(TBMM) – İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, dün TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yemin töreni esnasında yaşanan kavgaya ilişkin, “Kürsü etrafındaki kalabalık ve ne yazık ki burada telaffuz etmekten bile imtina ettiğim o itiş kakış görüntüleri son derece tatsız, son derece sevimsiz oldu” dedi. Gürlek’in yemini esnasındaki görüntüleri gösteren Çömez, “Bakın bu görüntü, bu fotoğraf dünyadaki bütün büyük haber ajansları tarafından geçildi ve dünyadaki bütün ülkelerde bazıları da ilk haber olarak, birçoğu da önemli haber olarak kendi toplumlarıyla paylaşıldı. Türk milleti bunu hak etmiyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle yönetilmeyi ve Gazi Meclis bu şekilde sevk ve idare edilmeyi hak etmiyor” diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Genel Kurul’da Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yemin töreni sırasında yaşanan tekmeli yumruklu kavgaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çömez, hiç kimsenin hoş karşılamadığı görüntülerin yaşandığını belirterek “Tabii bunun sebepleri vardı. Öncelikle bu ucube düzenin yapmış olduğu iki atamayla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağım. İki kişi gitti, iki kişi geldi. Tabii buna dair çok yorum yapılıyor. Bu bakanlar neden gitti, diğerleri neden geldi şeklinde uzun uzun analizler yapılıyor fakat biz fotoğrafın bütününe bak baktığımızda asıl o bakanların baktığı Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgileniyoruz” dedi.
“Meclis’in yönetim biçimi, Başkan’ın tutum ve tavrı Meclis içtüzüğüyle çok da uyumlu değildi”
“Bu ucube düzende artık bakanlıkların sekreterlikten öte bir fonksiyonunun olmadığı ve bütün icranın, karar mekanizmasının Sayın Erdoğan’ın tek elinde olduğunu biliyoruz. O bakımdan kim gitmiş, kim gelmiş bununla çok alakadar değiliz fakat Adalet Bakanı’nın atanmasıyla ilgili şüphesiz söyleyecek sözlerimiz var” diyen Çömez, şu ifadelere yer verdi:
“Adalet Bakanı olarak atanan isim ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreci başlatan isimdir. Davayı açan kişi davayı yürütecek olan hakimlerin başına gelmiştir. Yani şikayetçi olan, iddia eden, iddia makamı bu iddiaları tartışacak ve bununla ilgili karar verecek olan mekanizmanın başına gelmiştir. Yine bu süreçle ilgili yapılacak bütün şikayetlerin tam da merkezine oturmuştur ve karar mekanizmasının en tepesindedir. Yine daha önceden kendiyle ilgili yapılmış olan şikayetlerin değerlendirileceği makamların da en tepesindedir. Dolayısıyla biz ucube düzen derken boşuna söylemiyoruz. Ucube anlayış maalesef Türkiye’de hukuku alaşağı etti, insanların yargıya ve adalet mekanizması olan güvenini maalesef yok etti. İktidar, bu konuda fütursuzca davranışlarına, uygulamalarına ve tavırlarına devam ediyor.
Tabii burada konuşulması gereken bir başka konu daha var, yemin töreni… Bizim nezdimizde bu yemin töreninde yaşananlar kabul edilemez. Töreni Sayın Bekir Bozdağ yönetti. Tabiatıyla bugün parlamentoda da ifade ettim. Kendisi burada olmadığı için Kendine yönelik ağır eleştiriler yapmak doğru olmaz. Ancak açıkça iç tüzük 68’e aykırı davranılmıştır. Yani o atmosferde, o şartlar altında güvenliğin ve sükûnetin sağlanamadığı, huzurun ve istikrarın temin edilemediği ve oradaki tartışmaların giderek zirveye çıktığı bir atmosferde o birleşimin bitirilmesi ve bir sonrakine ertelenmesi gerekiyordu fakat buna rağmen ben en ön sırada oturmakla birlikte ne yemini duydum ne de yemini gördüm. Keza tutanaklarda da zaten yeminle ilgili detay yok. Tabiatıyla orada Meclis’in yönetim biçimi, Başkan’ın tutum ve tavrı Meclis içtüzüğüyle çok da uyumlu değildi. Fakat burada yanlış olan başka bir şey daha vardı. O kürsü etrafındaki kalabalık ve ne yazık ki burada telaffuz etmekten bile imtina ettiğim o itiş kakış görüntüleri son derece tatsız, son derece sevimsiz oldu. Kim seyrediyor Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni? Gazi Meclis’e kim göz atıyor, kim bakıyor? Aziz Türk milleti… Aziz Türk milleti, burayı bir çare olarak görüyor. Bir çözüm adresi olarak görüyor. Çok farklı düşüncelerin olduğu ama nihayetinde bir karar alınarak, millet için en doğrusunun olduğu düşünülen bir karar alınarak yola devam ettiği bir mekan, bir alan, bir yüce çatı olarak görüyorum.”
