Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Numan Kurtulmuş Valiler Buluşması’nda konuştu: Yarın kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuz büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak yüklendiğimiz tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yarın yapılacak toplantıda hazırlanan ortak raporu görüşeceğini ve ardından komisyonun çalışmalarını sonlandıracağını belirterek, “Yarın kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte, büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklendiğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir” dedi. Kurtulmuş, “Türkiye’de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır. Bu tarihi süreçte de üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun

 

(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yarın yapılacak toplantıda hazırlanan ortak raporu görüşeceğini ve ardından komisyonun çalışmalarını sonlandıracağını belirterek, “Yarın kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte, büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklendiğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir” dedi. Kurtulmuş, “Türkiye’de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır. Bu tarihi süreçte de üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen Valiler Buluşması’nda yaptığı konuşmada, TBMM’nin, milli iradenin tecelligahı, Türkiye demokrasisinin kalbi olduğunu söyledi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun toplantılarının da bu salonda gerçekleştirildiğini aktaran Kurtulmuş, “Ümit ederim ki yarın son toplantısını yaparak komisyon çalışmalarımızı, raporumuzu nihayete erdirmiş olacağız” diye konuştu.

Valilik makamının, devletin en önemli makamlarından, devletin taşrada görünen yüzü olduğuna işaret eden Kurtulmuş, “Vali, sırça köşkünde oturan, halka tepeden bakan, halktan ayrı bir yönetici sınıfının temsilcisi, eski anlayışla yönetici elitlerin ildeki temsilcisi değil, halkın vicdanının ve irfanının devlete yansıyan yüzüdür. Bu şekilde valilerimizin üzerine, özellikle yeni dönemde büyük sorumluluklar düştüğünü görüyorum. Arkadaşlarımızın bu dönemin şartlarına uygun, bu anlayış içerisinde bunları yerine getirmekte olduğunu görmekten de büyük bir memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Dünyada büyük değişimlerin, büyük türbülansların yaşandığı bir süreçten geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmelere işaret etti. Kurtulmuş, “Özellikle son dönemlerde yaşadığımız bazı gelişmeler, sadece bir tesadüften ibaret değildir. Venezuela Devlet Başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi ‘kuralsızlık dönemi’nin alarm veren çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının artık ahvaliadiyeden bir hale gelmesi uluslararası sistemin işlemediğini ve bundan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir” şeklinde konuştu.

Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

Hem küresel olarak hem de bölgesel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır. Güçlü olmak, güçlü ve büyük bir Türkiye’den bahsetmek, Cumhuriyetimizin ikinci asrında sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’nin yüzyılı haline getirmek sadece bir slogan değil, sadece ideolojik bir tercih değil, milli bir zorunluluktur. Bu dünyada sözünüzle birlikte bileğiniz de güçlü değilse artık ayakta durmanız mümkün değildir. Bu coğrafyada sözünüzle birlikte kurduğunuz bütün ilişkileriniz güçlü değilse ayakta durmanız mümkün değildir. Onun için diyoruz ki güçlü Türkiye’den kastımız da sadece ekonomik olarak güçlü, sadece siyasal olarak güçlü, sadece askeri olarak güçlü Türkiye değil, her alana güçlü olan bir Türkiye’dir. Bunu kurmanın ilk yolu ise önce içerde devlet-millet kaynaşasını sağlamak, içerde o yaygın ve bilinen tabiri ile ‘iç kalemizi’ tahkim etmek, ayrılığı gayrılığı ortadan kaldırmak, ayrılığa gayrılığa gidecek yolların önünü kapatmaktır. Bunun için Türkiye’de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır ve ümit ediyorum ki bu tarihi süreçte de üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz.”

“İçerde birliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir süreç başlamıştır”

Emperyalistlerin bütün siyasi manevralarının, bütün askeri güçlerinin ve ekonomik kabiliyetlerinin bu bölge halklarını birbirine düşman etmeye yetmediğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Şimdi yeni bir dönem başındayız. Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan, bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini, Türkiye tamamıyla çözecek ve içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır, çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür, ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte, büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir.”

“Türk’ün, Arap’ın ve Kürt’ün geçmişi ayrı olmadığı gibi geleceği de ayrı değildir”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye’de yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte, Suriye’de halklar arasına mesafe koyan anlayışın ortadan kaldırıldığını belirterek, yeni yönetimin Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını attığını dile getirdi.

“Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar kardeşçe, aynı bayrak ve ideal altında yaşar, bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş olur” diyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri ortadan kalkarak silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alır ve bu ülkenin ekonomik kalkınması yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi, Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birliğin ve beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de Suriye’nin de bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz. Ümit ediyorum bütün bu gelişmeler, bölgedeki bütün halkları zaten kaderdaş olan, zaten aynı coğrafyanın paydaşı olan, zaten aynı inancın mensupları olan bu bölge halklarının bir arada, barış içerisinde kardeşçe yaşamasına imkan sağlar.

Türk’ün, Arap’ın ve Kürt’ün geçmişi ayrı olmadığı gibi geleceği de ayrı değildir. Bu ortaklık ve kaderdaşlık içerisinde yolumuza devam edeceğiz ve ülkemizin ortaya koymuş olduğu ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle birlikte de ümit ve temenni ediyorum ki uluslararası ilişkiler bakımından da ders mahiyetinde okutulacak, ‘Türkiye modeli’ adını vereceğimiz bir model, bütün dünyaya örnek olacaktır.”

“Türkiye kendi sorununu çözmek için üçüncü bir göze ihtiyaç duyan bir ülke değildir”

Türkiye’nin, kendi içindeki meseleyi çözmek için bir yabancının himmetine muhtaç olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, “Türkiye, kendi sorununu çözmek için üçüncü bir göze ihtiyaç duyan bir ülke değildir. Türkiye, ekonomik, siyasi ve kültürel gelişmesini, kalkınmasını sağlamak için başkalarının yardımına muhtaç bir ülke hiç değildir. Türkiye, güçlü bir ülkedir, hedefleri büyük olan bir ülkedir. Millet olarak tarihin nice badirelerinden geçmiş, yoğrulmuş, sağlamlaşmış bir millet olarak yoluna devam eden bir ülkedir” dedi.

Kurtulmuş, dünyanın büyük değişimler yaşadığı, güçlünün ayakta kalmasının mukadder ve muhtemel göründüğü bu dönemde, Türkiye’nin sadece kendi ayakları üstünde kalmayı değil, aynı zamanda mazlum milletlerin de ayakta ve hayatta kalmasını sağlayacak bir büyük güce ve iktidara kavuşmasını ümit ettiğini söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, programın sonunda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, milletvekilleri ve valilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.