Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınması… Bülent Tezcan: “Boyun eğmeyecek kadar kararlıyız, şerefliyiz, onurluyuz”

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, CHP Kuşadası İlçe Örgütü’nün Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasının ardından kurduğu “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nı ziyaret etti. Tezcan, “Delili olmayan, ipliği en kısa sürede pazara çıkacağından emin olduğumuz bir çalışma, bir kumpas operasyonu. Sizlerin desteği ve inancıyla, arkadaşlarımızın dürüstlüğü ve kararlılığıyla bu oyunu boşa çıkaracağız” dedi.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, CHP Kuşadası

(AYDIN) – CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, CHP Kuşadası İlçe Örgütü’nün Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasının ardından kurduğu “Adalet ve Dayanışma Çadırı”nı ziyaret etti. Tezcan, “Delili olmayan, ipliği en kısa sürede pazara çıkacağından emin olduğumuz bir çalışma, bir kumpas operasyonu. Sizlerin desteği ve inancıyla, arkadaşlarımızın dürüstlüğü ve kararlılığıyla bu oyunu boşa çıkaracağız” dedi.

CHP Kuşadası İlçe Örgütü, Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasının ardından belediye binası önünde bulunan İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda “Adalet ve Dayanışma Çadırı” kurarak “demokrasi nöbeti” başlattı. Partililer ve vatandaşlar çadırda bir araya gelerek dayanışma mesajları verdi. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan da dayanışma çadırını ziyaret ederek burada açıklamalarda bulundu. Tezcan, süreci yakından takip ettiklerini belirterek hukukun ve demokratik ilkelerin korunması gerektiğini vurguladı.

“Siyasi tuzak”

“Kıymetli arkadaşlar, bir selam getirdim diyordum. Vatan Emniyet’te haksız, hukuksuz, vicdansız bir şekilde özgürlüğünden şu anda mahrum bırakılan, gözaltındaki belediye başkanımız Ömer Günel’in sizlere selamını getirdim” diyen Günel, şunları söyledi:

“Türkiye’nin neresinde hangi haksız, adaletsiz, vicdansız bir kumpasla karşı karşıya kalacağız düşüncesiyle uyandığımız günlerden geçiyoruz. Dün de öyle oldu. Dün de telefon çaldığında Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel’in İstanbul’da gözaltına alındığını öğrendik. Tabii derhal ben İstanbul’a gittim. Milletvekili arkadaşlarımız Kuşadası’na geldiler. Aydın’daki bütün örgütümüz Kuşadası’na geldiler dayanışma duygularını paylaşmak için. Ben İstanbul’a gittim, soruşturma sürecini yakından oradan takip edelim diye. Dün bütün gün oradaydım, bugün buraya geldim. Size selam getirdim, dayanışma duygularımızı bugün burada sizlerle paylaşıp biraz sonra tekrar İstanbul’a gideceğim ve bu haksız soruşturma süreci boyunca yakından süreci takip edeceğim. Değerli arkadaşlar, önce şunu bilin. Sayın Ömer Günel çok güçlü, çok kararlı, çok inançlı. Kendisiyle ilgili kurulan tuzağın, kumpasın farkında. Bunun bir siyasi tuzak olduğunu biliyor.

Bu tuzağın senaryosunu yazanları, bu tuzağın aktörlerini, bu tuzağı, bu filmi gösterime sokanları biliyor. Ve o inançla, o kararlılıkla şunu da çok iyi biliyor ki: ‘Kuşadası halkı benim arkamdadır’ diyor. ‘ydın örgütüm benim arkamdadır’ diyor. Bu davanın, bu soruşturmanın İstanbul’da işi ne? Niye İstanbul’da? İddia edilen fiil Kuşadası’nda. Gözaltına alınan şüpheliler Kuşadası’nda. İstanbul’la ne ilgisi var? Hangi tezgâhın peşindesiniz? Normal olarak bu soruşturmanın Kuşadası’nda yürütülmesi lazım. Yürütülecekse böyle bir soruşturma. Bir başka soru. Alışılageldiği gibi dosyada gizlilik kararı var. Yani savunma hakkı yine sınırlanmış durumda. Ve gözaltındaki arkadaşlarımız dosyaya ulaşamıyorlar. Aleyhlerine verilen ifadelerden bilgileri yok. Hangi kumpaslar kurulmuş bilmiyorlar. Rapor var mı, yok mu? Yok. Neyle suçlandığını bilmeden derdest edilip İstanbul’a götürülmüş arkadaşlarımız var. Son dönemde iktidarın siyasi kumpas soruşturmalarında yaygın ve yerleşik olan bir usulü Kuşadası’nda bir şekilde yine aynı şekilde yaşıyoruz. Neden gizli bu? Neyi gizliyorsunuz? Neden kaçıyorsunuz?

