(TBMM) – CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Kürsü işgalini yapan AKP grubu. Duymayan, görmeyen varsa bir daha görsün. Meclis Başkanı’nı dinledim şimdi, şaşırdım. Meclis Başkanı, Meclis kürsüsünü işgal edenin AKP grubu olduğunu görmemiş mi? Duymamış mı? Bakmamış bu tutanağa? Nasıl olur böyle bir şey? Bu demokrasi açısından kabul edilemezmiş. Demokrasi açısından 14 ay İstanbul’da görev yapıp, 16 seçilmiş belediye başkanını, başta bizim Cumhurbaşkanı adayımızı, hiçbir somut delil olmaksızın tutuklamakla siyasi operasyon yapmak demokrasiye sığıyor mu, Sayın Meclis Başkanı? Bununla ilgili söyleyeceğin tek kelimen var mı senin? Türkiye’de demokrasi diyorsun, barış diyorsun, komisyon diyorsun. Biz de oradayız. Evet. Ama bir kere de İstanbul’da yapılanlar yanlıştır deyin” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında yaklaşık 17 milyon emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini belirtti. En düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasının yetersiz olduğunu vurgulayan Emir, bu düzenlemeyi sosyal devlet ilkesine aykırı bularak Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını hatırlattı. Anayasa Mahkemesi’nin yürütmenin durdurulması talebini reddetmesini eleştiren Emir, emeklilerin durumunun telafisi güç sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Emir, CHP olarak davanın takipçisi olacaklarını ve emekliler haklarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
“Akın Gürlek’i İstanbul’da ne yaptıysa aynısını Türkiye’de yapsın diye bakan yaptılar”
Murat Emir, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’ın “Akın Gürlek kimdir?” başlıklı video nedeniyle 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasını eleştirdi. Akın Gürlek’in siyasi kimlikle hareket ettiğini savunan Emir, Gürlek’in İstanbul’da seçilmiş belediye başkanlarına yönelik delilsiz tutuklamaların mimarı olduğunu ileri sürdü. Gürlek’in Adalet Bakanı yapılmasının siyasi operasyonların ülke geneline yayılacağının göstergesi olduğunu belirten Emir, HSK Başkanı sıfatıyla yargı bağımsızlığının fiilen ortadan kalktığını ifade etti. Türkiye’de tüm atamaların siyasallaştığını söyleyen Emir, 2017 Anayasa değişikliğiyle tek adam rejiminin kurulduğunu, bugün gelinen noktada ise demokrasinin kalan son unsurlarının da tasfiye edildiğini dile getirdi.
“Olayı magazinleştiriyorlar”
“Ali Mahir Başarır’ın canlı yayında dün akşam, ‘Arkada başkanlık divanının arkasında bir araya geldik, Akın Gürlek’le de el sıkıştık, anlaşmıştık’ ifadeleri var. Siz de oradaydınız, grup başkanı olarak. Orada neler yaşandı? Yani oradaki gözleminiz nedir, daha doğrusu yaşananlar nelerdir? Aynen öyle mi oldu?” şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi:
“Böyle kritik günlerde nöbetçi grup başkanvekili bendim ama diğer grup başkanvekilleri de Genel Kurul çalışmalarına katılırlar. Zor günlerde Ali Mahir Bey’in de orada olması son derece değerliydi. Ali Mahir Bey ile ilgili olarak oradaki diyalog sırasında ben orada yoktum. Ama ben genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bakın, orada biz özellikle Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının demokratik hukuk devletine bir meydan okuma olduğunu, Anayasa’ya aykırı olduğunu, İçtüzük’ün ihlal edildiğini ve bu dayatmayı Meclis’in kabul etmeyeceğini vurguluyoruz. Bunu Genel Kurul’da vurguluyoruz, basın önünde vurguluyoruz. Türkiye’nin her yerinde vatandaşlarımız rahatsız. Arkadaki görüşmelerde de bunları söylüyoruz. Bir kısım görüşmeyi Ali Mahir Bey’le birlikte biz yaptık ve hiçbir şekilde bu dayatmayı kabul etmeyeceğimizi ısrarla ifade ettik. Burada bir çarpıtmaya, bir dezenformasyona, bir bulanıklık yaratmaya gerek yok. Biz sürecin hiçbir yerinde bu dayatmayı kabul etmeyeceğimizi, bu atamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bu şekilde yemin edilmesinin Anayasa’yı çiğnemek olacağını söyledik. Daha fazlası yok. Dolayısıyla kendilerince Akın Gürlek’i savunamıyorlar. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasını savunamıyorlar. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı atanmış olmasının, yani siyasi bir kimliğe tekrar büründürülmüş olmasının, İstanbul’daki 14 aylık operasyonun tamamen siyasi olduğunun itirafı olduğunu kabul etmek ve söylemek istemiyorlar. Olayı magazinleştiriyorlar. İşin magazinine bakmasınlar. Burada CHP grup başkanvekilleriyle, grubuyla, genel başkanıyla nettir, açıktır ve tavrını herkes görmüştür. Tüm muhataplarımız, görmeleri gereken yerde de aynı tavrı görmüşlerdir ve görmeye devam edeceklerdir.
Emir, “Siz orada yeminlerin Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ederken iki bakan da oradaydı. Buna bir tepkileri var mıydı?” sorusunu da, “Ben onlara bakmadım bile. Oturup bakanlarla bir konuşmuşluğumuz yok bizim. Arkaya gideriz, muhataplarımızla görüşürüz. Muhataplarımız bize bir şey söyler, biz onlara bir şey söyleriz. Bunu ilk defa yapmıyoruz. Her bir Genel Kurul çalışmasında öncesinde defalarca yaparız. Bakın, şimdi birazdan ben Danışma Kurulu’na gideceğim. Bütün grup başkan vekilleri, Meclis Başkan Vekili başkanlığında bugünü nasıl planlayacağımızı konuşacağız. Bunu her gün yapıyoruz” diye yanıtladı.
Emir, kavgada yaralanan CHP’li milletvekillerinin sağlık durumunda hiçbir sıkıntı olmadığını söyledi. Emir, “Siz AK Parti’li milletvekillerinin sağlık durumuna bakın” diye konuştu.
Emir, “Biz AK Partililerin o kadar güvenilmez insanlar olduklarını gayet iyi biliriz. Dolayısıyla biz ne yapacağımızı onlara önceden söylemediğimiz gibi onların da sonrasında söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi aktaracaklarını çok iyi biliriz” ifadesini kullandı.

