Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mimar Kemal Ortaokulu’nun kapanma kararına öğrenciler ve velilerden tepki: “Okulumuza dokunmayın, eğitim hakkımızı almayın”

Mimar Kemal Ortaokulu’nun “eğitim ve öğretime elverişli olmadığı” gerekçesiyle Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne devredilmesine tepki gösteren veliler, “Çocuklarımızın psikolojisi, eğitim düzeni ve gelecek kaygısı hiçe sayılmaktadır. Biz veliler olarak talebimiz açık ve nettir, okulumuz kapatılmamalıdır” dedi. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “12 yaşındaki çocukları kendi okullarına sahip çıkmak için isyan ettiren bir anlayış bu ülkeye bir güzellik getirebilir mi” diye sordu. ANKA Haber Ajansı’na dert yanan veli de “Hem arkadaşlarından ayrılacağı için hem öğretmenlerinden ayrılacağı için hem de okulundan ayrılacağı için bu psikolojiyle yeni bir okula adapte olacağını zannetmiyorum” şeklinde konuştu. 

Mimar Kemal Ortaokulu'nun "eğitim ve öğretime elverişli olmadığı" gerekçesiyle Çankaya

Haber: Hilal ACAR / Kamera: Eylem Ladin DEĞER

(ANKARA) – Mimar Kemal Ortaokulu’nun “eğitim ve öğretime elverişli olmadığı” gerekçesiyle Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne devredilmesine tepki gösteren veliler, “Çocuklarımızın psikolojisi, eğitim düzeni ve gelecek kaygısı hiçe sayılmaktadır. Biz veliler olarak talebimiz açık ve nettir, okulumuz kapatılmamalıdır” dedi. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “12 yaşındaki çocukları kendi okullarına sahip çıkmak için isyan ettiren bir anlayış bu ülkeye bir güzellik getirebilir mi” diye sordu. ANKA Haber Ajansı’na dert yanan veli de “Hem arkadaşlarından ayrılacağı için hem öğretmenlerinden ayrılacağı için hem de okulundan ayrılacağı için bu psikolojiyle yeni bir okula adapte olacağını zannetmiyorum” şeklinde konuştu.

Kızılay’da bulunan 99 yıllık Mimar Kemal Ortaokulu’nun “eğitim ve öğretime elverişli olmadığı” gerekçesiyle idari binaya dönüştürülmesine karar verildi. Okul binasının Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne devredilmesi kararına tepki gösteren öğrenci ve veliler, okul önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına, CHP Ankara Milletvekili Aliye Ayşe Timisi, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, eski Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan da destek verdi.

Öğrenciler, “Okulumuza dokunmayın, eğitim hakkımızı almayın”, “Okulumuzu vermeyiz” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları atarken, hazırladıkları “Bu okul yıkılmayı haketmiyor”, “Okulumuzu almanızı istemiyoruz, terk etmiyoruz”, “Bu kapı kapanırsa umutlar kapanır. Okul değil hayat kapatıyorsunuz”, “100 yıllık tarihi eserimiiz vermeyeceğiz”, “Karar sizin gelecek bizim” yazılı dövizleri taşıdı.

Çelik: “Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, çözümü bir okulu kapatmakta bulması kabul edilemez”

Veliler adına basın açıklamasını okuyan veli Handan Çelik, şunları söyledi:

“Bu karar, bir asırlık eğitim kültürünün, bir hafızanın ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır. Saraçoğlu Projesi kapsamında binasını kaybeden Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, çözümü bir okulu kapatmakta bulması kabul edilemez. Kamuoyunda ve veliler arasında oluşan güçlü kanaat şudur ki, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kızılay’da hizmet verme ısrarı ve personelin bu bölgede çalışma isteği, bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri olarak görülmektedir. Eğitim gibi hayati bir konuda, idari konforun çocukların eğitim hakkının önüne geçmesi kabul edilemez. Son yıllarda bu kararın zemini bilinçli şekilde hazırlanmıştır, sınıf mevcutları yapay olarak artırılmış, sınıflar boşaltılarak ‘okul mevcudu az’ algısı oluşturulmuş, ana sınıfı kapatılmış, bilişim sınıfı kaldırılmış, özel eğitim sınıfı bodrum kata taşınmış, okulun bakım ve iyileştirme çalışmaları bilinçli şekilde ihmal edilmiştir. Eğitim kalitesini artırmakla yükümlü olan bir kurumun, bir okulu işlevsiz hale getirerek kapatmaya zemin hazırlaması kabul edilemez bir durumdur.