“Çerçioğlu’nun transfer bedeli, Ömer Günel”

Bizim verecek cevabımız var. Ama sizin soracak sorunuz yok demek ki. Yine burada bir başka konu: Hem Ömer Günel hem diğer beş arkadaşımız telefon etseniz çıkıp gelecekler. İfadeye gelseniz, çağırsanız ayaklarıyla gidip ifade verecekler. Şimdi tabii şunu biliyorsunuz: Aydın bundan bir süre önce önemli bir milli irade hırsızlığı yaşadı. Önemli bir milli irade gasbı yaşadı. 344 bin Aydınlı sandığa gitti ve Cumhuriyet Halk Partisi adayına oy verdi. Hanımefendi bir sabah verilen bir ifadeyle ilgili paçaları tutuştu. 344 bin Aydınlının verdiği oyu pazarlık masasına sürdü. Dedi ki: ‘Beni soruşturmayın, ben AK Parti’ye geçeyim’. Kim olduğunu biliyorsunuz. Aydın halkı hakkını ona haram etti. İlk sandıkta da o haramın ne olduğunu görecekler. Ancak bir şeyi biliyoruz. Bugün görüyoruz ki bu hanımefendi pazarlık masasına otururken transfer için üç şey istemiş. Transfer için üç şey istemiş. Anlıyoruz ki Ömer Günel’e kurulan bu kumpas, Çerçioğlu’nun transfer bedellerinden birisi transfer bedeli olarak konmuş. Hatırlayın Aziz İhsan Aktaş soruşturması vardı. O soruşturmadaki bir ifade tutanağında ismi geçti diye, aleyhine ifade verildi diye Zeydan Karalar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız alındı İstanbul’a getirildi. On ay tutsak alındı ve on ay haksız yere yargılandı. Şimdi de hakkında dava açılacak. Yargılanıyor. O Aziz İhsan Aktaş soruşturmasındaki ifadede hanımefendinin de adı geçiyordu. Hem de üç yerde adı geçiyordu. Apar topar adı orada geçti diye gidip pazarlık masasına oturdu.

Demek ki birinci transfer bedeli; ‘Beni Aziz İhsan Aktaş soruşturmasından kurtarın’ demekmiş. Ne oldu? İddianame çıktı. Adı yok. Adı yok. İsmi hiç geçmeyenler sanık ama hanımefendinin adı yok. Demek ki pazarlık, transfer bedelinin biri orada ödenmiş. İkinci transfer bedeli belli. Demiş ki; ‘Beni bugüne kadar devam eden davalarımdan temize çıkarın, aklayın, kurtarın’. Kurtarmaya başladılar mı? Arkadan yıllarca devam eden dosyaların karara bağlandığını görmeye başladık. Biz yaptı yapmadı tartışmasında değiliz. Biz bir kirli pazarlığın peşindeyiz. Şimdi anlıyoruz ki bu transferin üçüncü pazarlığın üçüncü ayağı, üçüncü transfer bedeli; ‘Ömer Günel’in kellesini alacaksın’ demekmiş. Oturmuşlar böyle anlaşmışlar. Ya böyle devlet yönetilir mi? Devletin itibarı ayaklar altına böyle alınır mı? Böyle bir utanmazlık, böyle bir pejmürdelik, böyle bir rezillik devlete yakışır mı? Devletin hangi organı bir kişinin keyfi için bu kadar rezil rüsva, kepaze edilebilir?

“Kumpaslar bizi yıldıramaz”

Biz şunu çok iyi biliyoruz: Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi grubumuz sapasağlam ayakta duruyor. Aydın halkının çıkarlarını korumak için sapasağlam ayakta duruyor. Dağıtamadılar. Parçalayamadılar. Ve Ömer Günel, Meclis Grup Başkan Vekili, belediye başkanlarımız, Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerimiz kararlı bir şekilde meclis toplantılarında birbirleriyle el ele, omuz omuza vererek Aydın halkının çıkarlarını savunuyorlar. Savundular bugüne kadar ve inşallah bundan sonra da savunmaya devam edecekler. Bu kirli operasyon aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclisi grubumuza kendilerince bir gözdağı. Biz bunun farkındayız. Ama buna boyun eğmeyecek kadar da kararlıyız, şerefliyiz, onurluyuz. Kumpaslar bizi yıldıramaz.

Bizim kavgamız bu kötü akılla. Bizim kavgamız Türkiye’yi, devleti, devletin ciddiyetini ayaklar altına alan ve bu ülkeye en büyük kötülüğü yapan bu akılla. Ve şimdi biliyoruz ki o kötü aklın bir ayağı da Aydın’da, Kuşadası’nda bu filmi, bu senaryoyu hayata geçirdi. Ama Allah yukarıda. İnancımız tam. Hiç şüphe duymuyorum ki kararlıyız. İnanıyoruz. Bu oyunu Türkiye’de de boşa çıkaracağız. Aydın’da da boşa çıkaracağız. Kuşadası’nda da boşa çıkaracağız. Biz hizmet etmeye devam edeceğiz. Biz yetkiyi bir yerden alırız, milletten alırız. Ve arkadaşlarımız halkın verdiği yetkiye layık olarak görevlerini yapacaklar. Delili olmayan, ipliği en kısa sürede pazara çıkacağından emin olduğumuz bir çalışma, bir kumpas operasyonu. Ama tekrar söylüyorum: Sizlerin desteği ve inancıyla, arkadaşlarımızın dürüstlüğü ve kararlılığıyla bu oyunu boşa çıkaracağız.”