(TRABZON) – Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in “Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin Ortahisar Belediyesi’ne gönderildiği” sözlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade etmek için kendisine söz hakkı tanımamasına tepki gösterdi. Kaya, “Bu kente ilişkin bir düzenleme yapıyorsanız, bu ilçenin seçilmiş iradesini yok sayamazsınız. Sayın Ahmet Metin Genç Bey’in ve AKP iktidarının yaptığı budur. Ben bunu reddediyorum” dedi.
Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ahmet Metin Genç başkanlığında dün gerçekleştirilen birinci gün oturumunda, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Celal Akaç’ın ilçede yapılması planlanan veya yürütülen proje ve çalışmalarla ilgili Ortahisar Belediyesi’ne bilgi verilmemesiyle ilgili eleştirisine yanıt veren Başkan Genç, “Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin Ortahisar Belediyesi’ne gönderildiği ve kayıtların ellerinde olduğunu” söyledi. Başkan Kaya’nın, “Ortahisar Belediyesi’ne böyle bir belgenin gönderilmediğini” tekrarlaması üzerine Başkan Genç, teyitsiz hiçbir açıklama yapmadığını dile getirdi.
Genç, meclis toplantılarının ikinci gününde Ortahisar Belediyesi’ne görüş talebi gelmediğini ifade etmek üzere söz hakkı isteyen Kaya’ya, “Böyle bir usulümüz yok, bu birinci günün usulü. Değerlendirme için müsaade edemeyeceğim size” diyerek söz hakkı vermedi. Kaya, konuşma için bir sonraki meclis toplantısını beklemesi gerektiğini söyleyen Genç’e, “Mecliste konuşamıyorsak o zaman bu hakkımı basın toplantısıyla kullanacağım” sözleriyle yanıt verdi.
Toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yapan Kaya, şunları söyledi:
“Bizlerden görüş alınması gerekirken hemen hemen hiçbir konuda fikrimiz sorulmuyor”
“Dün burada bir tartışma yaşandı. Basınımıza yansıma şeklinden üzüntü duydum. Orada ‘yalan tartışması’ gibi bir başlıkla yer buldu. Bundan üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Konu şu Ahmet Metin Genç Bey, ‘Beşirli dolgu alanında yapmayı düşündükleri projeye ilişkin bize bilgi ve belgeler gönderdiklerini, proje hakkında görüş istediklerini ama bizim geri dönüş dahi yapmadığımızı’ söyledi. Ben de kurumumuza gelen böyle bir bilginin ve belgenin olmadığını bildiğim halde, eksiğim olmasın diye ilgili Başkan Yardımcısı arkadaşlarıma, ‘Böyle bir belge geldi mi’ diye sordum, ‘Hayır gelmedi’ dediler. Yetinmedim, bütün ilgili birim müdürlerimize kadar sordum, böyle bir belgenin gelmediğini söylediler. Geriye dönük olarak, kayıt numaralarıyla birlikte bize Büyükşehir Belediyemizden gelen belge ve bilgileri paylaştılar. Kesinlikle böyle bir belge bize gelmedi, bilgi verilmedi. Mesele bir oldubittiye getirildi. Ama bunun üstü kapatılmak için Sayın Başkan bana burada, gözümün içine baka baka ‘Ben hukukçuyum, ben ne dersem doğrudur’ dedi. Ben de kendisine ‘Ben de mühendisim, doğruyu söylüyorum’ dedim. Bugün kendisinden özür bekliyordum, o yüzden söz almak istedim. Ama özür dilemeyi bırakın, dün ‘Ben bilgiyle konuşuyorum’ diyen Sayın Başkan söz hakkımızı kullanmamıza izin vermedi. Belli ki bilgi aldığı yerler Ortahisar Belediyesi’ne bu belgelerin gönderilmediğini söyledi ve o yüzden bize söz hakkı vermedi. Konu sadece bu meseleden ibaret değil. Ortahisar’la ilgili bütün karar alma süreçlerinde, buranın seçilmiş yönetimi ve belediye başkanı olarak bizlerden görüş alınması gerekirken hemen hemen hiçbir konuda fikrimiz sorulmuyor.
“Süreci basından öğreniyoruz”
İki gün önce bir toplantı düzenlenerek Boztepe’ye yapılması planlanan füniküler hattından bahsedildi. Ben projeyi basından öğrendim. Ortahisar’ın seçilmiş belediye başkanıyım, bin 700 arkadaşımızın çalıştığı, 80 bin vatandaşımızın oy verdiği, 350 bine yakın insanın yaşadığı Ortahisar’da ben ve yönetimim, yönettiğimiz ilçede planlanan füniküler hattından haberdar edilmiyoruz, süreci basından öğreniyoruz.
