(İZMİR) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu açılış töreninde, “Biz maçı, mücadeleyi ve geleceği zihninde kazanmış kadrolarız. Eninde sonunda hep beraber kazanacağız. İşte bu yüzden titiz, bu yüzden temiz, bu yüzden arkamda yazdığı gibi çok çalışmak zorundasınız. Bize seçmen bir kredi verdi. Verdiği kredi alıp tüketelim diye verilmiş bir tüketici kredisi değildir. O yüzden kıymetini bileceğiz. Seçmen Türkiye’nin aydınlık geleceğine yatırım yapmıştır, evlatlarının geleceğine yatırım yapmıştır, Türkiye’nin bundan sonra iyi yönetilmesine ve Atatürk’ten emanet, miras, vasiyet ‘gelişmiş ülkeleri yakalayıp da geçme’ vazifesine yatırım yapmıştır” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İZBB) Toplu Açılış, Menemen Konutları Temel Atma ve Örnekköy Dördüncü Etap Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Özel, şunları kaydetti:
“Salonda otizmli arkadaşlarımız var. Bugün 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü. Karşıyaka Otizm Merkezi’nin açılışını da yapacağız. Türkiye’de yaklaşık 1,5 – 2 milyon arasında otizmli birey var. Yaklaşık 700 bini çocuk bunların ve yüzde 94’ü maalesef eğitiin dışında. Otizmli yurttaşlarımızın büyük bölümü ne eğitimde ne istihdamda, maalesef evlerdeler. Görünmüyorlar. Sistemin dışına itilmiş durumdalar. Kimse aklından çıkarmasın, otizm bir eksiklik değil. Eksik olan devletin ya da yerel yönetimlerin yeterince onlara omuz vermemesi. CHP olarak bu konuya hem çok hassasız hem çok hazırız. Biraz önce Türkiye’deki otizm derneklerinin konfederasyon başkanının başkanlığında bir heyetle sohbet ettik. Bir siyasi partinin yapmış olduğu en büyük farkındalık çalışmasıydı, geçen sene Kuşadası’nda, şu anda tutuklu Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel’in ev sahipliğinde bir büyük otizm çalıştayı yapmıştık.
“İktidarın bir otizm eylem planı vardı, maalesef rafa kaldırıldı”
Türkiye’de otizm alanında örgütlü tüm yapıların en tepesindeki kuruluşun başkanının o otizm çalıştayının kitaplaşmış olan sonuç raporuna benden bir hatıra imzası istemesi ve ‘Burada yapılanlar, burada yazılanlar, burada ortaya çıkan hedefler olduğunda, sorun tamamen çözülmüş olacak’ demesi, benim açımdan çok kıymetliydi. Tabii ki iktidarın CHP’nin otizm konusunda yarattığı farkındalık hamleleri olduğunda ortaya koyduğu bir otizm eylem planı vardı bizim desteklediğimiz. Maalesef hayata geçirilmediğini, rafa kaldırıldığını gözlemliyorduk, bugün doğrulandı. Erken tanıyı sistemin merkezine alacak, dolayısıyla otizmli bireyin eğitim almadığında hem kendisi açısından hem ailesi açısından zor bir hayat bekliyorken onları hayata kazandıracak ki bugün biraz önce Cemil Tugay beni otizmli bir kardeşimizin büyükşehirde, bir markette kasiyer olarak diğer çalışanlarla aynı şartlarda çalışıp çok daha başarılı olduğunu ve ayın elemanı, yılın elemanı ödüllerine layık görülecek kadar işini layıkıyla yaptığını, para kazandığını, hem bir istihdam olanağı bulduğunu hem ailesine yük olmadan hatta ailesinin yükünü taşıyarak çalıştığını ifade etti. Bu çok önemli bir örnektir.
“Engelli aylığını haneye değil, bireyin kendi hesabına yatırıyoruz. Bunu bir ulusal projeye dönüştüreceğiz”
Her ilde otizm tanı destek merkezleri, her ilçeye mola evleri açacağız. Otizmli bireyler için rehabilitasyon merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Sosyal hayatın ve üretimin dışına onları itmemek için engelli aylığını haneye değil, bireyin kendi hesabına yatırıyoruz, yatırmaya devam edeceğiz. Bunu ulusal projeye dönüştüreceğiz. Eğitim hakkını lütuf olarak değil, gerçek bir hak olarak tanımlıyoruz ve tüm yurttaşların hayatın içinde kalmasının garantisi olarak bu yaklaşımı görüyoruz. Ben buradan hem otizmli bireyler için çalışanlara hem onlarla birlikte çalışıp onlara istihdam olanakları, rehabilitasyon olanakları yaratanlara, en çok hayata otizmli birey olarak gelip tüm hayatın zorluklarına kendi sırtındaki bu zorluğa rağmen gülümseyerek, cesaretle, umutla bakan tüm otizmli bireylere bu salondan kocaman bir dayanışma alkışı hediye ediyoruz. Ümit ediyoruz, bundan sonra her 2 Nisan, bir yıl öncesine göre Türkiye’de her şeyin daha iyiye gittiği, otizmli bireyler ve aileleri için de daha iyiye gittiği 2 Nisanlar olur. Biz de her sene aynı fikri takibi sürdürmeye devam edeceğiz.
“Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel seçim başarısını iki yıl önce başardık”
Milletin sandıkta tarih yazdığı, tarihi bir yerel seçim başarısının iki yıl sonrasında, 31 Mart’ın hemen ertesinde, bir 2 Nisan günü, üçüncü yıla hep beraber başlarken sizlerle birlikteyiz. İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız dahil, gösterdiğimiz 31 belediye başkanımızın 29’unun seçildiği, İzmir tarihinde toplam tüm partilerden ve Cumhuriyet tarihi boyunca altı kadın belediye başkanı varken dokuz kadını aday gösterip sekizini İzmirlilerin göreve getirdiği, yine 12 genç aday gösterip 11 tanesinin İzmirliler tarafından göreve getirildiği, İzmir açısından tarihi, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine, ekonomisinin yüzde 80’ine yerel yönetimlerde hizmet verme olanağını yakaladığımız, 411 belediyeyi kazandığımız, 15 büyükşehiri kazandığımız, 21 ilçe belediyesini kazandığımız ve bizim dışımızda yedi bölgede il ve büyükşehir belediyesi olan başka bir partinin olmadığı, Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel seçim başarısını iki yıl önce hep birlikte başardık. Bu büyük başarıya emeği geçen herkese ve bizi layık gören herkese yürekten teşekkür ediyorum.”
“Biz maçı, mücadeleyi ve geleceği zihninde kazanmış kadrolarız. Eninde sonunda hep beraber kazanacağız”
CHP’nin 2023 genel seçimlerindeki yenilgisi, ardından yenilenen kadrolarla 31 Mart 2024’teki yerel seçim başarısını özetleyen Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz maçı, mücadeleyi ve geleceği zihninde kazanmış kadrolarız. Eninde sonunda hep beraber kazanacağız. O gün göreve gelenlerden bir tanesi Cemil Tugay’dı, salondaki çok kıymetli 28 belediye başkanımla birlikte. O günden sonra bizim bu başarımızı gölgelemek için ki ilk belediye başkanları toplantısında bu salondaki 29 kişiye şöyle söylemiştim: ‘Size bir anahtar verdiler. Kadınların çantasında, erkeklerin cebinde. Bu anahtarlar belediyenin ne kasasının ne kapısının anahtarıdır ne de şehrin altın anahtarıdır. Bu anahtarlar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin ikinci yüzyıldaki iktidarının kapısını açacak anahtarlardır.’ İşte bu yüzden titiz, bu yüzden temiz, bu yüzden arkamda yazdığı gibi çok çalışmak zorundasınız. Bize seçmen bir kredi verdi. Verdiği kredi alıp tüketelim diye verilmiş bir tüketici kredisi değildir bir seferlik. O yüzden kıymetini bileceğiz. Seçmen bize yatırımcı kredisi verdi. İki yıl sonra inceleyecek durumu. Yatırımcı kredisinde parayı veren banka, yatırımın iyi kullanıldığını görüyorsa daha fazla kredi açmak ister. Kötü görüyorsa krediyi geri çağırır. Seçmen Türkiye’nin aydınlık geleceğine yatırım yapmıştır, evlatlarının geleceğine yatırım yapmıştır, Türkiye’nin bundan sonra iyi yönetilmesine ve Atatürk’ten emanet, miras, vasiyet ‘gelişmiş ülkeleri yakalayıp da geçme’ vazifesine yatırım yapmıştır.
