Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “Hiç olmazsa Pedro Sanchez kadar İran’da Müslüman kanı dökülmesine karşı çıkması lazım”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti iktidarının ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarındaki tutumunu eleştirerek, “Biz İran’ın yanında savaşa gir demiyoruz kimseye ama Amerika ve İsrail’in İran’a yaptıklarına karşı çok daha net bir tutum sergilemek lazım. Amerika’nın Türkiye’deki üsleri yakıt ikmal uçakları için kullanmak istediği kulağımıza geliyor. Şimdiden böyle bir teklife kapalıyız demeleri lazım. Bu teslimiyet, Amerika’dan aranan bu meşruiyet, İran’da yapılan bu haksız zulme karşı bu sessiz tutum doğru bir tutum değil. Hiç olmazsa Pedro Sanchez kadar İran’da Müslüman kanı dökülmesine karşı çıkması lazım” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti iktidarının ABD ve

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti iktidarının ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarındaki tutumunu eleştirerek, “Biz İran’ın yanında savaşa gir demiyoruz kimseye ama Amerika ve İsrail’in İran’a yaptıklarına karşı çok daha net bir tutum sergilemek lazım. Amerika’nın Türkiye’deki üsleri yakıt ikmal uçakları için kullanmak istediği kulağımıza geliyor. Şimdiden böyle bir teklife kapalıyız demeleri lazım. Bu teslimiyet, Amerika’dan aranan bu meşruiyet, İran’da yapılan bu haksız zulme karşı bu sessiz tutum doğru bir tutum değil. Hiç olmazsa Pedro Sanchez kadar İran’da Müslüman kanı dökülmesine karşı çıkması lazım” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de katıldığı programda İBB davasına ilişkin olarak, “Bir yönetememe hali var. Ben ordayken de üç kez duydum, ‘Böyle yönetemem’. Böyle yönetemezsin tabi, kurallara uygun yönetmen gerekiyor. Bu hakimin acemiliğinden, arkadaşımız gitmiş oturmuş. ‘Kalk’ demiş, o da ‘Sen oturttun, niye kalkıyorum’ demiş. Konu bana intikal etti. Milletvekilimizin haklı olduğunu biliyorum ama konunun böyle yansıtılmaması için, ‘Bundan sonra o ne acemilik yaparsa yapsın, bildiğinizi yapın, mahkeme aksın’ dedim. Ben istiyordum ki, keşke çok hızlı bir şekilde bu işler aksa, bayram öncesi bir tutukluluk incelemesi olsa ifadesini verenlere. Nisan sonuna kadar bütün arkadaşlarımızı dinletmemiz lazım ki, tutuksuz yargılama evresine geçelim. Bu yüzden de bizden yana bir aksatma yok, hakimin niyetinin mahkemeyi görmemek olduğunu sanmıyorum, öyle bir talimat olduğunu ama acemiliğinden…” ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

“HSK’ya sesleniyorum”

“Dört kere direksiyondan indi bu adam, kullanamayacak bu arabayı. HSK’ya sesleniyorum buradan. Çok net bir şey yapmaları lazım. Türkiye’nin en kıdemli üç ağır ceza reisini bu mahkemeye atasınlar, hiç olmazsa bu acemiliklere katlanmak zorunda kalmayız. Bu arada arkadaşlar, arada söyledi, suç duyurusunu hazırlamışlar, yarın ilgililere teslim etmiş olurlar.

Bütün arkadaşlarımız için tutuksuz yargılama istiyoruz. Ekrem İmamoğlu için de tutuksuz yargılama istiyoruz. Betonun üzerinde yatmak yerine evinde daha rahat bir durumda olsun. Ekrem İmamoğlu’nun bu ifadesinden sonra tutuksuz yargılanması gerektiğini düşünüyorum. Bu ifadeye kadar geçen sürenin de büyük bir hak ihlali olduğunu düşünüyorum. Bir yöntem olarak tutuksuz yargılama yerine tutukluluk tedbiri yerine bir diğer tedbir olan ev hapisini vereceklerse bu durumdan iyidir diyorum. Pazarlık etsem, Murat Yetkin üzerinden mi edeceğim pazarlığı. Ben, son derece içim de yanıyor. Ekrem Başkan’ı her çarşamba günü orada bırakıp dönmeye içim yanıyor. İnsani bir şekilde söyledim.

