunu bize değil Roman mahallelerine sorun. Bugüne kadar siz ne yapmışsınız, Resul Emrah Şahan ne yapmış, Ekrem İmamoğlu ne yapmış? Bu konuda alnımız açık, başımız diktir. Roman derneklerinden duyduğumuz dayanışma sözleri, övgü dolu sözler bize daha sonraki hizmetler için ancak cesaret vermektedir. Resul Emrah Şahan’ın 11 ayda Kuştepe’de ücretsiz açtığı çamaşırhanelerden tutun, ilkokullara sıcak yemek taşımasını ve mekik servis koyup ulaşımı ayağınıza getirmesini ve Avrupa’da ödül alan Romacted 2025 Ödülü’yle Romanların entegrasyonu ödülünü Şişli’ye, Kuştepe’ye getirmesi ile övünç duyuyoruz, kıvanç duyuyoruz. Emrah Başkan’a mahalleden kuvvetli bir teşekkür ve dayanışma alkışı yolluyoruz. Bir yanda saraylarda oturup da sıcak salonlarda konuşabilen, halkın içine çıkamayan, hatır soramayan, Kuştepe’ye gelip dolaşamayanlar dursun, bir yanda 12 metrekarelik hücresinde Kuştepe’den alkış alan, tezahürat alan Resul Emrah Şahan’ı, Ekrem İmamoğlu’nu bütün Türkiye duysun.
“Ayrımcılıktan nefret ediyoruz”
Sizin yaşadığınız zorlukları hep konuştuk, konuşuyoruz. İş bulamamanın, eğitime erişememenin, her alanda geri bırakılmanın ne demek olduğunu biliyoruz. Ama en acısı da ayrımcılığı biliyor, kimseye ayırmıyor, biz sadece ayrımcılıktan nefret ediyoruz. İşte bu utancı ortadan kaldırmak için kimseyi doğduğu mahalleden ötelere, ‘Buranın cefasını çektin, sefasını başkaları sürecek’ dememek için, hiçbir çocuğu hayatta kapatamayacağı bir farkla geriden başlatmamak için ve herkese eşit vatandaşlık, eşit fırsat sunabilmek için Türkiye’nin bir sosyal demokrat iktidara ve Türkiye’nin Türkiye İttifakı’nın iktidarına, demokratların ittifakına ve kimseyi geride bırakmayan bir yönetim anlayışına ihtiyacı var. Buradan 8 Nisan günü Kuştepe’nin gözünün içine baka baka söylüyorum ki; yarınlar bizimdir, yarınlar Kuştepe’lilerindir, yarınlar ortak geleceğimizindir. Buradan Ekrem Başkan’a, Emrah Başkan’a selam ederken; iyi günlerde görüşmeyi, güzel günlerde görüşmeyi, var olan neşenizin hiç eksilmemesini, hiçbir uygulamanın başınızı öne eğdirmemesini ümit ediyorum.”

