Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özel İtalyan Lisesi’nde, grevdeki öğretmenleri ziyaret eden Özçağdaş: “Burada yanlış işler oluyor”

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Özel İtalyan Lisesi’nde, İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki ücret ve çalışma koşulları bakımından eşitsizliklerin giderilmesi yönündeki taleplerinin karşılanmaması nedeniyle greve çıkan Türk öğretmenleri ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Özçağdaş, “Öğrencilerden yüzde 800’ün üzerinde zamla okul ücreti alıyorsun, öğretmenlere vermeye geldiği zaman yüzde 30’larda veriyorsun. Burada yanlış işler oluyor” diyerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulundu.

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Özel İtalyan

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA

(İSTANBUL) CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Özel İtalyan Lisesi’nde, İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki ücret ve çalışma koşulları bakımından eşitsizliklerin giderilmesi yönündeki taleplerinin karşılanmaması nedeniyle greve çıkan Türk öğretmenleri ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Özçağdaş, “Öğrencilerden yüzde 800’ün üzerinde zamla okul ücreti alıyorsun, öğretmenlere vermeye geldiği zaman yüzde 30’larda veriyorsun. Burada yanlış işler oluyor” diyerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulundu.

Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenler, aynı okulda çalışan İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki ücret ve çalışma koşulları bakımından eşitsizliklerin giderilmesi yönündeki taleplerinin karşılanmaması ve sendika ile işveren arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin tıkanmasının ardından grev kararı almıştı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Türk öğretmenlerin bir süredir grevde olduğu lisenin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Okul ücretine 4 senede yaklaşık yüzde 800 zam yapılmasına rağmen Türk öğretmenlerin maaşlarına maaşlarına 4 yılda yapılan zammın yüzde 30’larda olduğunu belirten Özçağdaş, “Bu gündeme getirildiğinde diyor ki, ‘Biz İtalyan devletine sizin maaş zammınızı anlatamayız, orada böyle bir enflasyon yok’. Peki, öğretmen maaşına (zam), enflasyon İtalya’da yok diye yapılamıyorsa öğrencilerden aldığınız para neden zamma tabi tutuluyor?” sorusunu yöneltti. Özel İtalyan Lisesi’nin İtalya nezdinde devlet okulu statüsüne sahip olduğuna dikkat çeken Özçağdaş, “Buraya ödenen büyük rakamlar İtalyan devleti tarafından aslında kabul edilebilen paralar değil. Bir devlet okuluna bağış almaları mümkün değil. Bu toplanan paraların ne olduğunun sorulması da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ve bürokratlarının görevi” dedi.

“Okul müdürü görüşmek istemedi”

Okul müdürü Giuseppe Finocchiaro’yu ziyaret etmek ve konuya ilişkin kendisinden bilgi almak istediğini belirten Özçadaş, müdür Finocchiaro’nun ise kendisiyle görüşmeyi kabul etmediğini aktardı. Özçağdaş, “Bu sadece bana yönelik bir tavır değildir. Burada Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarıyla dalga geçilmektedir… Buradaki mesele ayrımcılığa karşı tavırdır. Bir aşağılanmaya karşı tavırdır. Buradaki mesele, yer yer ırkçılığa varan söylemlere karşıdır… Yaşanan bu süreç, müdürün sürekli aşağılayıcı, sürekli haraket hamiz tavırları ve asla uzlaşma istemeyen tavrı nedeniyle 600 saattir öğrencilerin dersleri boş geçiyor. Öğrenciler bu süreçten olumsuz etkileniyor. Öğretmenler feryadını duyuramıyor” ifadelerini kullandı. Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve İtalyan Konsolosluğu’nu “sorunun 24 saat içerisinde çözülmesi için” göreve çağırdı.

Özçağdaş’ın açıklaması şöyle:

“Sorunun kökeni, kendisini sömürge valisi zanneden Guiseppe beyin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı öğretmenlere uyguladığı ayrımcılıktır”

“Özel İtalyan Lisesi’nde geçtiğimiz günlerde, Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşı öğretmenlerimizin bir hak talebi üzerinden sorunlar gündeme geldi. Sorunun kökeni, ekonomik bir mesele değildir. Sorunun kökeni, kendisini sömürge valisi zanneden Guiseppe beyin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı öğretmenlere uyguladığı ayrımcılıktır. Eğer bir okulda öğretmenlerin sorunu varsa, öğretmenler bazı konularla ilgili taleplerini dile getirmek istiyorlarsa bunların konuşulabiliyor olması gerekir. Çünkü bu okullar aynı zamanda demokratik yaşamın da merkezidir. Eğitim programlarının yetiştirilmesi için yarışılan bir ortamda, devasa bir kayıp var öğrenciler açısından. Dolayısıyla ilk itirazım öğrencilerin eğitim hakkının, bu laftan sözden anlamaz anlayış nedeniyle ellerinden alınıyor olmasıdır. Bugün öğrencileri burada göremiyorsunuz; velilerin çoğunu burada göremiyorsunuz. Göremezsiniz çünkü onlar, eğer bunlara destek verirseniz bu okulu okuduktan sonra İtalya’da vize almak istediğinizde vize alamazsınız diye tehdit ediliyorlar.

Gelelim işin ekonomik boyutuna. İtalyan Lisesi, İtalya açısından bakıldığında bir devlet okulu. Dolayısıyla, burada ödenen büyük rakamlar, Türkiye şartlarında ailelerin verdiği büyük emek, büyük destek İtalyan devleti tarafından aslında kabul edilebilen paralar değil. Bir devlet okuluna bağış almaları mümkün değil. Bu toplanan paraların ne olduğunun sorulması da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ve bürokratlarının görevi. Öyle hayali cadılar bayramıyla falan uğraşma Yusuf Tekin, gel burada ne olduğunu incele.

