Haber: Berfin BAYSAN – Kamera: Akın KÜÇÜKKURT
(AYDIN) – Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP’liler Kuşadası’nda “Adalet ve Dayanışma Çadırı” kurarak demokrasi nöbeti başlattı. CHP Aydın Milletvekilleri Evrim Karakoz ve Süleyman Bülbül, sürecin siyasi olduğunu savunarak Başkan Günel’e destek mesajı verdi.
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul’da düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınmasının ardından Kuşadası’nda siyasi ve toplumsal tepkiler yükseldi. Cumhuriyet Halk Partisi Kuşadası İlçe Örgütü tarafından Belediye binası önünde bulunan İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda “Adalet ve Dayanışma Çadırı” kurularak “demokrasi nöbeti” başlatıldı. Nöbete CHP Aydın Milletvekilleri, belediye yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İlk nöbete CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve parti yöneticilerinin yanı sıra CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Nihal Güler, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasıyla ilgili “Belediye Başkanımız şu anda İstanbul’da gözaltında. Avukatları görüştüler. Başkanımız gayet moralli, gayet kendinden emin. Hem Kuşadalı hemşehrilerine hem Aydınlı hemşehrilerine hem partililerimize selam gönderdi. Başının dik, alnının açık olduğunu söyledi. Dün de bir paylaşım yapmıştı, onu yine tekrar etmiş. Avukattı biliyorsunuz kendisi. Adaletsizliğe karşı yıllarca mücadele verdi. Şimdi hem kendini savunuyor hem de kötülüğe karşı bir mücadele verdiğini ifade etti. Evet, biz de diyoruz ki kötülüğe karşı mücadele ediyoruz. Eninde sonunda kötülüğü yeneceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Karakoz, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Tabii süreç çok bilindik bir şekilde ilerledi. Biliyorsunuz, yerel seçimlerden sonra AKP iktidarının özellikle Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük siyasi operasyonları başladı. Lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ve savunma hakkına riayet etmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir süredir de burada AKP’nin ulusal ve yerel trolleri Kuşadası Belediyesi’ne operasyon yapılacağı şeklinde haberler yapıyorlardı. Bir gün önce de, gözaltına alınmasından bir gün önce de, ertesi günü gözaltına alınacağına dair imalı paylaşımlarda bulundular.
Gözaltına alındıktan sonra da bizim avukatlarımızın ulaşamadığı, dosyanın gizli olması nedeniyle ulaşamadığı bilgiler bugün AKP’li troller tarafından, AKP’li yandaş medya tarafından yayınlanıyor. Ciddi şekilde Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, belediye başkanlarına dönük itibar suikastlarıyla karşı karşıyayız. İktidar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle yerel yönetimlerin başarısı sayesinde iktidara gelmesini engellemeye çalışıyor.
“Başkanımızın ve arkadaşlarının arkasındayız, yanındayız”
Giderek ağırlaşan haksızlıklarla, adaletsizliklerle karşı karşıyayız. Ama bugün burada gördüğünüz gibi de adalet ve dayanışma çadırımız var. Aydın’ın her yerinden, Aydın dışından partililerimiz, vatandaşlarımız çadırımıza geliyorlar. Dün de belediyemize geldiler. Örgütlü mücadeleye devam ediyoruz. Hep şunu söylüyoruz başından beri: Bu ülkede milletvekillerinin kanundan kaynaklı bir dokunulmazlıkları var, biliyorsunuz. Bir de kanundan kaynaklanmayan bir dokunulmazlık geliştirdi AKP iktidarı. Eğer bu ülkede bugün AKP’li bir bürokratsanız, AKP’liyseniz, AKP’li belediye başkanıysanız yargılanmıyorsunuz, sorgulanmıyorsunuz. Ama AKP’li değilseniz, muhalifseniz yargılanıyorsunuz, sorgulanıyorsunuz. Örneğin bir sabah operasyonuyla tutuklanıyorsunuz. Dosyalarınızda gizlilik kararları oluyor, muhalifseniz. İtirafçılar oluyor, iftiracılar oluyor. Sahte deliller oluyor. Ama AKP’liyseniz bütün bunlardan muaf bir şekilde, bütün bunlardan bağımsız bir şekilde rahatlıkla siyaset yapabiliyorsunuz.