“Üstten bakan, aşağılamaya çalışan bir tarzla burada hüküm kurmaya çalışıyorlar”
Diğer taraftan dolmuş hatları ile ilgili bir düzenleme yapıldı. Hem dolmuş esnafımız hem de vatandaşımız mağdur edildi. Bu konuya ilişkin de bize tek soru sorulmadı, görüşümüz alınmadı. Oldubittiyle, bir dayatma dolmuş esnafımızın ve vatandaşımızın önüne koyuldu. Bize de sorun. Bu kente ilişkin bir düzenleme yapıyorsanız, bu ilçenin seçilmiş iradesini yok sayamazsınız. Sayın Ahmet Metin Genç Bey’in ve AKP iktidarının yaptığı budur. Sürekli bunu yapıyorlar, ondan sonra kürsüden ‘Burayı ben yönetiyorum, ben ne dersem o olur’ anlayışıyla üstten bakan, aşağılamaya çalışan bir tarzla burada hüküm kurmaya çalışıyorlar. Ben bunu reddediyorum. Ben parlamento tecrübesi yaşamış, ne zaman ne konuşacağını bilen bir siyaset tecrübesine sahibim. Siyaseti bugüne kadar nezaketli yaptım ama bakıyorum ki bu nezaketin dışında böbürlenen, ‘Ben ne dersem o olur’, ‘Ben iktidarım’ diyen, güç zehirlenmesi yaşayan bir anlayışla Büyükşehir belediye Meclisi yönetiliyor. Bunu reddediyorum.
“Bu süreç gözetilmeyince inanılmaz mağduriyetler oluştu”
Dolmuş düzenlemesi konusunda bir ihtiyaç vardı, kesinlikle yapılmalıydı. Ama bütün taraflar dinlenerek, ortak akılla karar alınmalı. Bu şehrin yerel yönetimi olarak bize hiçbir şey sorulmadı. Ortahisar Belediyesi’ne dolmuş düzenlemesiyle ilgili tek cümle sorulmadı, görüşümüz alınmadı ve sonuç olarak yaşanan mağduriyet ortada. Tüm paydaşlara ve bize de sorun, gerekli adımları atalım, düzenlemeleri yapalım ve ne şoför esnafı ne de halk mağdur olsun. Bu süreç gözetilmeyince inanılmaz mağduriyetler oluştu.
“Millet burada ‘Sorunları konuşalım, çözüm arayalım’ diye bize yetki verdi”
Burada her bir meclis üyesinin söz hakkı vardır. Millet burada ‘Sorunları konuşalım, çözüm arayalım’ diye bize yetki verdi. Bütün kararlar alınıyor, ondan sonra sıkıntı oluşunca ‘ben ne dersem o olur’ diye bize dayatılıyor. Ben bu anlayışı reddediyorum. Millet bize hakkını hukukunu koruyalım, doğrularını konuşalım diye oy verdi. ‘Söz hakkını dün kullanacaktın’ diye bir anlayış olamaz. Ben seçilmiş belediye başkanı olarak söz hakkımı istediğim zaman kullanırım. Buyursun gelsinler, Ortahisar Belediye Meclisi’nde yaptığımız uygulamayı görsünler. Siz de tanık oluyorsunuz; isteyen meclis üyesi arkadaşım istediği zaman söz hakkını kullanabiliyor. Kaldı ki ben dün söz hakkı da kullanmadım. Sayın Başkan her toplantıda işi veya toplantısı olduğunu söyleyerek kısa kesmemizi, acele etmemizi söylüyor. Dün gelişen bir meseleyle ilgili ben bugün iki cümleyle kendimi ifade edemeyeceksem, benim burada olmamın anlamı yok. İktidar mensupları genelinden yereline kadar bir güç zehirlenmesi yaşıyorlar ve bunun yansımasını burada hep birlikte yaşıyoruz. Böyle de şehrimiz, ülkemiz, vatandaşlarımız kaybediyor ve bu bizi üzüyor. İstiyoruz ki ortak akılla kararlar alınsın, seçilmiş irade yok sayılmasın. İsteğim yalnızca budur.
“Söz hakkımızı dahi kullanamıyoruz”
İlk seçildiğim gün Sayın Ahmet Metin Genç’e farklı siyasi partilerden olduğumuzu, aramızda rekabet olacağını fakat bu şehrin evlatları olarak ikimizin de ortak akla değer vermesi gerektiğini ifade etmiştim. Rekabet ederken birlikteliğin gücünden de yararlanmamız gerektiğini söylemiştim, ‘Rekaberlik edelim’ demiştim. Bugün de aynı noktayım. Ama biz rekaberlik değil, söz hakkımızı dahi kullanamıyoruz.
Ortahisar Belediyemizin tabela alanlarının olmamasıyla ilgili Büyükşehir Belediyemize yazı yazmıştık. Bütün ilçelerde olmasına rağmen Ortahisar’da tabela ve reklam alanımız yok. Aradan 2-2,5 ay geçmesine rağmen cevap verilmiyor. Yeter artık. Biz olabildiğince ortak akla nezakete birlikte yönetme anlayışına katkı vermeye çalışıyoruz ama yok sayılıyoruz. Bu anlayışı reddediyoruz.”

