(AFYONKARAHİSAR) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında tutuklama kararı verilmesinden bir süre önce yaptığı konuşmasında, “Bundan sonra da Bozbey’i bugün tutuklayabilirler, 31 Mart 2024’te sandıkta alamadıkları seçimi savcıyla alırlar. Eyvallah ama bu millet bunu unutmaz. Nasıl ilk girdiğimiz yerel seçimlerde parti birinci parti olmuşsa, Atatürk’ün partisi, kurulduğu gün gibi yine Türkiye’nin birinci partisi ve iktidar partisi olacak. Tüm CHP’li belediye başkanlarımızla onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. Ne baskılar yıldırabilir bizi ne de durdurabilirler. Siz iktidar yürüyüşümüzün onurlu, gururlu haklılarısınız” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Afyonkarahisar’da düzenlenen “İl Belediye Başkanları” toplantısında, “Görülmemiş bir şey. Bütün darbeler doğası gereği iktidara yapılır; bu darbeyi iktidar yapıyor. Kime yapıyor? Kendinden sonraki iktidara. Bütün darbeler devletin başını hedef alır; burada darbeyi devletin başı yapıyor. Kime yapıyor? Kendinden sonraki Cumhurbaşkanı adayına yapıyor. Yapılan iş, tamamen milletin iradesini sakatlamaya, hatta engellemeye yöneliktir” dedi.
“Geçtiğimiz günlerde operasyonların bir tanesinde hiçbirimizi memnun etmeyecek görüntüler oldu”
Özel, şöyle konuştu:
“Bu salonda olması gereken iki arkadaşımız operasyonlarla şu anda tutuklu haldeler. Geçtiğimiz günlerde operasyonların bir tanesinde hiçbirimizi memnun etmeyecek görüntüler oldu, hiçbirimizi memnun etmeyecek bir noktaya gelindi. Orada da öz eleştirimizi ve görevlendirmeleri yaptık. Yasaklı görüşme süresi bittikten sonra ilgili hukukçu arkadaşlarımız görüştüler, MYK’nın verdiği yetkiyle de raporlarını hazırladılar. Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Halk Partisi, aldığı karar doğrultusunda kendisinden bekleneni, kendisine yakışır bir şekilde hayata geçirecek.
“Milletin parasını kendi parasından değerli gören belediyecilik anlayışının zekatı Adalet ve Kalkınma Partisi’nde yoktur”
Ancak herkes şunu bilsin ki, haysiyet cellatlığıyla kimse iktidara tutunamaz. Olmadık görüntülerin, devlet eliyle polisin yaptığı operasyonda hukukun dışına çıkıldığı iddia edilirse; kendini korumak için kendine emanet polis kamerasından ‘paparazzi kamerası’ çıkarıp, onu yandaş basına yollayıp, onun üzerinden siyaset yapanlara şunu diyelim: O olaydan üç hafta önce Sakarya’da ortaya çıkan ve üç hafta boyunca AK Parti’de kimsenin ağzını açmadığı, kulağını tıkadığı, duymadığı belediye başkanının rezaletine ancak bizim günlük reaksiyonumuzdan sonra istifa ettirdiklerini, yine konuşulan bir başka belediye başkanı rezaletinin bu süreçte ancak AK Parti tarafından nasıl örtüldüğünü görelim.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin hizmetinin şeffaf, hesap verebilir icraatlarının ön planda olduğu bir süreçte; bir kişisel hata üzerinden bir haysiyet cellatlığını partiye mal ettirmek gibi bir niyetimiz asla yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Adalet ve Kalkınma Partisi ile karşılaştırılmaya kalkıldığında etik kurallara bağlılığı, hesap verebilir belediyeciliği, israftan kaçan, milletin parasını kendi parasından daha değerli gören belediyecilik anlayışının zekatı bile Adalet ve Kalkınma Partisi’nde yoktur.”
“Hangi AK Parti belediye başkanının sabah 06.00’da kapısına dayandınız?”
Melih Gökçek dönemine ve Ankara’daki yolsuzluk iddialarına atıfta bulunan Özel, “Bilhassa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ‘Eğer istifa etmezsen gereğini yaparız’ dendiğinde, ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak bir belediye başkanına ne yapabilirim? İstanbul’u, Ankara’yı parsel parsel satanlar yargılanmayacak ama belediyeciliğin kitabını yazan arkadaşlarımız bu ithamlarla karşı karşıya kalacaklar. Buna Anadolu’da bir tane cevap var: Hadi be oradan” dedi.
