Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: 5-10 şehrin belediyesini toplayıp, onlar hakkında iddianame hazırlayan bir savcıyı Adalet Bakanı yapamazsın

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki göstererek, “Yasalara göre bakanları kendi çevrenizden seçebilirsiniz, yasa buna izin veriyor olabilir. Yapılanlar hukuken mümkün olabilir. Ancak kamu vicdanı, insanlık değerleri ve ahlaki hassasiyetler vardır. Yazılı olmayan etik kurallar vardır. 5-10 şehrin belediyesini toplayıp, onlar hakkında iddianame hazırlayan bir savcıyı Adalet Bakanı yapamazsın. Bunu Allah’a inanan bir insan olarak söylüyorum, yaptığınız yanlış” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Akın Gürlek'in Adalet

(ANKARA) – Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki göstererek, “Yasalara göre bakanları kendi çevrenizden seçebilirsiniz, yasa buna izin veriyor olabilir. Yapılanlar hukuken mümkün olabilir. Ancak kamu vicdanı, insanlık değerleri ve ahlaki hassasiyetler vardır. Yazılı olmayan etik kurallar vardır. 5-10 şehrin belediyesini toplayıp, onlar hakkında iddianame hazırlayan bir savcıyı Adalet Bakanı yapamazsın. Bunu Allah’a inanan bir insan olarak söylüyorum, yaptığınız yanlış” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin kötü yönetildiğini ifade eden Çayır, şunları söyledi:

“Türkiye eğer iyi yönetilmiş olsaydı, bugün dünyada gıda enflasyonunda dördüncü, Avrupa’da ise birinci olmazdık. Ocak ayı itibarıyla açıklanan enflasyon rakamlarına göre şu an Avrupa’da birinci sıradayız. Dünyada gıda enflasyonunda, yani temel ihtiyaç maddelerindeki zam oranında ve hayat pahalılığında dördüncüyüz. Sayın Cumhurbaşkanı, kendinizi ve yaptıklarınızı öve öve bitiremiyorsunuz. Yıllardır ülkeye hizmet ettiğinizi, çağ atlattığınızı, ülkenin nereden nereye geldiğini anlatabilirsiniz; bunu onlarca televizyonun canlı yayınıyla millete aktarabilirsiniz. Ancak rakamları istediğiniz kadar evirip çevirseniz de değiştiremezsiniz. Bu mümkün değildir. Bunu biz söylemiyoruz; dünya verileri söylüyor, resmi rakamlar söylüyor.

Geçen basın toplantısında da ifade ettim: Komşumuz Yunanistan’da yıllık enflasyon yüzde 2,4 iken, Türkiye’nin aylık enflasyonu yüzde 4,84. Tarım ülkesi denilen Türkiye ne hâle gelmiş? Kanun gereği milli gelirden tarıma ayrılması gereken pay yüzde 1’dir. Ancak siz yüzde 0,3–0,4 oranında pay ayırıyorsunuz. Çiftçinin hakkını gasp ediyor, yasa gereği verilmesi gereken teşvik ve desteği sağlamıyorsunuz. Sonra da arpayı, buğdayı, nohutu başka ülkelerden ithal ediyorsunuz. Bunun sonucunda ülkemiz hayat pahalılığı cenderesinde debelenip duruyor.

“Milletin ödediği vergileri yine millete hizmet olarak geri döndüremiyorsunuz”

Milletin ödediği vergileri yine millete hizmet olarak geri döndüremiyorsunuz. Kaynaklar şeffaf ve adil biçimde kullanılmıyor. Amaç, iktidarı sürdürmek ve gücü elde tutmak olmamalıdır. Bu anlayış milleti mutlu etmez; en fazla yüzde 1’lik bir kesimi memnun eder. Yüzde 1’in mutlu olduğu ülkelerde toplumsal uçurumlar derinleşir; zenginle fakir arasındaki mesafe büyür. Böyle bir toplum geleceğe güvenle bakamaz. Bu nedenle izlediğiniz yol doğru değildir.

Yasalara göre bakanları kendi çevrenizden seçebilirsiniz; yasa buna izin veriyor olabilir. Yapılanlar hukuken mümkün olabilir. Ancak kamu vicdanı, insanlık değerleri ve ahlaki hassasiyetler vardır. Yazılı olmayan etik kurallar vardır. 5-10 şehrin belediyesini toplayıp, onlar hakkında iddianame hazırlayan bir savcıyı Adalet Bakanı yapamazsın. Bunu Allah’a inanan bir insan olarak söylüyorum; yaptığınız yanlış.

“Bu hükümet, erken seçim hükümetidir”

Şu anda erken seçimin altyapısının hazırlandığı görülmektedir. Bu hükümet, erken seçim hükümetidir. İstediğiniz gibi karar alabilirsiniz; ancak toplum mutsuzsa bunun üzerinde düşünmek gerekir. Ben adaletsizlikten dolayı mutsuzum. Hayat pahalılığından dolayı mutsuzum. Keyfi yönetim anlayışından dolayı mutsuzum. Yetkinin tek elde toplandığı bir yönetim biçiminden dolayı mutsuzum.”

“Asıl kaybettiğimiz şey vicdandır, ahlaki sorumluluk duygusudur”

“Epstein belgelerine” ilişkin de konuşan Remzi Çayır, “Epstein diye bir ahlaksızlık var. Bu uluslararası bir sapkınlık, kötülük yuvası. Bunun içinde her milletten sapkınlar var. Çocuklara yönelik istismar iddiaları ve benzeri insanlık dışı fiiller, hangi toplumda yaşanırsa yaşansın kabul edilemez suçlardır. Bu tür olaylar, ahlaki değerlerin ve vicdanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Asıl kaybettiğimiz şey vicdandır, ahlaki sorumluluk duygusudur. Gerçek anlamda vicdan sahibi ve inançlarının gereğini içtenlikle yaşayan hiç kimse bu tür sapkınlıklara yönelmez. Bu nedenle adaletin, vicdanın ve ahlaki değerlerin yeniden güçlendirilmesi zorunludur” dedi.