Kapatma gerekçesi olarak ‘Kızılay bölgesinin öğrenciler için uygun olmadığı’ iddia edilmektedir. Oysa burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinin merkezi, en güvenli noktalarından biridir. Okulumuz; bakanlıklara, resmi kurumlara ve güvenlik noktalarına birkaç yüz metre mesafededir. Yüzlerce özel okul ve eğitim kurumu aynı bölgede faaliyet göstermeye devam ederken, devlet okulunun ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir. Devletimiz 99 yıldır okulumuzun öğrencilerini korumuş, yüzyıllar boyunca da koruyabilecek güce sahiptir. Bugün burada sormak istiyoruz, ‘Bu okul kapatılırsa, 350 öğrenci nereye gidecek?’ Üstelik bu karar, öğrencilerimizin sınav haftasında gündeme getirilmiştir. Çocuklarımızın psikolojisi, eğitim düzeni ve gelecek kaygısı hiçe sayılmaktadır. Biz veliler olarak talebimiz açık ve nettir, okulumuz kapatılmamalıdır. Okul bahçesi, otopark değil, çocukların oyun alanı olarak korunmalıdır.”

Irmak: “Sizin göreviniz okul kapatmak değil, okul açmak olmalı”

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da Milli Eğitim Bakanlığı’na tepki göstererek, şöyle konuştu:

“Çok açık ki bir cumhuriyet mimarisi olan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun önemli demokratik değerlerine, siyasetine ve sanatına yön veren bir bütün olarak bir hafızayı, bir tarihi yok etmek istiyorsunuz, bunun başka bir izahı olamaz. Okullar sadece duvarlardan ibaret değildir. Okullar, onlara ruh veren çocukların, tarihin ve arka planındaki büyük bir marifetin ve büyük bir eğitimin yer bulduğu alanlardır. O yüzden buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne çağrımızdır, ‘Sizin göreviniz okul kapatmak değil, okul açmak olmalı.’ Ama son yıllarda açtığınız ve çoğalttığınız tek okul türü imam hatiplerdir. Bunun dışındaki, bu ülkenin ve bu halkın hafızası olan, geleceği olan, akademide çok önemli yerleri bulunan okulları kapatmakla meşgulsünüz. Velilerimizle birlikte, çocuklarla birlikte, eğitim emekçileriyle birlikte bu okulun hem tarihi hafızasının hem de yetiştirdiği değerlerin unutulmaması adına hep beraber buraya sahip çıkacağız.”

Özbay: “Bu kadar plansız, bu kadar liyakatsiz bir anlayış çocuklarımızı isyan ettirir hale geldi”

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay da tepkisini şu ifadelerle anlattı:

“Bakın, aslında bir siyasi iradenin toplumla ilgili düşüncesinin en büyük kanıtı eğitime nasıl yaklaştığıdır. Bir siyasi iktidarın ülkenin geleceğiyle ilgili ne düşündüğünü, ne yapmak istediğini gösteren en somut belge budur. 99 yıllık bir okul… Yani bir kültürel miras. Dün bu okulda çocuklar sıra taşımak zorunda kalıyor, ‘hadi çocuklar gidiyorsunuz’ dediler çocuklara. Bu ülkeye bundan daha büyük bir kötülük ne olabilir? 12 yaşındaki çocukları kendi okullarına sahip çıkmak için isyan ettiren bir anlayış bu ülkeye bir güzellik getirebilir mi? Okul yapması gereken, okulu boşaltıyor. Devleti devlet yapan planlamasıdır. Bu kadar plansız, bu kadar liyakatsiz bir anlayış maalesef bugün çocuklarımızı, velilerimizi de isyan ettirir hale gelmiştir. Biz okulumuza sahip çıkacağız.”

Timisi: “Koskoca Milli Eğitim Bakanlığı’nın hiç mi yeri yoktu da Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü buraya taşıyorsunuz?”

