Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Meslek Fabrikası nöbeti… Efes Selçuk Belediye Başkanı Sengel’den ‘Meryem Ana’ benzetmesi: Önce sarı öküzü alıyorlar ve sonrasında işi daha da büyütüyorlar

Meslek Fabrikası’nın tahliyesine karşı başlatılan nöbet devam ederken Efes Selçuk Belediye başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Meryem Ana Otoparkı direnişini hatırlatarak, “Küçük yerlerden başlayıp daha sonrasında el artırarak daha büyük yerlere, sonrasında bunu yasal altyapılar yaparak bir yerlere getirmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki önce sarı öküzü alıyorlar ve sonrasında işi daha da büyütüyorlar” dedi.

Meslek Fabrikası’nın tahliyesine karşı başlatılan nöbet devam ederken Efes Selçuk

Haber: TENZİLE AŞÇI Kameraman: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – Meslek Fabrikası’nın tahliyesine karşı başlatılan nöbet devam ederken Efes Selçuk Belediye başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Meryem Ana Otoparkı direnişini hatırlatarak, “Küçük yerlerden başlayıp daha sonrasında el artırarak daha büyük yerlere, sonrasında bunu yasal altyapılar yaparak bir yerlere getirmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki önce sarı öküzü alıyorlar ve sonrasında işi daha da büyütüyorlar” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine ilişkin yargı süreci devam eden ancak sabah saatlerinde polis tarafından ablukaya alınan Meslek Fabrikası önünde başlatılan nöbet devam ediyor.

Polisin birden fazla kez biber gazıyla müdahale ettiği alanda nöbete ilçe belediye başkanları da destek geldi.

Alana gelip nöbete destek veren Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, ilçesinde yaşadığı benzer ‘el koyma’ örnekleri olduğunu hatırlatarak ‘mücadele mesajı verdi.

“Önce küçük bir yerden başlıyorlar”

İktidarın ‘el koyma’ işlemlerine küçük ilçelerden başlayarak giderek büyüttüğünü söyleyen Sengel, şu ifadeleri kullandı:

“Meryem Ana Otoparkı nöbeti de bundan iki yıl önce bir direnişle birlikte başladı ve oradan Efes Selçuk Belediyesi’ni tahliye ettiler. Sonrasında Efes Alt Kapı Otoparkı’ndan tahliye ettiler. Ne yazık ki iktidar mensuplarının yaptığı şey bu. Önce küçük bir yerden başlıyorlar, oradaki direnç dahilinde bakıyorlar ve bir adım daha öteye gidiyorlar. Bunun üzerine de şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde olan Meslek Fabrikası’nın önündeyiz. Burada Cemil Başkan bir direniş başlattı ve ‘Burası bize geri verilene kadar biz buradayız’ dedi. Ne yazık ki küçük yerlerden başlayıp daha sonrasında el artırarak daha büyük yerlere, sonrasında bunu yasal altyapılar yaparak bir yerlere getirmeye çalışıyorlar. Bu çok üzücü. Bizler buradayız, direniyoruz. Bizim bu mekânların her birisi için direnişimizin tek bir sebebi var. O da halkın olanın halkta kalmaya devam etmesi. Eğer biz seçilmişlersek biz, halk adına burada bir direniş gerçekleştiriyoruz. İnanılmaz büyük bir güçle, inanılmaz büyük bir kararlılıkla hep beraber buradayız. Şu unutulmasın ki ne yazık ki önce sarı öküzü alıyorlar ve sonrasında işi daha da büyütüyorlar. Ama biz şunu biliyoruz: Bu halk yılmaz, kendine ait olan için çaba sarf eder ve göreceksiniz bu direniş halka halka büyüyecek.

“Orantısız güçle karşı karşıya kalınması kabul edilemez”

Gün içerisinde yaşanan polis müdahalelerine de değinen Sengel, şunları söyledi:

“Efes Alt Kapı Otoparkı’nda yürütmeyi durdurma kararı alıp yapılmış olan pazarlık usulüyle olan ihalenin hiç kimseye haber verilmeden ve ilanı yapılmadan oluşturulan şartnameden dolayı bir yürütmeyi durdurma kararı aldık. Ancak yürütmeyi durdurma kararını uygulamıyorlar. Hâlihazırda Meslek Fabrikası için de bir yargı süreci devam ediyor. Bu devam ederken ne yazık ki apar topar bir tahliye ile karşı karşıya kalındı. Ve o yetmezmiş gibi mevcut olan durumdaki bu orantısız güç ki buradakilerin hepsi seçilmiş insanlar. Burada var olan insanların tek yapmak istedikleri şey bir pankart asmakken, karşılarında yaş almış insanlar, gençler varken biber gazının sıkılması, o arbedenin içerisinde kalmaları ne buradaki emniyet güçlerinin istediği bir şey olduğuna inanıyoruz ne de halkın istediği bir şey. Sadece halk hak aramasını ifade etmek istiyor. Bu en temel en anayasal hakkımız olmasına rağmen bunun orantısız güçle karşı karşıya kalınması kabul edilebilecek bir gerçek değil. Buradaki insanların hepsi vatanını, milletini çok seven, bu ülkeyi çok seven, bu ili çok seven ve İzmir’imize ait olan değerlere sahip çıkmaya çalışan vatandaşlar, yurttaşlar. Buradaki bütün kitle kendine ait olana sahip çıktığı için, anayasal hakkını kullandığı için bu şekilde bir güçle, bu şekilde bir dirençle karşılaşmaması gerekiyor.”