Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Milyonları etkileyen omurga sorunlarında kişiye özel cerrahi dönemi

Türkiye’de her üç kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak üretken yaş grubunu etkileyen omurga hastalıklarında, kişiye özel planlanan tam kapalı (endoskopik) cerrahi yaklaşımlar öne çıkıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,”Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor” dedi.

Türkiye’de her üç kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak

(İSTANBUL) — Türkiye’de her üç kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak üretken yaş grubunu etkileyen omurga hastalıklarında, kişiye özel planlanan tam kapalı (endoskopik) cerrahi yaklaşımlar öne çıkıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,”Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor” dedi.

Türkiye’de bel fıtığı, boyun fıtığı, sırt fıtığı ve kanal darlığı gibi omurga hastalıkları, milyonlarca kişiyi etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, ülkedeki yetişkinlerin yaklaşık üçte birinin son bir yıl içinde bel ağrısı yaşadığını ortaya koyuyor. Toplumun ise yüzde 70-80’i hayatının bir döneminde bu sorunla karşılaştığını belirtiyor. Özellikle 30-50 yaş aralığında yoğunlaşan bu tablo; hareketsiz yaşam, masa başı çalışma, yanlış duruş ve yaşa bağlı disk yıpranması gibi faktörlerle daha da yaygınlaşıyor.

Kariyerinin erken döneminden itibaren endoskopik omurga cerrahisine odaklanan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,”Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor” diye konuştu.

Standart değil, hasta özelinde planlama

Omurga cerrahisinde aynı tanının her hastada aynı tedavi anlamına gelmediğine dikkati çeken Altınağ, fıtığın seviyesi, sinir baskısının derecesi, kanal darlığının yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi birçok değişkenin tedavi kararını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bu nedenle endoskopik (tam kapalı) bel, boyun ve sırt fıtığı ile kanal darlığı cerrahisinde standart kalıplar yerine hasta özelinde planlamanın öne çıktığını belirtiyor.

Son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte daha fazla gündeme gelen tam kapalı omurga cerrahisi, uygun hastalarda hedefe yönelik müdahale olanağı tanıyor. Bu yöntemde amaç, gereksiz doku hasarından kaçınarak sorunun bulunduğu bölgeye doğrudan ve kontrollü şekilde ulaşmak olarak öne çıkıyor.

İleri teknikler aynı merkezde değerlendiriliyor

Endoskopik cerrahide monoportal ve biportal yöntemlerin yanı sıra, farklı tam kapalı tekniklerin tek yerde uygulanabilmesi, Türkiye’de her merkezde mümkün olmayabiliyor. Bu yaklaşım, her vakada tek bir yönteme bağlı kalmadan, hastanın ihtiyacına en uygun tekniğin seçilmesine imkan sağlıyor.

Farklı teknikleri bir arada uygulayabilen sayılı merkezler arasında yer aldıklarını ve Türkiye’nin birçok ilinden hasta başvurusu aldıklarını belirten Altınağ, cerrahi planlamasını güncel görüntüleme sistemleri ve endoskopik teknolojiler doğrultusunda şekillendirdiklerini dile getirerek, “Omurga cerrahisinde önemli olan, tek bir yöntemi öne çıkarmak değil; hastanın ihtiyacına en uygun tekniği seçebilmektir. Endoskopik cerrahi, uygun vakalarda daha hedefe yönelik müdahale ve ameliyat sonrası sürecin daha konforlu yönetilmesi açısından önemli bir seçenektir” ifadesini kullandı.

Üretken yaş grubunda risk yüksek

Uygun hastalarda endoskopik cerrahi sayesinde aynı gün mobilizasyon, erken taburculuk ve günlük yaşama daha hızlı dönüş mümkün olabiliyor. Ancak bu avantajların sağlanabilmesi için hastaların doğru teknikle eşleşmesi kritik önem taşıyor. Cerrahi kararın yalnızca görüntüleme bulgularına göre verilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıtın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Türkiye’de omurga hastalıklarının özellikle 30–50 yaş aralığında yoğunlaşması, bu sorunun yalnızca bireysel sağlık değil, aynı zamanda işgücü ve yaşam kalitesi açısından da önemli bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, masa başı çalışma düzeni ve düşük fiziksel aktivitenin bu tabloyu hızlandırdığına dikkati çekerek “Bu çerçevede kişiye özel cerrahi yaklaşımlar, yalnızca tedavi başarısını değil, hastaların yaşam kalitesini ve günlük hayata dönüş sürecini de doğrudan etkiliyor” dedi.