CHP Ankara Milletvekili Aliye Ayşe Timisi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek şunları söyledi:

“Ey Milli Eğitim Bakanı, her yerde çocukların nasıl korunacağını, onlara nasıl eğitim verileceğini, onları çok iyi yetiştireceğinizi hem Meclis’te hem bulunduğunuz her ortamda söylüyorsunuz. Çok merak ediyorum Sayın Bakan, acaba Mimar Kemal Ortaokulu’nun yerini gördünüz mü Oturduğunuz yerden okulları kapatmak size çok kolay geliyor. Koskoca Milli Eğitim Bakanlığı’nın hiç mi yeri yoktu da Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü buraya taşıyorsunuz? Hiç mi yer bulamadınız? Elbette var ama hedefiniz belli, Cumhuriyet değerlerini yok etmek. Buna kesinlikle izin vermeyeceğiz.”

“Çocuklarımızın eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız”

Basın açıklamasının ardından ANKA Haber Ajansı’na konuşan veliler okulun kapanma kararına sitem etti. Bir veli okulun kapanmasını istemediğini belirterek, “Daha önce Namık Kemal Okulu da kapatıldı. Bu da kapatılınca buradaki insanların çocukları eğitime ulaşmak için daha fazla çaba harcayacaklar. Başka ülkelerde bu tür okullar gelenekselleştirilip yaşatılmaya çalışılırken bu okulun kapatılması, kentin hafızasının yok edilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla okulumuzun boşaltılmamasını, kapatılmamasını, taşınmamasını istiyoruz. Çocuklarımızın eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız” dedi.

Bir başka veli de iş yerine yakın olduğu için kızını Mimar Kemal Ortaokulu’na yazdırdığını ifade ederek, “Kendi kızım adına konuşayım şu an hissettiği, ‘Ne yapacağım anne? Arkadaşımdan ayrılmak istemiyorum. Nasıl olacak? Nereye gideceğiz?’ Çünkü alıştıkları bir ortam var, bir arkadaş çevresi var. Benim için en önemli şeylerden biri de bu. Yedinci sınıfa geçecek, bir sınav grubu olacak ve farklı bir ortama gidecek. O ortama nasıl uyum sağlayacak? Sayın yetkililer, lütfen kendi çocuğunuzun yerine koyun. Siz olsanız ne yaparsınız? Hiç bu soruyu kendinize sordunuz mu, burayı kapatma kararı alırken” diye sordu.

“Her türlü tedbiri alıp, bütün imkânlarımızla bu okulun kapatılmaması için seferber olmuş durumdayız”

Bir başka veli de “Başkent’in merkezinde, tarihi önemi olan bir okul. Evimize yakın, eğitimcilerimizi çok seviyoruz. Okulumuzu çok seviyoruz ve çocuğum seneye LGS sınavına girecek, üzülüyor. Bu psikolojiyle nasıl başarı sağlayacak, onu düşünüyoruz. Kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Hem arkadaşlarından ayrılacağı için hem öğretmenlerinden ayrılacağı için hem de okulundan ayrılacağı için bu psikolojiyle yeni bir okula adapte olacağını zannetmiyorum ve başarılı olacağını da düşünmüyorum” ifadesini kullandı.

Başka bir veli de itiraz dilekçesi hazırladıklarını ve imza topladıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Başkent’in, Kızılay’ın çok önemli bir konumunda ve güvenilirlik anlamında da çevresinde çevik kuvvetten tutun birçok güvenlik önleminin bulunduğu, güvenlik gerekçesi açısından neredeyse sıfır problemin olduğu tek okul. O okulu bizden almak istiyorlar. Ve bu karar, okulun haziran ayında kapanacağı şeklinde. Dün bize bildiriliyor ve çocuklara sıra taşıttırılıyor. Bu çocukların önümüzdeki hafta sınavları var. Psikolojik açıdan nasıl etkileneceklerini düşünmüyorlar. Ben kendi çocuğum açısından söyleyeyim, dün akşam çok ağladı. ‘Baba, biz ne yapacağız? Bizi nereye gönderecekler’ diye soruyor. Nereye gönderilecekleri belli değil. Adeta ‘başınızın çaresine bakın’ der gibi bizi ortada bırakıyorlar. Okul açılması gereken bir dönemdeyiz. Biz de veliler olarak elimizden gelen her şeyi yapacağız. Her türlü tedbiri alıp, bütün imkânlarımızla bu okulun kapatılmaması için seferber olmuş durumdayız.”