Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ordu’nun Ulubey İlçesinde Bentonit Madenine Karşı Çıkan Halk, ‘ÇED Gerekli Değildir’ Kararı İçin İptal Davası Açtı

Ordu’nun Ulubey ilçesinde tarım ve orman alanında açılmak istenen bentonit madenine karşı çıkan yöre halkı ve Ordu Çevre Derneği (ORÇEV), maden için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptal edilmesi istemiyle dava açtı. ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, “Bentonit madenine karşı olduğumuz için dava açmıyoruz. Dava açma nedenimiz, maden sahasının yaşam alanlarının içinde olmasındadır. Tarım alanlarının yok olması, bizlere yaşam hakkı tanımaması nedeniyle dava açıyoruz. Maden sahası özel mülkiyet, tarım ve orman alanlarının üçte birini kapsamaktadır” dedi.

Ordu’nun Ulubey ilçesinde tarım ve orman alanında açılmak istenen bentonit

GENÇAĞA KARAFAZLI

Ordu’nun Ulubey ilçesinde tarım ve orman alanında açılmak istenen bentonit madenine karşı çıkan yöre halkı ve Ordu Çevre Derneği (ORÇEV), maden için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptal edilmesi istemiyle dava açtı. ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, “Bentonit madenine karşı olduğumuz için dava açmıyoruz. Dava açma nedenimiz, maden sahasının yaşam alanlarının içinde olmasındadır. Tarım alanlarının yok olması, bizlere yaşam hakkı tanımaması nedeniyle dava açıyoruz. Maden sahası özel mülkiyet, tarım ve orman alanlarının üçte birini kapsamaktadır” dedi.

ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi ve avukat Haluk Türkmen, Ulubey ilçesinde bentonit madeni açılmasına tepki gösteren 60’a yakın yurttaşla birlikte bugün Ordu idare Mahkemesi’ne gelerek, maden için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi istemiyle dava açtı. ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“ŞEHRİMİZ BENTONİT MADEN ŞİRKETLERİNİN İŞGALİNE MARUZ KALDI”

“Ülkemiz her geçen gün maden şirketlerine parsel parsel satılarak talan edilmekte. Ordu’nun yüzde 72’si maden ruhsat alanı ilan edildi. Adeta Ordu halkının yaşama alanları yok edilmekte. Şehrimiz taş ocakları, HES, RES, altın, kurşun, bakır, çinko madenleri, bentonit maden şirketlerinin işgaline maruz kalmıştır. Ordu’nun geçim kaynağı olan fındık yok oluyor. Fındık bahçeleri yok edilip maden sahaları açılmakta. Ordu halkı maden şirketlerinin insafına bırakıldı. Daha üç gün önce Perşembe ilçemizin Soğukpınar mahallesinde altın, gümüş, bakır, kurşun madeni sahası için ÇED süreci başlatıldı. Görülüyor ki her gün maden şirketlerine şehrimizin parsel parsel satılmasına devam ediliyor. Bugün burada açıklama yapıyoruz. Nedeni, Ulubey ilçemizde Yeni Sayaca ve Çatalli mahallelerinde açılmak istenen bentonit madenine karşı Ordu Çevre Derneği ve Ulubey halkıyla birlikte ÇED iptal davası açmış olmamızdır. Bentonit madenine karşı olduğumuz için dava açmıyoruz. Dava açma nedenimiz, maden sahasının yaşam alanlarının içinde olmasındadır. Tarım alanlarının yok olması, bizlere yaşam hakkı tanımaması nedeniyle dava açıyoruz. Maden sahası özel mülkiyet, tarım ve orman alanlarının üçte birini kapsamaktadır. Erozyon etkisi yaratması, heyelanların olmasına neden olacağından, tozlanma nedeniyle de birçok hastalığa yakalanacağız. Sağlıklı bir ortamda yaşamayacağız.

“MADEN ŞİRKETİNİN GÖZ DİKTİĞİ TOPRAK VE BAHÇELERİMİZ BİZDE NAMUSTUR”

Resul Ses adlı vatandaş ise şöyle konuştu:

“Yeni Sayaca köylüleri ve sakinleri olarak burada tek yürek olarak toplandık. Köyümüzde sahip olduğumuz fındık bahçeleri, tarlalar, hatta maden şirketlerinin göz diktiği ormanlarımız bile dedelerimizden miras. Bizde toprak, bahçeler namustur, gelecek nesillere korunarak devredilecek kutsal emanetlerdir. Görüyoruz ki ‘Müjde, bulduk’ denilen maden, bizim topraklarımızın kendisi. Bu coğrafyanın, yaşam alanlarımızın dokusu bozulmadan yüzlerce metre derinlikten petrol, doğal gaz çıkarmaya benzemiyor bu madenler. Yakın zamanda yaşadığımız sel felaketinin tahribatları, çoğu yerde telafi edilemeyecek durumda. Habitat diyoruz, doğal hayat diyoruz. İklim ve bitki örtüsü, yüz yıllardır barışık canlı bir doku olmuş, dokunmaya gelmez. En basit bir yol çalışması bile önü alınamaz erozyonlara, heyelanlara, toprak kaymalarına sebep olabilirken sözde bu madencilik kimi yerde yer yüzeyinin 100 metre altında kadar ilerleyecek, milyonlarca metreküp toprak kaldırılarak sözde üzeri kapatılıp doğaya ve sahiplerine iadesinden bahsediliyor. İnanılır gibi değil. Yapılan tahribatın sözde kazı alanıyla bile sınırlı kalmayacağını hepimiz biliyoruz.”

Ordu

ANKA Haber Ajansı