Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Osmangazi Kitap Fuarı zengin içeriği ile devam ediyor

Osmangazi Belediyesi’nin Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, zengin programıyla kentin kültür hayatına katkı sunmaya devam ediyor. 

Osmangazi Belediyesi’nin Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle bu yıl ilk kez

(BURSA)- Osmangazi Belediyesi’nin Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, zengin programıyla kentin kültür hayatına katkı sunmaya devam ediyor.

Osmangazi Meydanı’nda altıncı günü geride bırakan Osmangazi Kitap Fuarı, pek çok disiplinden gazeteci ve yazarları ağırlamaya devam ediyor. Fuarın ilk etkinliğinde Pelin Yılmaz’ın masal dinletisi ile hayal dünyasına yolculuk yapan minikler, hem öğrendi hem de keyifli anlar yaşadı. Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği programda, gazeteci Serkan Yetişmişoğlu ve Celil İnce, “Bursaspor” ve “Bursa Kent Tarihi” konularını ele aldı.

“Bursaspor, kentin moral parametresidir”

Bursaspor’un kentin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Serkan Yetişmişoğlu, Bursaspor’un kentte bir kültür olduğunu söyledi. Bursaspor’un geçmiş yıllarda elde ettiği başarıları hatırlatan Yetişmişoğlu, 7 sezondur Süper Lig’de olmamasına rağmen genel puan sıralamasında hala 5. sırada bulunduğunu kaydetti. Yetişmişoğlu, “Bursaspor’un nerelerden nerelere geldiğini görürken, kulübün büyükler kategorisine girmesi kendi kendine olmuş bir şey değil. Bunun büyük bir geçmişi var. Bursaspor, kentin moral parametresidir” dedi.

“Bursaspor’un, kentin her sokağında faaliyet gösteriyor olması lazım”

Bursaspor’un şehrin en önemli markası olduğunu belirten Celil İnce ise “Kentlerde kentlilik bilincinin artırmanın unsurlarından biri de spordur. Bu anlamda Bursaspor’u en üst sıraya yazarız” ifadesini kullandı. Dinleyicileri 1995 yılına götüren İnce, Bursaspor’un Intertoto Kupası’ndaki performansıyla ilk kez kent sınırlarını aştığını belirterek, “Bence Bursaspor, o dönemde yakaladığı ülkeye yayılma başarısını, Süper Lig şampiyonluğunda bile yakalayamadı. Bursaspor, 40 bin ortalamaya oynuyor. Bu kentin bilincinin değişmesinde ve gelişmesinde çok önemli. Bunu doğru kullanalım. Doğru adımları atamazsak, 5 sene sonra yeniden 3. Lig’e dönmeyeceğimizin garantisi yok. İdari ve finansal anlamda doğru modeli, doğru ayaklar üzerinde oturtmalıyız. Kulübün sadece futbol değil, futbol dışı branşlarda da altyapıdan başlamak üzere üst liglerde yer almasını arzuluyorum. Bursaspor’un, kentin her sokağında faaliyet gösteriyor olması, şehrin en kılcal damarına bile girmesi lazım” diye konuştu.

Bursaspor’u nesiller yetiştirmek için Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın tarafından hayata geçirilen proje kapsamında yüzlerce çocuğun Bursaspor maçına götürülerek, burada maç izleme olanağı bulmasına değinen Serkan Yetişmişoğlu ve Celil İnce, Osmangazi Belediyesi ve Başkan Aydın’ı tebrik etti. Yazarlar, özellikle kentte Bursaspor’un bilincinin artırılmasında bu projelerin önemli bir etken olduğunu dile getirdi.

Çocukların bilişsel gelişiminde önemli bir rol oynayan hızlı okuma teknikleri konusunda uzman olan Yazar Kezban Küçük de çocuklarla bir araya geldi. Küçük, merak etmenin önemini ve bu merakın da ancak kitaplarla giderileceğini vurguladı.

Yoshinori, deprem hakkında konuştu

Fuarda deprem konusu da ele alındı. Deprem Uzmanı Moriwaki Yoshinori, depremin yıkıcı etkilerine değinerek, bu noktada alınması gereken tedbirleri anlattı. Önemli uyarılarda bulunan deprem uzmanı, fuar için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek, kendisini dinlemeye gelen çocuklara kitap hediye etti.

