(ANKARA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamu bankalarının mobil uygulamalarında şans oyunları işlemlerinin kaldırılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, sanal kumar siteleri ve reklamlarının tüm platformlardan kaldırılmasını ve “Bağımlılık Mücadele Bakanlığı” kurulması çağrısını yineledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri, deprem sonrası süreç, ekonomi, enflasyon, İstanbul’un depreme hazırlığı, Epstein dosyaları, Gazze, İran, erken seçim, sanal kumar ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı olduğunu hatırlatarak, alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler ve imar afları nedeniyle 53 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiğini ifade etti. Hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı diledi.
“Depremden sonra da bir şey değişmedi”
Depreme hazırlık yapmayan iktidarın deprem sonrası süreçte de sınıfta kaldığını söyleyen Arıkan, vatandaşın olduğu yerde enkaz, devletin olması gereken yerde ise çaresizlik olduğunu belirtti. Kızılay’ın depremde çadır sattığını, bakanlığın ise depremzedelere konut sattığını dile getiren Arıkan, iktidarın yaraya merhem olmak yerine yaradan dirhem almanın peşine düştüğünü söyledi.
İktidarın üç yıl içinde deprem bölgesinde 455 bin konutu sattığını belirten Arıkan, ücretsiz verilmesi gerektiği yönündeki eleştirilere “kaynak yok” cevabının verildiğini ifade etti. Buna karşın 2026 yılında faize 2,7 trilyon lira ayrıldığını söyleyen Arıkan, bu kaynakla 650 binden fazla konut yapılabileceğini, Türkiye’de kaynak ve imkan olduğunu, ancak iktidarda “vicdan olmadığını” ifade etti.
“İktidar oldunuz, müteahhit oldunuz, emlakçı bile oldunuz ama…”
Depremin en çok etkilediği illerden Malatya’da incelemelerde bulunduklarını aktaran Arıkan, üç yıl geçmesine rağmen 360 bin kişinin hala konteynerlerde yaşadığını, barınma, ısınma, elektrik, su, eğitim ve esnaf sorunlarının devam ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı geçecek diye asfaltlanan yollar yerine su basan konteynerlere ve mülteci kamplarını andıran çarşılara gittiklerini belirtti. Arıkan, “Bu ziyaretimizde yıkılan hayalleri gördük. Enkaz altında kalan umutları dinledik. Yıkılmış psikolojileri gördük. Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum: Malatya’da gördük ki siz haklısınız. İktidar oldunuz, müteahhit oldunuz, emlakçı bile oldunuz ama bir şehir nasıl inşa edilir, sosyal yapı nasıl muhafaza edilir, şehir kültürü ve kimliği nedir öğrenemediniz” diye konuştu.
“İstanbul bir an önce depreme hazırlıklı hale getirilsin”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul için kullandığı “ihanet ettik” ifadesini hatırlatan Arıkan, İstanbul’da depreme dayanıksız bir milyon 300 bin konut bulunduğunu, bunların 600 bininin her an çökme riski taşıdığını söyledi. Afet toplanma alanlarının rant alanına dönüştürüldüğünü dile getiren Arıkan, İstanbul’un bir an önce depreme hazırlıklı hale getirilmesi çağrısında bulundu. Arıkan, “Ranta değil şehre, kelepir arsaya değil; fay hattına, rezidansa, finansa değil; insafa ve insana öncelik verin” dedi.
“Alayınızın cehennemin dibine kadar yolu var”
Dünya gündeminde Epstein ifşalarının yer aldığını belirten Arıkan, bu belgelerin emperyalist ve Siyonist düzenin çürümüşlüğünü ortaya koyduğunu söyledi. Belgelerde siyaset, akademi, sanat ve elit çevrelerin yer aldığını ifade eden Arıkan, bunun bir skandal değil, bir sistem otopsisi olduğunu dile getirdi. Arıkan, “Şimdi ise bu ifşalarda adı çıkanlar topu birbirlerine atarak kendilerini aklamaya, altta kalanın canı çıksın demeye başladılar. Biz ise diyoruz ki alayınızın canı çıksın. Alayınızın cehennemin dibine kadar yolu var” ifadelerini kullandı. Epstein’e ait uçağın “Lolita Ekspress” uçağının Türkiye’ye 9 kez geldiğini ve İncirlik Üssü’nü ziyaret ettiğini söyleyen Arıkan, bu uçuşların ve pasaport bilgilerinin açıklanması gerektiğini ifade etti. Adalet Bakanlığı’nın dosyaya müdahil olması çağrısında bulundu. Epstein dosyalarında adı geçtiği söyleneni ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “istenmeyen adam” ilan edilmesi gerektiğini belirtti.
“Mazlumlara el uzatmayacaksanız bu anlaşmalara neden imza attınız?”
Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden sürecin ardından imzalanan ateşkesin tutulmadığını dile getiren Arıkan, saldırıların sürdüğünü, yardımların engellendiğini ve Refah Sınır Kapısı’nın açılmadığını söyledi. Garantör ülkelere sorumluluklarını hatırlatan Arıkan, Gazze’nin geleceği hakkında söz söyleme hakkının yalnızca Gazzelilere ait olduğunu vurguladı. Arıkan, “Yüzlerce masum hayatını kaybetmeye devam etti. Mazlumlara el uzatmayacaksanız bu anlaşmalara neden imza attınız” dedi.
ABD ve İsrail’in İran üzerinden bölgede yeni bir kaos planladığını ifade eden Arıkan, nükleer ve balistik füze söylemlerinin bahane olduğunu, asıl amacın bölgede İsrail dışında güçlü bir devlet bırakmamak olduğunu söyledi. İran’a yönelik baskıların bölge ülkelerini de hedef haline getireceğini dile getirdi.
“TÜİK, enflasyonu ölçmüyor, örtüyor”
Arıkan, Aralık ve Ocak ayı enflasyon oranları arasındaki farkı eleştirerek, bir ayda yüzde 500 artışın mümkün olmadığını, “TÜİK’in enflasyonu ölçmek yerine örtme görevi gördüğünü” savundu. Ekonomi yönetiminin enflasyonu olumsuz hava koşullarına bağlamasını da eleştirdi. Arıkan, “TÜİK’in rakamlarındaki ahlak sorunu, Türkiye’nin enflasyon sorunundan çok daha büyüktür. Türkiye’ye kar yağdı diye enflasyonu beş katına çıkan bir ülke haline siz getirdiniz. Ekonomi politikalarınızın içinin ne kadar boş olduğunu anlamanız için daha ne lazım” diye konuştu.
“İnsanımız bereketi, nutuklarda değil, mutfakta hissedene kadar mücadele edeceğiz”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’a “Umut Hakkı” ve HDP eski eş genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine yönelik açıklamalarına değinen Arıkan, “Bizler de Saadet Partisi olarak diyoruz ki mülakatlarda hakkı yenen gençlerimiz hakkını alana kadar, KHK mağdurları için adalet tecelli edene kadar, depremzede vatandaşlarımız yeni yuvalarına kavuşana kadar, emeklimiz, asgari ücretlimiz hakkını alıp, insanca yaşama kavuşana kadar, gençlerimiz umudu Kapıkule Sınır Kapısından sonra değil; Anadolu’da görene kadar, insanımız bereketi, nutuklarda değil, mutfakta hissedene kadar mücadele edeceğiz. Son günlerde sık sık ‘seçim yok’ diyen Sayın Bahçeli’nin bir gece ansızın ‘haydi seçime gidiyoruz’ demeyeceğinin garantisi yok. Biz Saadet Partisi olarak iktidar ve ortaklarının erken seçim değil, baskın seçim peşinde olduğunu biliyoruz” dedi.
“Bağımlılık Mücadele Bakanlığı kurulsun”
Kamu bankalarının mobil uygulamalarında şans oyunları işlemlerinin gündeme getirilmesinin ardından geri adım atıldığını belirten Arıkan, bu gelişmeyi olumlu bulduklarını söyledi. Sanal kumar sitelerinin tamamen kaldırılması ve “Bağımlılık Mücadele Bakanlığı” kurulması teklifini yineledi. Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Meclis kürsüsünden yaptığımız bu çağrının karşılık bulmasını değerli buluyoruz. Ancak bu güzel gelişmeyi, daha geniş ve daha kalıcı uygulamalarla taçlandırmamız gerekir. Bu yüzden sanal kumar sitelerinin ve reklamlarının her türlü platformdan kaldırılması teklifimizi yineliyoruz. Bizlerin görevi milletimizin zararına olan her konuda uyarmak, milletimizin faydasına olacak işlerin hayata geçirilmesini sağlamaktır. Bizim yeni nesil siyasetten kastımız işte tam da budur. Elbette bir teşekkürü de burada teşkilatlarımıza, sizlere etmek istiyorum. Hiç şüphesiz bunun arkasında, sizin sahada yapmış olduğunuz çalışmalar vardır. Biz buradan söz veriyoruz muhalefetken kamu bankalarında engellediğimiz kumarı, iktidar olduğumuzda Türkiye’den söküp atacağız. Bu ülkede yasal, gayrıyasal, gerçek veya sanal fark etmeksizin kumarın kökünü kazıyacağız. 1997’de Erbakan Hocamız nasıl kumarhanelerin kapısına kilit vurduysa, bizler de sanal kumarın fişini çekeceğiz.”

