Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Önder Aksakal: “Sayın Bahçeli’nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur?”

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını kadim Türk devleti adına büyük talihsizlik olarak gördüklerini belirterek, “MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır. Sayın Bahçeli’nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK’lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur?” diye sordu.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, terör örgütü PKK ile bir barışın

(TBMM) – DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını kadim Türk devleti adına büyük talihsizlik olarak gördüklerini belirterek, “MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır. Sayın Bahçeli’nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK’lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur?” diye sordu.

Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılını geride bıraktığını belirtti. Savaşın, küresel jeopolitiği de kökten sarsabilecek bir boyuta ulaştığını ifade eden Aksakal, “Türkiye olarak bu savaş üzerine etkin bir misyon üstlenerek öncelikle ülkemize yönelik olmak üzere olası zararları en alt düzeyde tutmasını bilmiş, uygulanan dış politika hamlelerimizle de bölgede saygınlığımız ve güvenilirliğimiz bir kez daha muhataplarımızca teyit edilmiştir. Bu önemli bir başarıdır. Ancak diğer taraftan 40 yılı aşkın süredir başımıza musallat edilen PKK terörü ile mücadele, küresel emperyalizmin bölgemiz üzerindeki stratejilerini bir üst seviyeye taşıma planlarıyla farklı bir niteliğe bürünmektedir” dedi.

“Bölgemizde eşi benzeri görülmemiş bir yıkım süreci devam etmektedir”

Suriye’deki rejim değişikliği ile İsrail’in Gazze’de başlattığı işgal ve soykırımların, Lübnan topraklarına yönelik gasp girişiminin, ABD’nin bölgedeki ülkelerin sınırlarını yeniden çizme niyetini iyiden iyiye açığa çıkardığını söyleyen Aksakal, “İsrail’in, Amerika ile birlikte İran’ı hedef alan saldırılarının başlamasından önce Türkiye olarak olası risklere karşı iç cephemizin güçlendirilmesi amacıyla ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge’ stratejisi planlanmış, bu amaçla Gazi Meclis çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos 2025 tarihinden itibaren çalışmalarına başlayarak yoğun bir mesai sonrasında rapor hazırlamıştır. Ortaya konulan öngörüler çerçevesinde bölgemizde eşi benzeri görülmemiş bir yıkım süreci devam etmektedir” diye konuştu.

Aksakal, Türkiye’nin gelişmeleri en hassas şekilde takip ettiğine değinerek, şunları söyledi:

“Gerekli refleksleri anbean gösterebildiğimiz konusunda şüphemiz yoktur. Ancak, bugün geldiğimiz noktada gerek devletimizin ortaya koyduğu iyi niyet yaklaşımlarının karşılığı gerekse komisyon raporunda belirlenen şartlar terör örgütü PKK tarafından yerine getirilmediği gibi ısrarla ve inatla sözüm ona ‘barış tek kanatlı kuş değildir’ benzetmeleri yapılarak devletin ortaya koyduğu iradenin tartışılması zemininin yaratılmak istendiğine tanık oluyoruz. Öncelikle şu hususa bir kez daha dikkat çekmek isterim ki DSP olarak bizim olaya bakışımız; PKK elebaşının da kabullenmek mecburiyetinde kaldığı ‘ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açtığından ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır’ tespiti ile gelinen aşamanın geliştirilmesi kapsamında olup, devletin terör örgütüyle bir ‘barış imzalaması’ yönünde değildir.”

“MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır”

TBMM çatısı altında oluşturulan komisyon raporunun rehberliğine göre, bazı çevrelerce söylenen “Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşamasına geçildiği” noktasında olunmadığını ifade eden Aksakal, “Dolayısıyla evvelemirde ‘barış’ denilen diyaloğun birbiriyle küs taraflar arasında cereyan eden bir iletişim olduğunu herkesin bilmesi ve kabul etmesi gerekir. Oysa Türk milleti Kürt vatandaşlarımızla tarihinin hiçbir döneminde küs yaşamamıştır ki bugün bir barışma ihtiyacı duysun. Ortadaki sorun Türk-Kürt sorunu değil, doğrudan terör sorunudur. Bu yaklaşımın tam olarak yerine oturtulması ihtiyacı vardır” dedi.

Terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını da kadim Türk devleti adına büyük bir talihsizlik olarak gördüklerini belirten Aksakal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İkinci olarak da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından deklare edilen bir devlet yaklaşımı vardır, o da terör örgütü PKK ve bileşenleri, PYD/YPG/SDG/PJAK tamamen silahlarını teslim edecek, Avrupa’daki diasporası ve militanları da yüce Türk adaletine teslim olacaklardır. Bu şartlar devletimizin yetkili güvenlik kurumlarınca tespit ve tescil edildikten sonra yüce Meclis on binlerce insanımızın canına kast etmiş olan terör örgütü mensuplarının durumlarına göre gerekli yaklaşımı da yasal düzenlemelerle hayata geçirecektir. Biz bunu her seferinde söylemekten bıktık usandık, Gazi Meclis çatısı altında yuvalanmış PKK sözcüleri usanmadılar. Ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezasına hükümlü bir bebek katilini sürecin sözde ‘baş aktörü ve müzakerecisi’ konumunda tanımladıkları gibi utanmasalar kendisine İmralı’da külliye yapılmasını bile talep edecekler. Hadi bunların hayallerini ve çabalarını bir parça olsun anladık diyelim de, aynı frekanstan çağrılar yapmaya başlayan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır.

“Sadece Sayın Bahçeli’ye mi bildirdiler?”

Sayın Bahçeli’nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK’lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur? Mesela sözüm ona 5 Mayıs 2025 tarihinde topladıkları sözde kongrede ‘yaşasın Apo, yaşasın PKK’ diye tempo tutarak kendilerini feshettiklerini ilan eden Kandil’deki elebaşları inlerinden çıkarıldı da biz mi duymadık? Terör örgütünün Suriye kolu olan YPG/PYD/SDG unsurlarının Suriye’deki yeni yapılanmaya dair entegrasyonu tam olarak sağlandı da bunu sadece Sayın Bahçeli’ye mi bildirdiler? Daha üç gün önce ABD Başkanı Trump, ‘İran’daki protestoculara verilmek üzere Kürt milislere silah verdik, onlar da kendilerinde tuttular’ diye açıklama yaptı, PKK türevleri de buna karşılık güya yalanlama açıklaması yaparak ‘Bizdeki silahlar 47 yıllık’ dediler. Hadi Trump’a değil, onlara inanalım, demek ki silahlar henüz teslim edilmedi. O zaman bu telaş ve acele niye? Daha düne kadar şehit cenazelerinde toplumu galeyana getirip ‘şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganı attıranların bugün DEM Partililerden daha hevesli olarak sergiledikleri sözde barış söylemlerine açıklık getirmeleri gerekmez mi?”