Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel, Osmaniye’de… Özel’den Erdoğan’a “deprem turisti” yanıtı: “50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla geldiği Osmaniye’de, “Bana, ‘Depremden sonra neredeydin?’ diyen Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise 26’sı o günkü görevi olan Grup Başkanvekili olarak, 23’ü de Genel Başkan olduktan sonra toplam 49’uncu kez gitmiş. Bugün 50’ncidir. 50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü

(OSMANİYE) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla geldiği Osmaniye’de, “Bana, ‘Depremden sonra neredeydin?’ diyen Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise 26’sı o günkü görevi olan Grup Başkanvekili olarak, 23’ü de Genel Başkan olduktan sonra toplam 49’uncu kez gitmiş. Bugün 50’ncidir. 50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Osmaniye’ye geldi. Hafta boyunca depremden etkilenen beş ilde programları olan Özel’in bölgedeki ilk durağı CHP Osmaniye İl Başkanlığı oldu.

Burada parti örgütüyle bir araya gelen Özel, daha sonra il başkanlığı önünde toplanan vatandaşlara hitap etti. Alandaki vatandaşlar, “Gençliğin umudu Özgür Özel”, “Kadirli ayakta, Özgür Özel sahnede”, “Kof çıkan vaatlerden bıktık. Fıstık gibi geleceği Özgür ile kuracağız”, “Geleceğimiz enkaz altında kalmasın”, “Kaza değil, cinayet”, “Değişimin öncüsü Özgür Özel” ve “İmar affı cinayettir” yazılı döviz taşıdı.

Özel, Osmaniye’nin ikinci memleketi olduğunu belirterek, “Her Osmaniye’ye geldiğimde sizleri biraz daha kalabalık, biraz daha coşkulu, yarınlardan biraz daha umutlu ve derdini, tasasını, sıkıntısını bir yana bırakmış, yanımıza koşmuş, bize böyle ev sahipliği yaparken görüyorum” dedi.

“Tarihimizin en acı günlerinden birine uyandık”

Özel, vefat eden önceki Osmaniye il başkanları Kemal Tabak ve Mehmet Döğüşçü’yü andığı konuşmasında, şunları kaydetti:

“6 Şubat 2023, Türkiye tarihinin en acılı günlerinden birine uyandığımız ve resmi rakamlara göre 53 bin 537 kayıp verdiğimiz, 107 binin üzerinde vatandaşımızın yaralandığı, hepimizin yüreğine en büyük ateşin düştüğü gündür. O gün Osmaniye’de resmi rakamlara göre 993 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 bin 606 vatandaşımız yaralandı. Ben o gün hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve siz tüm Osmaniyeli hemşehrilerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun.

“21 yıl aralıksız iktidarlarında yaşadık”

Depremin üçüncü yıl dönümünde buraya Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden Bakanlarımızla ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz, Genel Başkan Yardımcılarımızla birlikte geldik. Hep beraber hem Osmaniye’nin, hem tüm deprem bölgesinin sorunlarını bir kez daha yerinde görmek, söylemek, eksiklikleri dile getirmek ve yapacaklarımızı söylemek üzere buradayız. Hatırlayalım; nasıl bir süreçte 6 Şubat 2023 depremine yakalanmıştık? Biz bu felakete aslında öyle daha yeni iktidara gelmiş, ne yapacağını bilemeyen, kötü konut stokunu kucağında bulmuş, kaynağı ve imkanı olmayan bir hükümetle yakalanmadık. Öyle olsaydı bazı şeylerin mazereti olurdu. Ama o günkü hükümet 21 yıldır iktidardaydı. O günkü hükümet 21 yıldır Cumhuriyet tarihinde kimselere nasip olmayacak şekilde aralıksız, tek başına, yani mazeretsiz olarak iktidardaydı. O günkü hükümet 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış bir hükümetti. Bakın ‘milyon dolar’ demiyorum, ‘milyar dolar’ demiyorum. Duymadığınız bir parayı söylüyorum. 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış. 21 yılda sadece 40 milyar dolar deprem vergisi toplamış. Yine övüne övüne bitiremedikleri dirençsiz, zayıf yapıların yasal hale getirildiği 8 ayrı imar affından 26 milyar lira daha toplamış. Yani depreme harcayacak para toplanmış, gelmiş, hesaplara yatmış. Ama 21 yıl boyunca deprem için hiçbir hazırlık yapılmamış. O mazeretsiz hükümetin asla kabul edilemeyecek şekilde depreme Osmaniye’yi de 10 güzel şehrimizi de hazırlıksız yakalattığını, üstüne düşeni yapmadığını söyleyince kimse kusura bakmasın.

