Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17’nci yılında anıldı… Mustafa Destici: “Yazıcıoğlu’nun çizgisinden asla ayrılmadık ve ayrılmayacağız”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17’nci yılında Ankara’da anıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, anma programında, “Tanıdığımız ilk günden şehadetine kadar şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanındaydık bugün de onun ilkelerinin yanında ve davasının yolundayız. İnandıklarımızın, doğru bildiklerimizin, doğrunun ve doğruluğun yanındayız. Onunla birlikteyken de onu kaybettikten sonra da Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisinden asla vazgeçmedik, asla ayrılmadık ve katiyen de ayrılmayacağız. Bu duygularla yaşayacak ve bu duygularla öleceğiz” açıklamasında bulundu.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının

(ANKARA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17’nci yılında Ankara’da anıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, anma programında, “Tanıdığımız ilk günden şehadetine kadar şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanındaydık bugün de onun ilkelerinin yanında ve davasının yolundayız. İnandıklarımızın, doğru bildiklerimizin, doğrunun ve doğruluğun yanındayız. Onunla birlikteyken de onu kaybettikten sonra da Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisinden asla vazgeçmedik, asla ayrılmadık ve katiyen de ayrılmayacağız. Bu duygularla yaşayacak ve bu duygularla öleceğiz” açıklamasında bulundu.

Kahramanmaraş’ta 25 Mart 2009’da helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden BBP Kurucu Genel Başkanı Yazıcıoğlu, vefatının 17’nci yılında partisi tarafından Ankara’da düzenlenen programla anıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, burada yaptığı konuşmada, Muhsin Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet dileyerek, şöyle devam etti:

“Muhsin Yazıcıoğlu bizim sadece genel başkanımız değildi. O bizim varlığı, yokluğu, mutluluğu, hüznü, inançlarımızı, ideallerimizi, hayallerimizi, sevgilerimizi paylaştığımız kader arkadaşımız, yol arkadaşımız ve dava arkadaşımızdı. Kararlılıkla ifade etmek istiyorum ki: Tanıdığımız ilk günden şehadetine kadar şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanındaydık bugün de onun ilkelerinin yanında ve davasının yolundayız. İnandıklarımızın, doğru bildiklerimizin, doğrunun ve doğruluğun yanındayız. Onunla birlikteyken de onu kaybettikten sonra da Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisinden asla vazgeçmedik, asla ayrılmadık ve katiyen de ayrılmayacağız. Bu duygularla yaşayacak ve bu duygularla öleceğiz.

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, hiçbir zaman kararlarını fayda-zarar hesabına veya politik gerçekliklere göre vermedi. Muhsin Yazıcıoğlu, profesyonel bir siyasetçi değildi. Bunu kendisine de hakaret sayardı. Biz de onun hatırasına hakaret sayarız. Biz arkadaşları, kardeşleri her kararını vicdanına, imanına ve ahlakına göre verdiğine de şahitlik ederiz. Kendine dair hiçbir hesabı olmamıştır. Her adımını ülkesine, milletine, inançlarına duyduğu sevdaya attı.”

“Zorbalık bitti ve kız çocuklarımız başı açığıyla, başı kapalısıyla kardeşçe üniversitede okuyor”

Yazıcıoğlu’nun hayallerinden bazılarının bugün gerçek olduğunu ifade eden Destici, şunları kaydetti:

“Hep hatırladığımız; ‘Bir hayalim var, bütün vatandaşlarımızın ay yıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum. Bir hayalim var, başını örtenle açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız, kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum’ diyordu. 1980’li, 1990’lı yıllarda üniversitelerde kız çocuklarımızın başı kapalısıyla, başı açığıyla kardeşçe yaşamasına müsaade etmediler. Zorla başlarını açtırdılar. Ama bugün elhamdülillah zorbalık bitti ve kız çocuklarımız başı açığıyla, başı kapalısıyla kardeşçe üniversitede okuyor, devlet dairelerinde çalışıyor, hatta polis ve asker olarak görev yapıyor. Yani Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir hayali gerçekleşti inşallah.

Ne diyor yine? ‘Bir hayalim var, bütün vatandaşlarımızın, Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si, Sünni’si ayrım olmadan zengin, fakir, yoksul ayrıcalığı görülmeden imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum’ diyordu. ‘Bir hayalim daha var’ diyordu. O da neydi? Kısacası ‘Balkanlardan Çin Seddi’ne kadar Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar kaynaşmış ve birleşmiş bir Türk dünyası hayal ediyorum’ dedi. O da Türk Devletleri Teşkilatı ile birlikte kısmen de olsa gerçekleşti ve inşallah nihayete de erecektir.”

“Onun hiçbir zaman kendi çıkarları olmadı”

Destici, Yazıcıoğlu’nun hayatı boyunca doğruluğun bedelini ödemeye razı olduğunu dile getirerek, “Hiçbir sermaye grubuyla, hiçbir çıkar odağıyla, hiçbir yabancı güçle, hiçbir gayrimeşru faaliyetle yan yana, iltisaklı ya da irtibatlı olmadı. Çünkü onun hiçbir zaman kendi çıkarları olmadı. Onun inandıkları doğruları ve dava arkadaşları vardı. İnandıklarından da, doğrularından da dava arkadaşlarından da hiçbir zaman vazgeçmedi. Vazgeçenlerden bile vazgeçmedi. Vazgeçenlere bile müsamaha ile yaklaştı. Geçmiş günlerin hatırını gözetti” diye konuştu.

“Türkiye onun vefatıyla hesapsız, dosdoğru, ahlak abidesi bir evladını, bir mensubunu kaybetti”

Yazıcıoğlu dosyasının kapanmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Destici, “Muhsin Yazıcıoğlu’nu kaybettiğimiz günden bugüne tam 17 yıl geçti. Türkiye, Türk milleti, Türk milliyetçileri onun vefatıyla hesapsız, dosdoğru, ahlak abidesi, şahsiyet abidesi bir evladını, bir mensubunu kaybetti. 25 Mart 2009’dan, yani şehadete yürüdüğü günden bugüne onun ve arkadaşlarımızın şehadet süreçlerinin hukuk içinde takipçisi olduk. Bu süreçte soruşturma dosyasına biri 2014, biri 2016’da olmak üzere 2 kez takipsizlik kararı verildi. Her 2 takipsizliği de gerekli müracaatları, hukuki gerekçeleri sunarak kaldırttırdık. Dosyanın kapatılmasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes bundan emin olsun” dedi.