Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
GÜNDEM

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: “Kendi hırsızlarını yok sayıp başkalarının peşine düşen bir anlayış bizi çukurda bırakmıştır”

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, ”Türkiye’de Mansur Yavaş’ı da benzeri bir hadiseyle eşleştirip kamuoyuna sunarsanız kimse size inanmaz. Melih Gökçek hala devletin evinde oturuyor, çıkmıyor. Kaç senedir belediye başkanı değil. Çıkmadığı halde hiç lafınız, sözünüz yok. Kendi hırsızlarını yok sayıp başkalarının peşine düşen bir anlayış bizi çukurda bırakmıştır. Türkiye ikili hukukla hiçbir yere varamaz, kalkınamaz, üretim yapamaz ve birliğini sağlayamaz” dedi.

(ANKARA) – Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, ”Türkiye’de Mansur Yavaş’ı da benzeri bir hadiseyle eşleştirip kamuoyuna sunarsanız kimse size inanmaz. Melih Gökçek hala devletin evinde oturuyor, çıkmıyor. Kaç senedir belediye başkanı değil. Çıkmadığı halde hiç lafınız, sözünüz yok. Kendi hırsızlarını yok sayıp başkalarının peşine düşen bir anlayış bizi çukurda bırakmıştır. Türkiye ikili hukukla hiçbir yere varamaz, kalkınamaz, üretim yapamaz ve birliğini sağlayamaz” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM konuşmasını ve ABD ziyaretini “Kahramanlık masalları oluşturma ve bir takım masalları iç siyasete alet etme” olarak nitelendiren Çayır, şöyle konuştu:

“Türkiye gerçekten anormal bir sürecin içerisinde debelenip duruyor. Bir tarafta Türkiye cennet diye tarif edenler öbür tarafta gerçekçi Türkiye’nin gerçek olmayan fotoğrafını ortaya koyanlar. Diğer yanda ise yani zorluk yaşayan, darlığı yaşayan, geçim derdine düşmüş, ocaklarında aşk pişirmek için binbir derde ve binbir düşünceye dalan ailelerin, emeklilerin, daha gelirlerinin, memurun, işçinin yaşadıkları ortadayken saygıdeğer hükümet ne yapıyor biliyor musunuz? Kahramanlık masalları oluşturma ve bir takım masalları iç siyasete alet etme peşine düşmüş vaziyette. Birleşmiş Milletler’de ve Amerika’da görüşmeler yapmak üzere Cumhurbaşkanı normal bir dış seyahat yapmakta. Bu seyahatten bir kahramanlık öyküsü çıkarma uğraşı neyin nesi? Birleşmiş Milletler’de Sayın Cumhurbaşkanı konuşmaları doğru. Söyledikleri genel anlamıyla kabullenebilir ve doğru işaret eden beyanlar. Peki elin insanı sormaz mı? Adalet talebini, adalet isteğini, insanlara aynı gözle bakmayı dışarıda ve içeride dünyanın beşten büyük olduğunu, hakikatin aslında insanın vicdanında doğduğunu beş ülkenin dünyaya hükmedemeyeceğini, böyle bir emperyal yaklaşımın kabullenemeyeceğini ifade ederken, adaletten hukuktan dem vururken, kendi ülkeni neden unuttunuz insan demez mi? Adaleti önce kendi ülkende, kendi muarızlarına, kendi muhaliflerine, kendin gibi düşünmeyenlere uygulama, orada yaşat demezler mi adama?

“Cumhurbaşkanı’nın Trump’tan bahsederken dostum demesini hangi vicdan sahibi”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ifadesiyle ‘Şu an barışı sağlayacak tek kişi Trump’ diyor. Neden böyle bir beyanda bulunuyor biliyor musunuz? Çünkü onun ifadesiyle söylüyorum. ‘Biz İsrail’e silah vermiyoruz. Silah verenler bu savaşı durdurabilir’ Silahı kim veriyor? ABD. Onları cesaretlendiren kim? ABD. Onlara hamilik yapan kim? ABD. BM’de yüzlerce ülke İsrail’i durdurmak için vahşeti durdurmak için el kaldırırken o ellerin hiçbirini göz dikkate almayıp göz ardı eden veto eden kim? Trump’ın kendisi. Trump böyle bir cani, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın Trump’tan bahsederken ‘dostum’ demesini hangi vicdan sahibi, hangi Türk insanı bu coğrafyanın insanı içine sindirebilir? Sizin dostum dediğiniz adamın eli kanlı ve Müslümanların kanı var ellerinde. Trump’la görüşme ayarlandı diye bir haftadır sanki büyük bir iş başarmış gibi iç kamuoyuna birtakım mesajlar veriyor AKP. İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin iç kamuoyuna olup biteni bambaşka bir havayla, bambaşka bir üslupla aktarmaya çalışıyor. İçerideki zorlukları, içerideki yoklukları, yanlışları yok etmek için dışarı bir masal, bir kahramanlık fısıltısıyla toplumu yönlendirmeye çalışıyorlar.”

“Türkiye hukuk ülkesi olmaktan çıkmıştır”

Türkiye’nin “bataklığın ortasında” olduğunu ileri süren Çayır, 23 yıl sonra enflasyonun yüzde 40’ı gördüğünü belirterek, açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “konser” soruşturmasına ilişkin de şu görüşleri dile getiren Çayır, şöyle devam etti:

“Türkiye hukuk ülkesi olmaktan çıkmıştır. Türkiye keyifliklerin hukuk diye bize dayattığı bir ülke haline dönüşmüştür. Kendi hırsızlarını yok sayıp başkalarının peşine düşen bir anlayış bizi çukurda bırakmıştır. Bütün hırsızlara aynı gözle bakmayan iktidarlar çöker. Sen hakkında 100 tane hırsızlık dosyası olan eski Belediye Başkanı Melih Gökçek’i unut. Sizde vicdan yok mu? Sizde hiç akıl yok mu? Adam birkaç dönem yönetmiş Ankara’yı. Kendi partilisinin yetkilisi diyor ki parsel parsel sattılar, yediler, içtiler diyor. Kirli eli önce kendi elini yıkayacaksın.

Türkiye’de Mansur Yavaş’ı da benzeri bir hadiseyle eşleştirip kamuoyuna sunarsanız kimse size inanmaz ve bütün tezgahınız açığa düşer. Gökçek hala devletin dairesinde oturuyor, evinde oturuyor, çıkmıyor. Kaç senedir belediye başkanı değil. Çıkmadığı halde hiç lafınız yok. Türkiye ikili hukukla kalkınamaz, üretim yapamaz ve birliğini sağlayamaz. Türkiye tek hukukla yaşamalıdır. Rezalet diz boyu. ‘Yat kalk CHP’yi, Ankara’ya kayyum atanacak mı atanmayacak mı? İstanbul İl Kongresi yapılacak mı yapılmayacak mı?’ Konuş… Türkiye’de azıcık hukuk bilen, siyaset bilen bilir ki Yüksek Seçim Kurulu’nun verdiği karar tartışılmazdır. Türkiye’den gerçekleri kimler ne diye saklıyor biliyor musunuz? Kral çıplak ve Türkiye yönetilemiyor, geleceğimizi çalıyorlar. İşte bu yüzden toplumdaki yoksulluğu yok saymak üzere bize suni gündemler oluşturuyorlar.”

 

DİĞER VİDEOLAR