“Ordu çıkarsa darbe yapar diye korktular”

Peki tüm bu imkanlara rağmen felaket yaşanınca ne oldu? Hep birlikte yaşadık. Osmaniye de yaşadı ama bilhassa Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay bu anlatacağım güçlükleri en felaket şekilde yaşadı. Enkazlara günlerce ulaşılamadı. Çünkü enkaz sayısı o bölgede çoktu. İnsanlar enkaz altındaydı, ‘Sesimi duyan var mı?’ diye seslendiler. Duyuldu ama o enkazlara ulaşılamadı. Depremin büyüklüğü düşünüldüğünde bir mazeret olabilirdi. Şanlı ordu üç gün sonra kışladan çıkarıldı. Neden? Aklı evvel bir danışman Saray’da demiş ki ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur.’ 21 yıldır iktidarda olacaksın, tarihin en büyük depremi ile karşılaşacaksın, ordu elinde, kamyonuyla, topuyla, kazmasıyla, yiğit evlatlarıyla hazır olacak. Sen çıkarlarsa darbe yaparlar diye korkacaksın. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Öyle acılar yaşadık ki o acı unutulmaz. Depremde evi yıkılmış, elindeki cep telefonunun şarjı bitti, bitecek. O cep telefonuyla hayata tutunan depremzedenin cep telefonuna IBAN attılar. ‘Devletimize, milletimize yardım etmek istiyorsan depremde şu numaraya para yolla’ diye enkaz altındakilere IBAN atıldığı günleri gördük. Millet sokaktaydı. Soğuk vardı, yağmur vardı, çamur vardı. Çadır yoktu. Kızılay’ın çadır sattığını gördük. O yüzden bu iktidar depremin öncesinden tüm kaynaklara rağmen hazırlıkları yapmayan, deprem sırasında üç gün boyunca üstüne düşeni yapmayan, depremden sonra da iyileştirme faaliyetlerini yapmayan biri iktidardır.

“Deprem bölgesi uyumadan uyumadık”

Ben depremi duyduğu anda grup başkanvekili olarak 120 milletvekiline bir gün içinde şimdi kapatılan Adana’nın eski havalimanına çağrı yapan… Çünkü o gün Hatay’ın, Kahramanmaraş’ın ve Malatya’nın pistleri tahrip olmuştu. Adana Havalimanı’na 120 milletvekilini toplayan, onları illere göre paylaşan, onları depremin üzerinden 12 saat geçtikten itibaren bütün bölgeye dağıtan, ilk akşam deprem bölgesine gelen, deprem bölgesi uyumadan uyumayan, onlar su içmeden su içmeyen, çorbasına kavuşmadan çorbasına kavuşmayan ve 45 gün boyunca deprem bölgesinde kalan bir kardeşinizim. Biz depremden siyaset çıkarmadık. Bugün Silivri cezaevinde olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, depremin ertesi günü Hatay’daydı. İBB’nin bütün imkanlarını seferber etmek üzere oradaydı. Sayın Mansur Yavaş, depremin ertesi günü Kahramanmaraş’taydı ve bütün süreç boyunca oradaydı. Antalya’nın belediye başkanı ki burada değil, vekili burada ve kendisi Antalya cezaevinde, Eskişehir’in o dönemdeki Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile şimdiki Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce burada ve deprem sırasında Osmaniye’den sorumluydular. Bunları hiç konuşmadık, hiç söylemedik. Ne zamana kadar? Tayyip Erdoğan çıkıp bize ‘Siz deprem bölgesinde yoktunuz. Enkaz sırasında yoktunuz. Devamında yoktunuz. Bir işin ucundan tutmadınız’ diyene kadar.

