Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin’de, ÇEDES’e izin vermeyen “Dini eğitimi engelleme” gerekçesiyle maaş kesme cezası alan öğretmenlerin davası görüldü

Mersin’in Akdeniz ilçesinde, öğrencilerini ders sırasında Müftülük görevlilerince yapılan ÇEDES etkinliğine göndermeyen 2 öğretmene “dini eğitimi engelledikleri” iddiasıyla verilen maaş kesme cezasının iptali talepli davanın görülmesine Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde başlandı. Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin, “ÇEDES bir dini eğitim değildir. ÇEDES protokol gereği öğrencilerin çevreye duyarlılığını artırmak, milli manevi değerlerini artırmak için yapılan bir eğitimdir. Bu eğitim zaten okul saatlerinde yapılamaz, ders saatlerinden öğrenciler alınıp yapılamaz. Ama bakıyoruz ki uygulamada rahatlıkla okulun salonuna toplanıyor ve dini, dini siyasi eğitim veriliyor” dedi. 

Mersin’in Akdeniz ilçesinde, öğrencilerini ders sırasında Müftülük görevlilerince yapılan ÇEDES

(MERSİN) – Mersin’in Akdeniz ilçesinde, öğrencilerini ders sırasında Müftülük görevlilerince yapılan ÇEDES etkinliğine göndermeyen 2 öğretmene “dini eğitimi engelledikleri” iddiasıyla verilen maaş kesme cezasının iptali talepli davanın görülmesine Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde başlandı. Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin, “ÇEDES bir dini eğitim değildir. ÇEDES protokol gereği öğrencilerin çevreye duyarlılığını artırmak, milli manevi değerlerini artırmak için yapılan bir eğitimdir. Bu eğitim zaten okul saatlerinde yapılamaz, ders saatlerinden öğrenciler alınıp yapılamaz. Ama bakıyoruz ki uygulamada rahatlıkla okulun salonuna toplanıyor ve dini, dini siyasi eğitim veriliyor” dedi.

Akdeniz ilçesi Karaduvar Mahallesi’ndeki İsa Öner Anadolu Lisesi’nde 2024 yılında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden geldiklerini söyleyen bir grup okulun konferans salonunda öğrencileri ÇEDES uygulamasına dahil etmek için topladı. Okulda görevli öğretmenler A.D. ile E.S. ise öğrencilerin ders saatinde, veli izni ve öğretmen izni olmadan toplantıya götürülmesine karşı çıktı. Okulda öğrencileri olan mahalle sakinleri de bu gelişmeler üzerine okul idaresine, “Çocuklarımızı bizden habersiz müftülük etkinliğine götürmeyin” diye dilekçe verdi.

Okul idaresinin şikayeti üzerine öğretmenler A.D. ve E.S. hakkında soruşturma açan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, önce öğretmenleri okuldan uzaklaştırdı, ardından her iki öğretmene de “dini eğitimi engelledikleri” gerekçesiyle birer maaş kesme cezası verdi. Öğretmenlerin örgütlü olduğu Eğitim-İş bu idari cezanın iptali talebiyle Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

Davanın ilk duruşmasında öğretmen A.D, o gün ders saatinde müftülükten geldiklerini söyleyen kişilerin toplantı salonunda öğrencileri topladıklarını, o dönemde 9. sınıfta olan kendi oğlunun da salona götürüldüğünü, salona giderek oğlunu oradan aldığını, kendisinden izin alınmamasına tepki gösterdiğini anlattı. A.D, mahalle sakinlerinden bazı kişilerin kendisine ulaşması üzerine de “Okul idaresinin sizden izin yazısı alması gerekir” diyerek velilere bilgi verdiğini kaydetti.

Mersin 2. İdare Mahkemesi heyeti, kararını 15 gün içinde açıklamak üzere duruşmayı sonlandırdı.

“Sınıf öğretmeni izin vermezse hiçbir uygulamaya katılamaz öğrenciler”

Duruşma sonrasında açıklama yapan Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin de şunları söyledi:

“ÇEDES uygulaması çevre ve değerler eğitimi üzerine düşünülürken bir de baktık ki okullarda uygulama, müftülük üzerinden, lise mezunu, herhangi bir pedogojik formasyon almamış, bir eğitim almamış gençler üzerinden uygulama devam ettirilmeye çalışıldı. Bu noktada Karaduvar İsa Öner Anadolu Lisesi’ndeki üyelerimiz ÇEDES uygulamasının okullarında kendi izinleri, veli izni olmadan yapıldığını söylediler. Biz de, ‘Bizim sendikal kararımız var, isterseniz katılmayabilirsiniz, velilerin de katılmama yönündeki taleplerini ulaştırabilirsiniz’ dedik. Öğretmenlerimiz okul müdürlüğüne müracaat ettiler, ‘Biz katılmak istemiyoruz, öğrencilerimizin de katılmasını istemiyoruz’ dediler.

“Bu eğitimden çocuklar pedogojik olarak olumsuz etkileniyor”

Okuldaki, sınıftaki bütün sorumluluk sınıf öğretmenindedir. Sınıf öğretmeni izin vermezse hiçbir uygulamaya katılamaz öğrenciler. ÇEDES bir dini eğitim değildir. ÇEDES protokol gereği öğrencilerin çevreye duyarlılığını artırmak, milli manevi değerlerini artırmak için yapılan bir eğitimdir. Bu eğitim zaten okul saatlerinde yapılamaz, ders saatlerinden öğrenciler alınıp yapılamaz. Ama bakıyoruz ki uygulamada rahatlıkla okulun salonuna toplanıyor ve dini, siyasi eğitim veriliyor. Gazze şehitlerini anma, ölüm olayını meşrulaştırma, öldüğün zaman cennete gitme kavramlar anaokulu dahil bütün kademelerde veriliyor ve bu eğitimden çocuklar pedogojik olarak olumsuz etkileniyor. ÇEDES bir dini eğitim olmamalı. Dini eğitimi engellemek suçundan ceza verilen arkadaşlarımızın cezalarının bir an evvel kaldırılmasını istiyoruz.”