Aydın’da da ağustos ayında Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı parti değiştirip AKP’ye gitti. O zaman da söyledik: AKP dokunulmazlığını kazanmak için gitti. Şimdi de kendisi AKP dokunulmazlığının lüksü içinde iktidar gücünün katkısını alıp Aydın’daki siyaseti dizayn etmeye çalışıyor.
Ama biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. 102 yıllık bir partiyiz. Çok zor koşullarda kurulmuş bir partiyiz. Süreç içinde çok bedel ödemiş bir partiyiz. Bizim partimiz kapatıldı, genel başkanlarımız tutuklandı. Çok bedel ödedik. Ama mücadeleden hiç yılmadık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize gösterdiği hedeften hiç ayrılmadık. Şimdi de bu inançla, bu tarihi sorumlulukla ve özellikle çocuklarımıza ve gençlerimize duyduğumuz, onların geleceğine duyduğumuz kaygıyla ve sorumlulukla çalışmaya devam ediyoruz.
Ben Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm vatandaşlarımızın bu siyasi operasyonların farkında olduğunu düşünüyorum. Ve sandık geldiğinde de AKP iktidarına milletimizin gerekli cevabı vereceğini düşünüyorum. Çünkü milletimiz artık huzur istiyor. Milletimiz adalet istiyor. Milletimiz geleceğe güvenle bakmak istiyor. Çocukları için doğanın, çevrenin güzel olduğu, onların iyi eğitim aldığı, güven içinde yaşadığı bir Türkiye istiyor. Çok şey istemiyor aslında. Maalesef bu iktidar eliyle 24 yıldan beri insanlarımızın umutları kırıldı. İnsanlarımız artık çok mutsuz. Biz de iktidara geldiğimizde şunu vaat ediyoruz ve inanıyoruz, yürekten söylüyoruz: Bu ülkeye huzur gelecek, adalet gelecek, hukuk gelecek, bolluk gelecek, bereket gelecek. Ve şuna da inanıyoruz, onun da bir defa daha altını çizmek istiyorum: Ömer Günel Başkanımız en kısa sürede çıkacaktır. Kuşadası’nda, Aydın’da alnı ak, başı dik şekilde yürüyecektir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri olarak Ömer Günel Başkanımızın ve arkadaşlarının arkasındayız, yanındayız.”
“Ömer Günel rakip olabilir, saf dışı bırakalım”
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ömer Günel Kuşadası Belediye Başkanı. Kuşadası Belediye Başkanı olurken sandıktan gelerek, Kuşadası halkının iradesiyle belediye başkanı oldu. O bakımdan bu Dayanışma ve Adalet Çadırı’nın bir özelliği var. Kuşadası halkı rica etti. Dediler ki ‘Biz Ömer Günel’i yalnız bırakmak istemiyoruz. O şu anda gözaltında. Ona dileklerimizi sunmak istiyoruz’. Bu nedenle dayanışma çadırı kurduk, adalet çadırı kurduk. Burada önemli olan dayanışma, Ömer Günel ile dayanışma. Adalet ise adaletli bir yargılama, adaletli bir soruşturma yapılması talepleri var Kuşadası halkının. Çünkü biz oyumuzu verdik, Ömer Günel seçildi. İrademiz Ömer Günel’di ve başarılı çalışmalar içerisinde oldu. Bu süreçte Kuşadası’nı hem ulusal hem uluslararası alanda tanıttı ve tanıtmaya devam ediyor. Daha geçen hafta Ömer Günel Berlin’deydi. Berlin’de turizm fuarındaydı. Ne yapıyordu? Kuşadası’nı tanıtmaya gitti Ömer Günel. Yani Kuşadası’nın uluslararası camiada, turizm alanında öne çıkmasını sağlamaya çalıştı. Birçok gemiler gelir, büyük gemiler gelir. O gemilerin Kuşadası’na gelmesini sağlamak için birçok çalışma içerisinde yer aldı. Yani Kuşadası için çalıştı. Ömer Günel suç işlemedi.