“Aha 50’nci sefer buradayım, belki attığın yalandan utanırsın”

Osmaniye’den açıklıyorum. Geçtiğimiz günlerde ‘Depremden sonra neredeydin Özgür efendi?’ dedi bana. Dedim ki arkadaşlara, ‘Dönün bakın. Deprem bölgesinde Erdoğan kaç kere gitti? Özgür Özel kaç kere gitti?’ Bana, ‘Depremden sonra neredeydin?’ diyen Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise 26’sı o günkü görevi olan Grup Başkanvekili olarak, 23’ü Genel Başkan olduktan sonra toplam 49’uncu kez gitmiş. Aha bugün 50’ncidir. Değerli Osmaniyeliler, Sayın Erdoğan ‘İki kere iki dört eder’ dese dönüp kerrat cetvelini kontrol edin. Bir tahrifat yapmış olabilir. Ne zaman bir iddiada bulunsa, dönüp kontrol ederim. Saydırdık, 38 kez devletin bütün imkanlarıyla, 13 tane uçak var. Bütün helikopterler emrinde. Almanların yaptırdığı dünyanın en değerli 10 makam aracından ikisi bunda. Jandarma emrinde, polis emrinde ve o imkanlarla deprem bölgesine 38 kez üç senede gelen Erdoğan, Özgür Özel‘e ‘Sen neredeydin?’ diyor. 50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın. Benim görevim millet adına denetlemek. Benim görevim millet adına söylemek, uyarmak. Yapabildiğini yapmak, yaptırabilmek. Senin görevin depreme hazırlamaktı. Senin görevin enkazı kaldırmaktı. Senin görevin orduyu harekete geçirmekti. Sen bu görevleri yapmadın. Dönmüş şimdi yaptığı deprem konutları ile övünüyor. Oysa o deprem konutları ile ilgili bir kere o deprem konutları yapılırken bir çakıl taşının ucundan tutan, alnının terini harca katan, orada o deprem konutunun temelinden çatısına kadar bir damla teri nasip olmuş olan kim varsa Allah onlardan razı olsun. Allah hepsinden razı olsun. Sanki deprem konutunu kendi cebinden yapmış gibi ve sanki yıllarca toplanan vergileri zamanında yapmış da yaptığı evler hiç yıkılmamış gibi ve yıkılanların yerine yapılanları milletin parasıyla ve devletin parasıyla kendi özel eseri gibi anlatıyor. Hadi anlatıyorsun. Sen ne söz verdin depremin ertesi günü, ne söz verdin? Dedin ki, ‘Bir yıl içinde 650 bin konutu yapıp ben vereceğim. Oyu bana verin. Yeni bir hükümet alışana kadar aylar, yıllar geçer. Onlar yapamaz. Ben bir yıl içerisinde yaparım’ dedin. Sen bunu diyerek Osmaniye’den, bunu diyerek Hatay‘dan, Kahramanmaraş’tan, Gaziantep’ten, Malatya’dan, Adıyaman‘dan oyları bunu diyerek topladın. Ne oldu? Bir yılın sonunda biz buradaydık.

Bir yılın sonunda ‘Bitecek’ dediği evlerin yüzde 2,7’si bitmişti. İki yılın bittiği gün buradaydık ‘Bitecek’ dediği evlerin yüzde 30’u bitmişti. Üç yıl doluyor bugün ve ben konuşuyorum. ‘Bitti’ diyeceğim sanıyor Osmaniyeli oradan bağırıyor, ‘Daha bitmedi konteynerde kalan var.’ Hiç merak etmeyin üç yılın sonu oldu vereceğim yapacağım dediği evlerin yüzde 70ini yaptı, 11 ilimizde toplam 270 bin kişi konteynerde kalıyor. Bu mikrofonu bırakayım önce şehitliğe, kabristana gideceğim duamı yapacağım, sonra o konteynere gideceğim tüm Türkiye’ye göstereceğim.”

(SÜRECEK)