“Din ve inanç birbirinden ayrı düşünmelidir”

İlahiyatçı, araştırmacı yazar R. İhsan Eliaçık, Osmangazi Kitap Fuarı kapsamında gerçekleştirilen söyleşide okurları ile bir araya geldi. “Sosyal İslam” adlı söyleşisinde din, inanç ve ibadet kavramları üzerinde duran Eliaçık, kavramların ayrılması gerekliliğini savunarak, şunları söyledi:

“Yoldan geçen birisine sorduğumuzda, kavramlara ilişkin akıllarından ilk geçeni söyleyeceklerdir. Acak kitapta geçen anlam bu değildir. Mesela ibadet, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmektir diyecektir. Hayır. Kur’an-ı Kerim’de ibadet bunlara denmiyor, bunlara nüsuk deniyor, yani ritüel demek. İbadet, çalışmak ve değer üretmek ile ilgilidir. Din ise inançla karşılaştırılıyor. Din ve inanç birbirinden ayrı düşünmelidir. Kelimeleri nasıl birbirinden ayırarak tanımlarsanız, konuyu o kadar iyi anlarsınız. İnanç kişiseldir, özeldir, benim içimdedir. İnsanlar dünyanın öküzün iki boynuzu üzerinde olduğuna, balığın sırtında olduğuna inanır, bu bir inançtır. Ancak din öyle değil. Din sosyal hayat ile ilgilidir. Kanundur, kuraldır, iktisattır, devlete adaletli ol, liyakat sahiplerini iş başına getir, işleri şura ile yürüt, adil olan neyse onu yap diyerek dünyevi anlamda siyasi, iktisadi kurallar koyar. Din sosyaldir, inanç bireyseldir, içseldir. İnanç, din ve ibadet kavramlarının ne olduğu anlaşılırsa, İslamiyetin de ne olduğu daha iyi anlaşılır.”

Fuar hakkında da görüşlerini de dile getiren İhsan Eliaçık, “Fuarı çok güzel buldum, dinleyiciler kaliteli. Güzel bir kültür faaliyeti. Biz yazıp çizenler için bu tür kitap ortamları nefes aldığımız yerler gibidir. Böyle yerler olmazsa yazar nefes alıp veremez hale gelir” dedi.

“Hepimiz cebimizde yapay zeka taşıyoruz”

Fuarın altıncı gününün son etkinliğinde ise yapay zeka konusu işlendi. Şaban Akbaba kolaylaştırıcılığındaki söyleşide yazar Bülent Elitok ve Zehra Betül Yazıcı, “Yapay Zekanın Sanat Yeteneği Var Mı?” sorusunu yanıtladı.

Yapay zekanın, insanlığın dünden bugüne kendisini yenilemesinin bir sonucu olduğunu dile getiren Bülent Elitok, kavramın ilk olarak 1956’larda ortaya çıktığını hatırlattı. Yapay zekaya yönelik endişelere de değinen Elitok, “Korkulan şey şu, insan olmayacak, insanın yerine yapay zeka olacak. Bence bu gerekli bir korku değil. Çünkü faydalarını görüyoruz. Örneğin, kim analog telefon kullanmak ister? Hepimiz cebimizde yapay zeka taşıyoruz aslında. Yaşamın içerisine girmiş, bizi de mutlu ediyor. Bundan geri dönüş yok ama etkin kullanmak gerekiyor. Değişim ve dönüşümden korkmamak, bunun doğru kullanımı ile ilgilidir” diye konuştu.

“Yapay zeka ile sanat da yapılıyor”

Zehra Betül Yazıcı ise sanatın çok katmanlı bir yapılanma olduğunu belirterek, “Şiirin sadece güzel söz söyleme sanatına bakmıyoruz. Artık göndergeselliği de çok önemli. Metin kendi dışında nereye işaret ediyor, aynı zamanda bir sanatçı ve şair olarak yakın dönemde çevremizde yaşanan acılara işaret ediyor mu, büyük tarih anlatıları dışında kendi öznel bilincini devreye sokup anlatısına dahil edebiliyor mu, bunlar çok önemli. Yapay zekanın tabii ki öznel bilinci yok. Dışlamıyorum, çok da faydalanıyorum. Yapay zeka ile sanat da yapılıyor. 1965’lerden başlayan dijital bir sanat var. O günden bugüne değişim gösterdi” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuklara hediye takdim etti.