“Bülent Arınç ile gizli görüşmek istesem bin 500 farklı şekilde görüşürüm”

Ben 2009 yılından beri Bülent Arınç ile siyasi rekabet halindeyim. Bu rekabetin de galibi benim. Ben siyasete girdiğimde Manisa’da AK Parti yüzde 60 alıyordu, bugün ben yüzde 60 aldım Manisa’da. Sayın Arınç ile 2009’dan bugüne gelen rekabetimizde CHP yüzde 60’lara çıktı. Müsaade etsinler de Manisa siyasetini nasıl yapacağımı birazcık ben bileyim. Bülent Bey ile böyle bir rekabet içindeyiz ama centilmence bir şeyimiz vardı. Genel Başkan seçilmişim, AK Parti’nin kurucusu kalkmış gelmiş odama beni tebrik etmeye. Kardeşim ölmüş, oğlu cenazeye gelmiş, kendi taziyeye gelmiş. Ben Bülent Arınç ile gizli görüşmek istesem bin 500 farklı şekilde görüşürüm yani. Yanımda Gökhan Günaydın, arkadaşlarımla gittim. Gökhan Bey, hiç girmedi ki çıksın. Bülent Bey ile Manisa’yı konuştuk, asla da bu mevzualara girmedik, girmeyiz de… Tayyip Erdoğan bana bir aracı yollayacaksa, onu Bülent Bey’e yaptırmaz yani. Böyle bir şey yok, böyle bir ihtiyaç varsa Erdoğan’da bunu açık iletişimle de yaparız. Darbeci, darbe yaptığına niye aracı yollasın, yollayacak olsa darbe yapmaz. Adam bize darbe yaptı.

Bu yargılama adaylığa engel olmaz, seçime kadar bu ceza kesinleşmez. O yüzden adaylığa engel değil. Esas mesele diploma burada. Bir idari kararla diplomayı iptal ettiler. Yürütmeyi durdurma talep ettik, yürütmeyi durdurmayı reddetti, esastan görüşecek. Danıştay’ın ilgili dairesi, yürütmeyi durdurma verirse aday olur, vermezse aday olamaz.

“Saraçhane’de yatacağım”

Yarın akşam Saraçhane’de yatacağım ben, yedi gün yattığım odada bir gece daha yatayım ben. Yarın geceyi orada geçireceğim. Sabaha kadar miting sürmez. Yarın Galatasaray’ın 23.00’te maçı başlayacak. 23.00’e doğru işi toparlamaya niyetliyiz. Mitingi makul bir saatte başlatacağız, öğrencilerimiz olacak Boğaziçi Üniversitesi’nden, İTÜ’den, o süreçte oralarda olmuş. Boğaziçi öğrencilerinin dinletisi olacak. Bir yıl boyunca okuduğumuz şiirleri hatırlayacağız, söylediğimiz şarkıları söyleyeceğiz. Ama ‘Bekle Bizi İstanbul’u Onur Akın söyleyecek. Buğday Tanesi’ni İlkay Hanım söyleyecek. Şiirlerle, şarkılarla bir yılı hatırlayarak, darbenin birinci yıl dönümünde dimdik ayakta durduğumuzu göstererek, 18’ini 19’una bağlayacağız. Makul bir saatte geceyi sonlandıracağız. Oranın sakin ve barışçıl bir şekilde dağılmasına katkı sağlayacağız. Saraçhane’deki odama geçeceğim ve oradan Galatasaray’ın maçını izleriz. Ertesi gün de Saraçhane’de televizyonlara 19’unu anlatacağız. Yarın İstanbul’da şehit aileleriyle bir iftarımız olacak. 19’unda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin personeli, Belediye Meclis üyeleri ve ADA ile bir iftar yapacağız. İftarla tamamladıktan sonra Saraçhane’den ayrılıp memleketim Manisa’ya gideceğim. Bayramda Manisa’da olacağım. 100’üncü miting bir sonraki cumartesi Çanakkale’de. Mitinglere devam edeceğiz. İkinci yılın birinci mücadele günü 20’sinde başlayacak ve devam edecek. İl mitinglerini durdurmak mümkün değil, söz verdiğimiz 30’dan fazla il var sırada bekleyen. Gece mitinglerini tamamen terk etmiyoruz, bir format arayışımız var. Faydalı, yaratıcı fikirleri konuşuyoruz.

