Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesi, Samsun’da eğitim sendikaları tarafından protesto edildi

Samsun’da Eğitim Sen, Eğitim İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in, bir öğrenci tarafından bıçaklı saldırı sonucu öldürülmesini yürüyüş yaparak protesto etti. Samsun Öğretmenevi önünden başlayan yürüyüş, Mecidiye girişindeki müze önünde yapılan açıklamayla sona erdi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı.

Samsun’da Eğitim Sen, Eğitim İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası

Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) – Samsun’da Eğitim Sen, Eğitim İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in, bir öğrenci tarafından bıçaklı saldırı sonucu öldürülmesini yürüyüş yaparak protesto etti. Samsun Öğretmenevi önünden başlayan yürüyüş, Mecidiye girişindeki müze önünde yapılan açıklamayla sona erdi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı.

İstanbul Çekmeköy’deki okulda, öğretmen Fatma Nur Çelik’in, bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu öldürülmesi, bir başka öğretmen ile öğrencinin ise yaralanması Samsun’da da protesto edildi.

Eğitim Sen, Eğitim İş ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri’nin ortak protestosunda, açıklama Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan tarafından okundu.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Ancak açıkça ifade ediyoruz, bu saldırı münferit değildir. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak kalıcı ve önleyici politikaları hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi gerekmektedir. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef hâline getirmektedir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.

Buradan başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz, okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.”

“Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?”

Eğitim-İş Samsun Şube Örgütlenme Sekreteri Erhan Altun da açıklamasında, şöyle konuştu:

“Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! Öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?”

“Öğretmen emeğinin değersizleştirilmesi şiddetin ve kaosun zeminini güçlendirmektedir”

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, okullarda artan şiddetin yalnızca kamu okullarının değil, özel öğretim kurumlarının da sorunu olduğunu belirterek, “Güvenlik önlemleri yetersizdir. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri birçok kurumda kağıt üzerinde kalmaktadır. Eğitim emekçileri hedef gösterildikçe, değersizleştirildikçe ve yalnızlaştırıldıkça şiddetin zemini büyümektedir. Bizler güvenli, sağlıklı ve bilimsel bir eğitim ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir lütuf değil, haktır. Okullar ticarethane değil, eğitim kurumudur. Öğretmenler ucuz iş gücü değildir. Eğitim sisteminin piyasalaştırılması, öğretmen emeğinin değersizleştirilmesi ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması şiddetin ve kaosun zeminini güçlendirmektedir” dedi.