Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kuş bilimci Dr. Tozlu, kuşların konaklama noktası Seyfe Gölü’nün korunmasının önemini vurguladı

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) teknik ekibi ile birlikte yurdun farklı bölgelerinde olduğu gibi Seyfe Gölü’nde de kuş türlerinin tespiti ve yaşam koşullarına yönelik çalışmalar gerçekleştiren Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi öğretim üyesi Ornitolog (kuş bilimci) Dr. Üyesi Zehra Tozlu, iklimsel değişiklikler, insan etkisi, antropolojik etkiler sebebiyle dönem dönem gölün kuruduğunu hatırlatarak, “Bu sene göl erken dolunca birçok kuş türü geldi. İlk olarak flamingolar geldi sürüler halinde. Onları sürekli takipteyiz” dedi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) teknik ekibi ile birlikte

Seyfi Çelikkaya

(KIRŞEHİR) – Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zehra Tozlu, iklimsel değişiklikler, insan etkisi, antropolojik etkiler sebebiyle dönem dönem Seyfe Gölü’nün gölün kuruduğunu hatırlatarak, “Bu sene göl erken dolunca birçok kuş türü geldi. İlk olarak flamingolar geldi sürüler halinde. Onları sürekli takipteyiz” dedi.

Meteorolojik verilere göre, geçen yıl son 65 yılın en düşük yağış seviyesini gören Kırşehir’de Ramsar Sözleşmesi ile korunan Seyfe Gölü Kuş Cenneti de kuraklıktan olumsuz etkilendi. Yetersiz yağışlar ve gölü besleyen pınarlardan beklenen akışın olmaması, gölün tamamen kurumasına yol açtı. Yaklaşık 10 bin 700 hektarlık alana sahip gölde yaşam alanı oluşturan flamingo, turna, angut ve ördek gibi çok sayıda kuş türü bölgeyi erken terk etmek zorunda kaldı. Ancak bu yıl yağışların bol olması nedeniyle göçmen kuşlar yeniden gelmeye başladı.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Ornitolog Dr. Zehra Tozlu, Seyfe Gölü’nün kendi çalışma alanı içinde yer aldığını ifade ederek, “2 yıllık bir çalışma yürüttüm, bitirdim. Seyfe konum itibariyle hem jeolojik olarak hem Türkiye’nin orta noktasında göçmen kuşların uğrak yeri olarak çok önemli bir noktada. Bu yüzden Kırşehir’in de önemini çok fazla arttırıyor bu şekilde” diye konuştu.

“Tüm dünyada korunması gereken alanlardan bir tanesi”

Seyfe Gölü’nün kuş türlerinin dinlenme alanı olarak kullandıklarını aktaran Dr. Zehra Tozlu, gölde nesli tükenme tehlikesi altında bulunan 27 türün de yer aldığı 252 türü belirlediklerini anlattı. Tozlu, sürüler halinde gelen flamingoların dışında her türlü göçmen ve yırtıcı kuşlara burada rastlanıldığını belirterek, Seyfe Gölü’nün Ramsar Sözleşmesi ile korunan alanlardan olduğunu vurguladı.

Tozlu, şunları söyledi:

“O yüzden çok önemli bir yeri var tüm dünyada, özellikle korunması gerekiyor. Fakat iklimsel değişiklikler, insan etkisi, antropolojik etkiler sebebiyle dönem dönem göl kuruyor. Bu sene güzel bir sene. 2026 senesinde göl çok erken bir şekilde suyla doldu, yağış alması sebebiyle. Aslında kapalı havza, yani etraftan gelen sularla beslenmiyor. Yeraltı suları ile besleniyor. Bunun için de kuyular, yeraltı suları ve yağış çok önemli. Bu sene göl erken dolunca birçok kuş türü geldi. İlk olarak sürüler halinde flamingolar geldi. Onları sürekli takipteyiz. Aynı zamanda burası bir ornitoturizm haline geldi. İnsanlar gelip görmek istiyorlar. Tabii ki doğaya zarar vermeden bu çok güzel bir turizm, ekoturizm olarak ilimize de bir katkısı oluyor. Ama önemli olan burada bu çevrenin korunması. Suyun korunması. Mesela geçen sene tamamen kurak haldeydi. Su yoktu ve kuşlar da yoktu doğal olarak. Seyfe bizim, hem dünyada hem Türkiye’de çok önemli bir yere sahip. Hep birlikte korumamız gerektiğini düşünüyorum.”

“Suya dayanıklı tarım ürünleri ekildiği sürece göle bir sıkıntısı yok”

Seyfe Gölü’nün canlılığını koruyabilmesi için suyunun çekilmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Tozlu, su kaynaklarının önemine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Seyfe kapalı havza yeraltı suları ile besleniyor. Burada tamamen kaçak kuyuların bir şekilde önlenmesi gerekiyor. Halkımızın bu konuda tecrübeli olması gerekiyor. Çünkü burası bizim için bir vaha gibi. Bozkırın ortasında bir vaha. Sadece kuşlara ya da diğer canlılara etkisi anlamında değil, tüm insanlara da etkisi anlamında çok önemli. Burayı canlandırıyor. Suyun olduğu yer can demek. Bozkırda da su toplulukları çok az. O yüzden çok önemli. Suyun çekilmemesi en önemli faktör. Suya dayanıklı tarım ürünleri ekildiği sürece göle bir sıkıntısı yok. Bunun dışında yine antropolojik etkiler dediğimiz avlanma, bu da çok sıkıntı yaratabiliyor bu bölgede. En önemli önceliklerimiz bunlar.”