“Yurt dışından büyükşehir yatırımına para vermeye can atıyorlar, burada proje önüne set çekenler güya İzmir’i seviyorlar”
Bunun farkında olan iktidar belediyelerimizi madden ve manen tüm olanaklarla ‘silkeleme’ye, mesela en karikatür örneği Çanakkale’de. Çanakkale Belediyesi’nden kesecek bir şey bulamamış ama yolladığı paranın da yüzde 40’ını kesmek istiyor. Zaten giden paranın yüzde 40’ından fazlası personele gidiyor. ‘Böylelikle yatırım yapacak, hizmet yapacak bir alan kalmasın.’ 62 yıl önce temelini Demirel’in attığı, 55 yıl önce Ecevit’in açılışını yaptığı barajın parasını, bugünkü Çanakkale Belediyesi’nden 55 yıl sonra kesmeye başlıyor ki Çanakkale’ye gitmesin. İzmir’e gelmesi gereken paranın olabilecek en üst düzeyi kesiliyor. En doğru iş yapacaksın; arıtma yapacaksın ki körfez kokmasın, arıtma yapacaksın ki deniz kirlenmesin ya da kentsel dönüşüm yapacaksın, depremde insanlar ölmesin, ulaşımı rahatlatacaksın dışarıdan kaynak bulunuyor ki AAA kredi notu var uluslararası kuruluşlarda İZBB’nin. Buna Cemil Tugay’ın da bundan önce tüm büyükşehir belediye başkanlarının da inanılmaz emeği var. Alınan borçlar hep zamanında ödenmiş, hiçbir yükümlülük aksatılmamış. Millet İzmir’de yapılacak bir büyükşehir yatırımına para vermeye yurt dışından can atıyor. Ama burada o hizmetler olmasın diye imza atmayan, bakanlara ‘Aman, imza atmayın’ diyenler, cumhurbaşkanı onaylı büyük projeler için önüne set çekenler güya İzmir’i seviyorlar. Güya İzmir’in iyiliği için siyaset yapıyorlar.
“İki yılda her şeye rağmen 42,5 milyar liralık yatırım yapıldı İzmir’de”
O yüzden iki yılda her şeye rağmen 42,5 milyar liralık yatırım yapıldı İzmir’de. Buca metrosu yüzde 50’yi aştı. 14 ilave istasyonla proje fuara kadar ulaştığı uzatıldı. 22 yeni tramvay alımı başladı. 45 yeni otobüs hattı açıldı. 125 yeni otobüs filoya katıldı. Üç deniz taşıtı filoya katıldı. 90 dakikalık ücretsiz aktarma imkanına geçildi. Gaziemir’deki o çok söylenen hava eğitim üst geçidi, Karabağlar’daki Dostluk Bulvarı bağlantısı yapıldı. Bayraklı Akın Kıvanç Köprüsü yapıldı. 600 araçlık filoya ilave yapıldı. 13 milyar liralık altyapı yatırımları yapıldı. İçme suyu, yağmur suyu, atık su hatlarına, görünmeyen yerlere dünya kadar yatırım yapıldı. 156 yeni su kuyusuyla susuzluk sorununa ki biliyorsunuz tarihi bir kuraklık varken avuçlarını ovuşturanlar ve buradan bir kuraklık bekleyenler Allah’a şükür çok iyi yağışlarla şu andan itibaren neredeyse seçime kadar yetecek kadar su barajlarda durdu. Bunun için de ‘CHP başarısız olsun’ diye düşünenlerin gözyaşları da bu barajları birazcık daha doldurdu. Memleket yağmur duasına çıkanları çok görmüştü, ‘yağmur yağmasın’ duasına çıkanları da gördü.
“İzmir’e ne yapılsa azdır ve İzmir için ne yapılıyorsa hedef daha fazlasını yapmaktır”
Kent Lokantaları açıldı. İZMAR tanzim satış mağazaları 21’e ulaştı, 42’ye ulaşacak gelecek sene. Süt dediğinizde yüz binlerce litre sütle övünüyoruz Türkiye’nin dört bir yanında. İş, bu işin patent sahibi İzmir’e gelince 6 milyon litre sütün dağıtıldığını, 12 milyon öğün yemek dağıtıldığını, 51 milyon lira sosyal destek sağlandığını gibi büyük rakamlarla karşılaşıyoruz. İnanılmaz ekonomik kriz, ailelerin belini bükünce kreş ücretleri 10 bin liradan hak ettiği 25-40 bin liraya gelmek yerine, 4 bin liraya düşürüldü. Kreşlerde yoksul ailelerin çocukları kreşlerden alınmasın diye. Sağlığında İlber Ortaylı’ya bir kütüphane açtırma gibi vizyoner işlerden tutun da daha say say bitmez dünya kadar iş yapıldı. İzmir’e yeter mi, yetmez. İzmir’in hak ettiği midir, asla değildir, çok daha fazlasını hak eder İzmir. Çünkü İzmir beklentinin yüksek olduğu, CHP’ye desteğin yüksek olduğu, seçmenin kusurumuz olsa günahımız olsa zaman zaman görmeden ya da cezalandırmadan arkamızda durduğu ve en zor zamanlarda da en muhteşem zaferi yaşadığımız zamanlarda da hep en iyisini CHP’ye vermiş, 31 adayın 29’unu seçmiş bir ildir. Aliağa’da özel durumu herkes malumdur ki oranın başarılı, genç ve hepimizin Aliağa’ya layık gördüğü, kıl payıyla Aliağa’yı kazanmış belediye başkan adayımız da şu anda il başkanımızdır Çağatay Güç. O yüzden İzmir’e ne yapılsa azdır ve İzmir için ne yapılıyorsa hedef daha fazlasını yapmaktır.”
(SÜRECEK)