“Öğrencilerden yüzde 800’ün üzerinde zamla okul ücreti alıyorsun, öğretmenlere vermeye geldiği zaman yüzde 30’larda veriyorsun”

4 yıl önce bu okula hazırlık maaliyeti 60 bin lira civarındaydı. Bugün, 500 bin lira civarında. Yani, bu okula girmek istediğinizde öğrenci olarak, yüzde 800’ün üzerinde bir zam yapılabiliyor. Sistem buna izin veriyor. Bu okulda 30 civarında İtalyan öğrenci var; 400 civarında Türk öğrenci var. Bu okula kayıt yaptırmak isterseniz ciddi paralar veriyorsunuz; ve o para 60’lardan 500’lere geldi. Yani yüzde 800’den fazla arttı. Peki öğretmen maaşı ne oldu? 4 yılda yüzde 30’lar civarı arttı. Bu gündeme getirildiğinde diyor ki, ‘Biz İtalyan devletine sizin maaş zammınızı anlatamayız, orada böyle bir enflasyon yok’. Peki, öğretmen maaşına (zam), enflasyon İtalta’da yok diye yapılamıyorsa öğrencilerden aldığınız para neden zamma tabi tutuluyor? Öğrencilerden yüzde 800’ün üzerinde zamla okul ücreti alıyorsun, öğretmenlere vermeye geldiği zaman yüzde 30’larda veriyorsun. Üstelik bu sene zam yapmayı kabul ediyorsun, gelecek yıl yüzde 0 teklif ediyorsun.

“O paralar İtalyan devletine gitmediğine göre nasıl harcanıyor?”

Burada Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarıyla dalga geçilmektedir. Burada Türkiye Cumhuriyeti’nin, her biri özel davetle gelmiş, parmakla gösterilen öğretmenlere, ‘İtalya’da böyle bir şey yok, bunu anlatamayız’ diyor. Parayı alırken alıyorsun. O paralar İtalyan devletine gitmediğine göre nasıl harcanıyor? Bakılması gerekiyor. Yurtdışına öğrenciler götürülüyor mu? Evet. Kimler götürülüyor; ağırlıklı olarak İtalyan öğrenciler mi götürülüyor, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı öğrenciler mi götürülüyor?

Burada bakılması gereken çok mesele var. Geçtiğimiz yıl Milli Eğitim Bakanlığı, Fransız okullarıyla ilgili bir hamlede bulunmuştu. Yusuf Tekin büyük büyük laflar etmişti. Şimdi ben kendisine çağrıda bulunuyorum. Kendisinin iş tutuş biçimine ve insanlara davranış biçimine çok yakın bir müdür var burada. Kaba, gönül kırıcı işler yapan biri var burada. Milli Eğitim Bakanlığı gelsin, burada ne olduğuna baksın. Burada yanlış işler oluyor. Öğretmenler, kendilerinin emsali olan öğretmenlerin yarısından daha az maaşlarla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer bu öğretmenler sadece enflasyon zammı kadar almış olsalardı bugün, 135, 140 bin lira maaş alıyor olacaklardı. Şimdi ortalama 60 bin lira maaş alıyorlar. Hele bir de memurlara verilen ek geliştirici rakamlar da olsaydı 150 bin liralar civarına çıkacaktı. Yani aslında, Türkiye’de emsali olan diğer okullarla aynı seviyede olacaklardı.

Türkiye’ye sesleniyorum. Öğrenciler bu süreçten olumsuz etkileniyor. Öğretmenler feryadını duyuramıyor. Tekrar söylüyorum ekonomik hak talebinde bulunmak temel insan hakkıdır. Ama buradaki mesele ayrımcılığa karşı tavırdır. Bir aşağılanmaya karşı tavırdır. Buradaki mesele, yer yer ırkçılığa varan söylemlere karşıdır. Dolayısıyla, konuyla hiçbir şekilde ilgilenmeyen İtalyan Konsolosluğu’na sesleniyorum. Bu okul İtalya nezdinde bir devlet okuludur aynı zamanda. Türkiye’deki diğer okul gibi vakıf okulu değildir. Lozan’dan bu yana belli statütüsü olan okuldur. Dolayısıyla, gerek Milli Eğitim Bakanı’nı, gerek bu okulların bir tür hamisi olan İtalyan Konsolosluğu bu sorunu 24 saat içerisinde çözülmesi için devreye girmek zorundadır. Çok daha fazla sorunlar var ama temel mesele, bizim ülkemizin öğretmenlerinin ikinci sınıf insan muamelesi görmesidir.

“Bu, okulda okuyan çocukların, vize alamadıkları için hüngür hüngür ağlaması, bu öğretmenlerin devreye girerek ‘yapmayın’ demesiyle bu noktaya gelmiştir”

Benimle konuşmamayı tercih etmesi sadece bana yönelik bir tavır değildir. Bu öğretmenler için de aynı şey geçerlidir. Bu tahammül edilemez, kabul edilemez bir meseledir. Özel İtalyan Lisesi ile sorumlu olan herkese sesleniyorum, bu meseleyi takip etmeye devam edeceğiz. Bu okulda okuyan çocukların, vize alamadıkları için hüngür hüngür ağlaması, bu öğretmenlerin devreye girerek ‘yapmayın’ demesiyle bu noktaya gelmiştir. Bunu kabul edemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetiminde olan bu okul, süratle gereğinin yapılması gerektiği bir alan haline gelmiştir”