Ömer Günel’in suçu Kuşadası Belediye Başkanı olmaksa, Ömer Günel’in suçu Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanı olup da gelecek dönemde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olma ihtimali yüksek olan bir kişi ise, tabii ki rakibini saf dışı bırakmak için kumpas çalışmalarına girdiler. ‘Ömer Günel rakip olabilir, saf dışı bırakalım’. Cumhurbaşkanı adayımız ‘Ekrem İmamoğlu rakip olabilir, saf dışı bırakalım’. Ama millet artık inanmıyor. Şu anda Ömer Günel’e yönelik iddialar ne? Rüşvet, irtikap ve Ekrem İmamoğlu suç örgütüne finans sağlamak. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Yani İBB ile ne alakası var bu işin?
Ömer Günel Kuşadası Belediye Başkanı. Bir suç işlemişse, işlediğine inanmıyoruz, burada işlenmiş bir fiilden dolayıdır. Burada işlenen fiile kim bakar? CMK 12’ye göre, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre kim bakar? Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı. Ondan sonra dava açılırsa nerede açılır? Aydın’da üç ağır ceza merkezi vardır: Nazilli merkezi, Aydın merkezi ve Söke merkezi. Söke Ağır Ceza Mahkemesi bakar. Ömer Günel hakkında soruşturma evrakının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ne işi var? Birinci sorum bu, hukukçu olarak. CMK 12’ye göre neden siz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturmayı açtınız? Onun için diyorum ya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Akın Gürlek’ten sonra artık onun dönemiyle birlikte Türkiye Başsavcılığı haline mi geldi? CMK’da bir değişiklik mi oldu? Adalet Komisyonu Grup Sözcüsü olarak benim bilmediğim, benim görmediğim Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bir değişiklik mi yapıldı da artık bütün soruşturmalar nerede suç işlenme iddiası varsa Adana’da, Kuşadası’nda, Mardin’de İstanbul mu bakacak? Yok böyle bir şey.”
“Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hukuk devleti yeniden inşa edilecektir”
Ömer Günel’in gözaltına alınmasıyla ilgili çıkan bazı haberlere işaret eden Bülbül, “Aydın’da da yerel yandaş medya, Ömer Günel hakkında 24 saat önce gözaltı kararından önce, medyada gözaltına alınacağına ilişkin açıklamalar yaptı. Ben milletvekiliyim. Ömer Günel hakkındaki iddiaları bilmiyorum, dosya gizli. Ama yerel ve ulusal basın biliyor. Bu ne biçim gizliliktir? Sayın Başsavcı, bu dosyanın gizliliğini nasıl sağlıyorsunuz? Dosya CHP’li vekillere, belediye başkanlarının avukatlarına gizli ama AKP’ye yakın medyaya mı açık? Bu konuda Adalet Bakanı’na soru önergesi verdim. Dedim ki İBB kumpas soruşturmalarında dosya gizliliğini ihlal edenler hakkında soruşturma açtınız mı? CMK’ya göre dosyada gizlilik kararı varsa açıklama yapamazsınız. Gizli tanıkların ifadeleri bile medyada yayınlandı. Ama verdiğim soru önergesine hâlâ cevap yok. Ömer Günel’i yalnız bırakmayacağız. Kuşadası halkının iradesine sahip çıkacağız. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hukuk devleti yeniden inşa edilecektir. Anayasa raftan indirilecektir. Anayasal hak ve özgürlükler herkes için eşit şekilde uygulanacaktır. Demokrasi ve özgürlükler yeniden gelecektir. Biz bunun için mücadele ediyoruz ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Ömer Günel’i de yalnız bırakmayacağız. Kuşadası’ndaki tüm hemşehrilerimizle birlikte yanında olacağız. Biz hukuk diyoruz, insan hakları diyoruz, adil yargılanma hakkı diyoruz, hukuk devleti diyoruz” şeklinde konuştu.

