(ANKARA) – Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Yavaş, ABB’ye yönelik operasyon iddialarının sorulması üzerine “Ankara’yı da yönetirken bu iş bizim namusumuz haram para ne benim ne ailemin ne de yakın çevremde hiç kimsenin gırtlağından giremez. Girenlerin de hesabını bizzat kendim sorarım. Alnımız açık. Buna rağmen operasyon yapacaklarsa önce Ankara halkının mallarını söğüşleyen, mallarına konan, milyarlarca liralık zarara uğratan insanlardan başlanması gerekir diye düşünüyorum yoksa adaletten bahsetmek mümkün değil” dedi.
ABB Başkanı Mansur Yavaş, 18 Ocak’ta düzenlenen İYİ Parti 4’üncü Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkan seçilen Müsavat Dervişoğlu’na partisinin genel merkezinde hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Yavaş’ı İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Kocamaz, Ankara Milletvekili Yüksel Arslan karşıladı. Yavaş’a ise ABB CHP Grup Başkanvekili Yaşar Neslihanoğlu eşlik etti.
Yavaş ve Dervişoğlu, 40 dakika süren görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Yavaş, “Bugün Sayın Genel Başkan’ımıza hayırlı olsun ziyareti için geldik. Aynı zamanda geçen hakkımda verilen ve Danıştay’a itiraz ettiğimiz soruşturma izni için gösterdiği destekten dolayı, bize olan güveninden dolayı teşekkür ziyareti, aynı zamanda mart ayının sonunda yedi yılda Ankara’da yaptığımız çalışmaların sonucunu gösterecek bir ‘Hesap Veriyoruz’ isimli toplantı yapacağız, kendisini o toplantıya davet etmek için buraya geldim. Güzel misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Adaletten bahsetmek mümkün değil”
Yavaş ve Dervişoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yavaş “MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın açıklamasının ardından ABB’ye yönelik operasyonlar gündemde. Nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Ankara’da operasyon yapılacaksa kime yapılacağı bellidir. Benim hiçbir korumam yoktur. Yedi yıla yaklaşık belediye başkanlığı yapıyorum. Önüne gelen herkes yüzlerce defa hakkımızda şikayet dilekçesi vermiştir. Bunların hepsi zaman zaman İçişleri Bakanlığı’na iletilmiş, orada müfettişler gelmiş, soruşturulmuş ve büyük bir oranda tamamında ya takipsizlik kararı vermiş ya da soruşturmaya gerek olmadığı kararı verilmiştir. Hakkımda yürüyen sadece iki soruşturma vardır. Onlar Danıştay’a da itiraz ettiğim soruşturmalar. Bir tanesi imar rantını veto etmek, diğeri konserle ilgili yapılan ihalelerde denetimi tam olarak yapmadığı iddiasıdır ki bu konuda daha önce bütün belediye başkanları hakkında sorumlu olmayacaklarına dair Danıştay’ın verdiği onlarca karar vardır. Dolayısıyla beni ilgilendiren şu anda soruşturulan hiçbir kararımız yok. Kaldı ki bir iddia geldiği zaman Whatsapp mesajı da olsa mail de olsa hemen teftişe bunları iletip kendim soruşturuyorum. Kendi dönemimde de Savcılığa gönderdiğim birçok dilekçe vardır. Benim şöyle bir iddiam var: Ankara, bu ülke şeffaf bir şekilde yolsuzluk yapılmadan yönetilebilir. Bu konuda iddialıyız. Ankara’yı da yönetirken bu iş bizim namusumuz haram para bizim gırtlağımızdan içeri ne benim ne ailemin ne de yakın çevremde hiç kimsenin gırtlağından giremez. Girenlerin de hesabını bizzat kendim sorarım. Alnımız açık. Buna rağmen operasyon yapacaklarsa önce Ankara halkının mallarını söğüşleyen, mallarına konan, milyarlarca liralık zarara uğratan insanlardan başlanması gerekir diye düşünüyorum yoksa adaletten bahsetmek mümkün değil.”
“Hayırlı olsuna geldim, başka bir şey konuşmadık”
Yavaş, “Siyasette sakin güç olarak anılıyorsunuz. Buradaki ziyaretinizi sorumluluk mesajı olarak değerlendirebilir miyiz” sorusunu, “Yedi yıldır görev yapıyoruz. İlk beş yıldan sonra vatandaş bize vereceği cevabı gösterdi kamuoyuna. Büyük bir memnuniyetle seçimi kazandırdı. İki yıl içerisinde yaptıklarımız ve yedi yıl içerisinde toptan yaptıklarımızın hesabını da vermek için inşallah toplanacağız mart ayının sonunda. Hem ona davet ettim hem kendisi nezaket gösterdi bana destek için geldi hem yeni kongre yaptılar. Hayırlı olsuna geldim, bunun haricinde başka bir şey konuşmadık” diye yanıtladı.
“Yıllardır kimsenin kimseyi görmediği destek, dayanışma kampanyaları yapıyoruz, bu sene de tekrar ettik”
Yavaş ABB’nin sosyal yardımlarına ilişkin sorulan soruya şu yanıtı verdi:
“Şehirler yaşayan varlıklardır. İnsanları kendi haline bırakamazsınız. Zaman zaman bugünlerde yaptığımız sosyal yardımlarla ilgili bilerek ya da bilmeyerek bazı eleştiriler gelmeye başladı. Bugün Avrupa’daki bütün gelişmiş ülkelerde sosyal destekler bütçenin yüzde 12’si civarındadır. Yani siz emekliler bu kadar maaş alırken 20 bin liraya açlık maaşına mahkum edilmişken veya hiç geliri olmayan birsürü insan varken, bir yönetici 200 bin civarında insana destek oluyoruz, böyle bir mağduriyet varken yatağında uyumaması lazım. bu hem inancımızın gereği hem bir yönetici olarak yapmamız gereken hem de modern ülkelerin hepsinde yapılan bir şey. Dolayısıyla kendi desteklerimizin haricinde böyle kutsal ulvi günlerde de insanların biliyorsunuz dini duyguları kabarır, bir şey yapmak ister, ramazana uygun davranmak ister biz bu şekilde dayanışma kampanyalarıyla ki büyük kentlerde insanlar zaman zaman kime yardım edeceğini de bilmiyor. Çünkü destek ihtiyacı olanlar şehrin uzak kesiminde diğer kesiminde daha iyi hayat sürenler var. Birbirlerini görmüyorlar. Öyle olunca kime destek olacaklarını da bilmiyorlar. Bu nedenle biz yıllardır kimsenin kimseyi görmediği destek, dayanışma kampanyaları yapıyoruz. Bu sene de tekrar ettik. Umuyorum başarılı olacak.”
Yavaş, Karşıyaka Mezarlığı’ndaki görüntülerin sorulması üzerine de “Ben öyle bir görüntü görmedim. Bilmiyorum. Hayalet mi gördünüz bilmiyorum” yanıtını verdi.