İçişleri Bakanı’nın belediye soruşturma sayılarına ilişkin açıklamasına değinen Özel, denetimden kaçmadıklarını ancak uygulamada ayrımcılık yapıldığını belirterek, “Sayın Bakan’a teşekkür ederim. CHP’den çok daha fazla AK Parti belediyesinde iddia var ve soruşturma izni var; madem CHP’den çok daha fazla AK Parti belediyesinde iddia var ve soruşturma izni var; hangi AK Partili belediye başkanını iki kolunda iki polisle, jandarmayla gördük? Hangi AK Parti belediye başkanının sabah 06.00’da kapısına dayandınız? Hangisini dört gün gözaltında tuttunuz? Hangisini tutukladınız? İşte çifte standart buradadır. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan iş, tamamen iktidar yürüyüşünü engellemek için bir haysiyet cellatlığıdır. Milletin gözünün önünde film çekmek; milleti gördüğüne, yaşadığına değil, televizyonda gördüğüne inandırmaktır. Bu yapılan iş; devlet gücüyle, kamu gücüyle millet iradesini sakatlamak için şarlatanlık yapmaktır” diye konuştu.
“Dün serbest kalan 18 kişinin hiçbirinde bir kanıt olmadığı ortaya çıktı”
Tutuklu belediye başkanlarının duruşmalarının TRT’de yayınlanması çağrısını yineleyen Özel, “Bir yıl önce bu işler başladığında Erdoğan diyordu ki: ‘Görün bakın, bir aya kalmaz insan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’. O söylediği iddianame 9-10 ay sonra geldi. dedik. Bize son seçimde oy vermiş değil, vermemiş herkese söylüyorum: Başta TRT’de ve AK Parti’ye müzahir yayın yapan bütün kanallarda bir yıldır izlediğiniz hangi CHP’yi zorda bırakacak iddia gerçekten iddianamede var? Bir tanesi yok” ifadelerini kullandı. Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Her hafta yeni bir haysiyet cellatlığıyla direnişi kırmak için Özgür Özel’e saldırmalıyız diyorlar”
Şimdi buradan Cumhuriyet Halk Partisi’ne yolsuzluk, AK Parti’ye de temiz bir geçmişi varmış gibi yapanlar Allah’larından korksunlar. Melih Gökçek yargılanmadan, geçmişte millete illallah dedirten AK Parti belediyeciliği yargılanmadan, bırakın yargılanmayı, Cumhuriyet Halk Partisi’ne soru dahi sorulamaz.
Bu sabah o “havuzdan” beslenen kanallardan, gazetelerden biri… Geçen hafta büyük bir haysiyetsizlik yaptılar. O meselenin içindeki herkesin eşi, çocuğu, annesi olduğunu, önlerinde yaşanacak koca bir hayat olduğunu düşünmeden, ne genci ne aileyi sakınarak yaptıkları o rezaleti ‘gazetecilik’ diye ortaya koydular ya; biz de buna tepki gösterdik ya… Bir de eğer burası hukuk devletiyse İçişleri Bakanlığı bir soruşturma açacak ya ‘Nasıl oluyor da sabah çekilen görüntü, sabahın köründe yandaşın eline geçiyor?’ diye soruyoruz ya… İşte onlar şimdi her hafta yeni bir haysiyet cellatlığıyla direnişi kırmak için Özgür Özel’e saldırmalıyız diyorlar.
“Dünyada bir tırnak makasım varsa daha burada durmam”
Kendisinin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Amerika’da 3 milyon dolarlık daire aldığı yönündeki iddiaları “ahlaksızca bir iftira” olarak nitelendiren Özel, “Amerika’da değil daire, bir tırnak makasım varsa, değil Amerika’da, dünyanın herhangi bir yerinde, Türkiye dışında bir tırnak makasım, bir centim varsa ispatlamayan namerttir. Kızımın hesabındaki 500 sterline kadar yazmışımdır. Bu kadarcık mal beyanında bir metrekare fazla toprak, bir kuruş fazla para varsa Özgür Özel daha burada durmaz. Ama bunu ispatlayamayan o sabahın köründe iftira atana da yan tarafındaki irili ufaklı paçavralara da söylüyorum: Aynı geçmiş sefer olduğu gibi hepsine dava açacağım. Bütün bu davaları kazanacağım. Bu davaların parasıyla garip gurabaya Afyon sucuğu dağıtacağım. Alnınızı karışlayacağım. Hodri meydan. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı’nın nerede durduğunu, ne yaptığını bilin. Çünkü kendisi, kendisine emanet edilenin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğu olduğunu bilir. O koltuğa yakışmayacak, bırakın böyle koca koca işleri, zerre kadar lekenin hesabını veremeyecek olan namussuzdur, şerefsizdir” dedi. Özel, şöyle devam etti:
“Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız… Bursa’daki durum şu; Mustafa Bozbey’e sorulan soru: ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın’. Aylardır, yıllardır bu baskıya direnen, defalarca ‘Ben bunu yapacak kadar onursuz değilim’ diyen Mustafa Bozbey’e, ‘Hazır belediye meclis çoğunluğu elimizde’ demişler, her şeyi eşelemişler. Beş yıl geri, iki yıl daha geri, yedi yıl öncesine, belediyeye değil bir vakfa dair bir iftiracı buldular. Dün o iftirayı atan şahsın dolandırdığı 500 kişi evinin önünde eylem yaptı Bursa’da. 500 Bursalıya mükerrer daire satan, olmayan daireyi satan üçlü bir dolandırıcı çete, biri hapiste, biri firarda, biri itirafçı olarak dosyada… Ömrü boyunca Bursa’yı dolandırmış, şu anda firarda olan birisinin yedi yıl önce yazdığı, çizdiği sosyal medya işleriyle; 12 yıllık bir mevzu diye söyledikleri yerden Bozbey’i gözaltında tutuyorlar. Üstüne, perişan haldeyken hâkim karşısına çıkarıyorlar ve Mustafa Bozbey’e tutuklama talep ediyorlar.