“İnsanlar bizden cevap bekliyor”

İnsanlar bizden mücadelede iyisiniz ama bu ülkeyi nasıl yöneteceksiniz sorusuna cevap bekliyorlar. Mücadeleyi bırakmadan, Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi anlatarak, ev kadınları için, hiçbir geliri olmayanlar için dile getirdiğimiz vatandaşlık temel geliri olmak üzere toplumun tüm kırılgan gruplarıyla ilgili sıkıntıları sahada bol bol anlatmamız lazım. Bu yıl zulme direnmenin yanında, iktidara yürümenin de en net şekilde hissettirildiği bir yıl olması lazım.

Adalet Bakanlığı’nı hiç tenezzül etmediği bir haysiyetsizce tutuma bulaştırılmaya çalışılıyor, bu konuda kendisini şiddetle uyarıyorum. Adalet Bakanlığı’ndan bilgi notları gidiyor, Furkan denen bir edepsiz var. Akın Gürlek, o edepsizi yanında Ankara’da getirmiş. Öyle bilgi notları geçiyor ki, olduğu gibi kullanabilen bir tek Akit gazetesi var. Adalet Bakanlığı burası. Adaletin tesisinin teminatı olacak bir göreve atanmışsın hasbelkader. Hiç olmazsa zarar verme, bir faydan olmayacağı belli. Yanında getirdiğin Furkan denen operasyon kişisini bu işlerde kullanma. Her türlü rezilliğe bulaşan o kişiyi söylüyorum. Tanju Başkan yargılanır, bu yargılamanın sonunda da beraat eder, bunu bildikleri için de haysiyet cellatlığına başvuruyorlar. Aydın’da Ömer Günel, neden dava İstanbul’da. Aydın’ın savcısının eli armut mu topluyor. Amaç, İstanbul’a bağlamak için bir yalan. Bu operasyonu Aydın’da yaptıramadığı için. Aydın’da önceki dönem AK Parti milletvekili bana iki mavi klasör getirdi, ‘Bunlar benim Özlem Çerçioğlu’na karşı takip ettiğim dosyalardı, bunlar da çöp oldu’ dedi.

“Sanchez rest çekerken…”

İran rejimi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tasvip edebileceği bir rejim değil. Biz İran’ın kadın haklarına saygılı, insan haklarına saygılı bir demokratik cumhuriyet olmasını arzu ederiz. Ama bunun mücadelesini İranlıların vermesi lazım. İsrail’in kendi kırmızı kitabında Suriye’den sonra hedefte İran var. Benim istediğim İran’ı en son İsrail ister. İsrail, İran istikrarsız olsun istiyor. Ben Kürtlerin, Irak’ta da Suriye’de de Türkiye’de de barış içinde tüm haklarını kullanarak zulmetmeden ve ellerinde silah olmadan yaşamalarını arzu ederim. Ülkelerinin eşit yurttaşları olarak yaşamaları lazım. 160 kız öğrenci ölmüş Amerikan füzesiyle, Amerika’da haber olmuyor. Türkiye, burada büyük hayal kırıklığıdır. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin tutumunu destekledim. İran’daki tutum doğru değil. Burada taraflar arasında tarafsız olmak güçlüden ve ezenden yana taraf olma noktasına gelmiş. Pedro Sanchez, Amerika ve İsrail’e rest çekerken… Biz İran’ın yanında savaşa gir demiyoruz kimseye ama Amerika ve İsrail’in İran’a yaptıklarına karşı çok daha net bir tutum sergilemek lazım.

Amerika’nın Türkiye’deki üsleri yakıt ikmal uçakları için kullanmak istediği kulağımıza geliyor. Şimdiden böyle bir teklife kapalıyız demeleri lazım. Ya Türkiye’yi savaşa dahil edecekler ya Trump’ı Türkiye’ye düşman edecekler, esas durum bu. Türkiye’nin Adalet ve Kalkınma Partisi ve Erdoğan’ın çıkarları uğruna Trump’ın oğluyla İstanbul’da yaptığı ve ABD’deki görüşmeyi kaptığı pazarlık, kirli bir pazarlıktır. Bu teslimiyet, Amerika’dan aranan bu meşruiyet, İran’da yapılan bu haksız zulme karşı bu sessiz tutum doğru bir tutum değil. Hiç olmazsa Pedro Sanchez kadar İran’da Müslüman kanı dökülmesine karşı çıkması lazım.”

(SON)