“Ne yazık ki her iki bakan burada yeminlerini ederken biz duymadık, görmedik ve tanık olmadık”
Çömez, iki önemli bakanlığa atamaların yapıldığını belirterek “Bunlardan bir tanesi Adalet Bakanlığı, bir tanesi de İçişleri Bakanlığı. Biri adalet duygusunun yerle bir olduğu bir dönemde insanların aman adalete nasıl güvenebiliriz diye heyecanla ve umutla seyrettiği bir fotoğraf. Bir diğeri ise sokaklardaki güvensizliğin alabildiğine arttığı bir atmosfer. Aman çoluğum, çocuğum nasıl güvenli bir şekilde bu ülkede yaşayacak diye insanların kaygıyla seyrettiği bir alan. Ne yazık ki her iki alandan da sorumlu her iki bakan burada yeminlerini ederken biz duymadık, görmedik ve tanık olmadık. Ne yazık ki kavga dövüş görüntüleri arasında bu yemin töreni bundan yaklaşık 150 yıl önce faaliyetine başlamış yüce çatı altında hiç görülmediği şekliyle bir çatışma, tartışma, şiddet ve darp görüntüsüne dönüşmüştür. Bunu reddediyoruz, bu olmamalı” ifadelerini kullandı.
“Sözün gücü yumruğun gücünden daha büyüktür, daha fazladır”
Milletvekillerinin parlamentoda millet adına konuşmak için var olduğuna dikkat çeken Çömez, “Şüphesiz farklı düşünceler olacak ve birbirimizle en sert üslupla da tartışmaya devam edeceğiz çünkü fikrimizi savunuyoruz. Millet adına inandığımız düşünceleri savunuyoruz fakat şunun da altını mutlaka çizmem gerekiyor. Sözün gücü yumruğun gücünden daha büyüktür, daha fazladır. Biz sözle, fikirle mücadele etmeyi millet adına hep doğru bulduk. Bundan sonra da aynı üslupla, aynı siyasal anlayışla yolu devam edeceğiz” diye konuştu.
“Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle yönetilmeye ve Gazi Meclis bu şekilde sevk ve idare edilmeyi hak etmiyor”
Çömez, iktidarın “uçakları ve şatafatlı sarayları”yla itibar kazanacağını düşündüğünü ve buna rağmen TBMM’de bu görüntüleri verdiğini vurgulayarak “İtibardan tasarruf etmeyen iktidar bugün maalesef parlamentonun iktidarının, parlamentonun itibarının ayaklar altına alınmasına maalesef vesile olacak bu tabloya sebep oldu” dedi. Gürlek’in yemini esnasındaki görüntüleri gösteren Çömez, “Bakın bu görüntü, bu fotoğraf dünyadaki bütün büyük haber ajansları tarafından geçildi ve dünyadaki bütün ülkelerde bazıları da ilk haber olarak, birçoğu da önemli haber olarak kendi toplumlarıyla paylaşıldı. Türk milleti bunu hak etmiyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle yönetilmeye ve Gazi Meclis bu şekilde sevk ve idare edilmeyi hak etmiyor. O bakımdan bu uygulamaya sebebiyet verenlerin ben bundan sonraki davranışlarını gözden geçirmelerini ve Meclis’i seyf ve idare edenlerin daha dikkatli olmaları gerektiğini buradan bir kere daha vurgulamak istiyorum” diye kaydetti.
TBMM’deki dün ortaya çıkan o tartışma, yumruklar ve şiddet görüntülerinin aslında milletin gerçek gündemi olmadığına değinen Çömez, “Millet bir umutla, bir heyecanla, bir samimi arzuyla ve beklentiyle yüzünü Meclis’e çeviriyor. Acaba burada adam ‘bize bir çare çıkar mı?’ diye bekliyor ve ne yazık ki bu Meclis’te iktidar cenahından milletin derdine çare olacak çözümler üretmek yerine tartışmalar ve gereksiz polemikler sergileniyor” dedi.