“2019 yılında İstanbul’da seçimler yenilendiğinde 806 bin farkla demokrasi tokatını yiyenler hala akıllanmıyor”
Tayyip Bey’e dün söyledim, dinlemedi. Tayyip Bey, ya meydanın sesini, milletin sesini dinlersin ya da şeytanın kulağına üflediği sesi dinler, şeytana uyarsın. Görüyorum ki yine şeytana uyacak. Ama nefsine kurban olup şeytana uyarak milli iradeyi sakatlayanlara bu milletin ne yaptığı hep çok belli. Hiçbir darbeci, darbeden sonuç alamamıştır. Kısa vadede almıştır ama ne 1960, ne 12 Mart, ne 12 Eylül, ne de 15 Temmuz darbelerini yapanlara şu anda ‘İyi yaptı’ diyen kimse kalmamıştır. Bütün siyasi müdahaleler ağır cezalandırılmıştır.
Daha 2019’da Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını iptal edip 13 bin farkı yok sayanlar ve ‘Seçimleri yenileyeceğiz, millet şimdi CHP’ye demokrasi tokatı atacak’ diyenler 806 bin farkla demokrasi tokatını yiyenler hala akıllanmıyor. Bu millet kararı verdi mi saygı duyacaksın; önünü ilikleyeceksin, saygı duyacaksın. Biz bugün burada bu kararlılıkla, bu güçle duruyorsak; 47 yıl boyunca milletin ‘ak’ dediğine ‘kara’ demediğimizden, milletin ‘hak’ dediğine ‘yok’ demediğimizden, millet ‘otur’ deyince oturduğumuzdan, ‘kalk’ deyince kalktığımızdan, ‘sus’ deyince sustuğumuzdan, ‘konuş’ deyince konuştuğumuzdandır. Devlet ve millet meselesi Türkiye’de başka hiçbir yerde olmayacak kadar nettir. Bu millet devleti sever; çünkü bu devleti millet kurdu. Çağırır, askere gider; çağırır, evladını yollar. Ay-yıldızlı al bayrakla sarılı tabutu gelir, Ama Atatürk’ün emaneti cumhuriyetin kazanımına, sandığa el uzattın mı o eli kendi kırar. Şehidine ‘Vatan sağ olsun’ derken, ‘Sen oy kullanmayacaksın, kararı ben vereceğim’ diyene ‘Sen kim oluyorsun?’ der.
“Atatürk’ün partisi, kurulduğu gün gibi yine Türkiye’nin birinci partisi ve iktidar partisi olacak”
Bundan sonra da Bozbey’i bugün tutuklayabilirler, 31 Mart 2024’te sandıkta alamadıkları seçimi savcıyla alırlar. Eyvallah; ama bu millet bunu unutmaz. Size söz veriyorum arkadaşlar, her seçimde ‘Aman ha, TRT’ye inanmayın, dezenformasyona bakmayın, sandıkları terk etmeyin, ıslak imzalı tutanağın ucunu bırakmayın’ diye sandık görevlilerine mesaj atılıyordu ya… Bu seçim sandıklar açılırken o mesaj nasıl geldiyse, ‘Türkiye’nin dört bir yanından çok iyi haberler alacaksınız, sakın sevinip de sandığı bırakmayın, ıslak imzalı tutanağı almadan bir yere ayrılmayın’ diye… Size söz veriyorum, aynı mesaj önümüzdeki genel seçimlerde sandıklar açılmak üzereyken de gelecek. Nasıl ilk girdiğimiz yerel seçimlerde parti birinci parti olmuşsa, Atatürk’ün partisi, kurulduğu gün gibi yine Türkiye’nin birinci partisi ve iktidar partisi olacak. Hepimizin yolu açık olsun. Tüm CHP’li belediye başkanlarımızla onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. Ne baskılar yıldırabilir bizi ne de durdurabilirler. Siz iktidar yürüyüşümüzün onurlu, gururlu haklılarısınız. Sürün arkadaşlar atlarınızı iktidara doğru. Biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.”

