(LEFKOŞA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bölgede devam eden savaşın bir an önce sona ermesi temennisinde bulunarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) çeşitli ülkelerle adanın güneyinde girdiği askeri ittifakların ve savunma anlaşmalarının, Türkiye’ye karşı bir denge oluşturma amacı taşıdığını ancak bunun gerçekçi olmadığını söyledi. Bu girişimlerin adanın güvenliğini riske attığını belirten Erhürman, “Biz Kıbrıs Türk halkı olarak haksız yere görmezden gelindiğimiz ve irademizin yok sayıldığı koşullarda dahlimiz olmayan hataların bedelini ödemek istemiyoruz” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin çeşitli ülkelerle adanın güneyinde girdiği askeri ittifaklar ve savunma anlaşmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bu tür askeri düzenlemelerin, Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın hayata geçirildiğini ancak tüm adayı etkileyen sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Yıllardır hep söyledik. Güneyde hükümetin kurduğu askeri ittifaklar ve yapılan anlaşmalar, Türkiye’ye karşı denge oluşturma çabasına yöneliktir ve herkes biliyor ki bu çaba hiçbir biçimde gerçekçi değildir” ifadesini kullandı.
“Bu durum ne adadaki statüye uygundur ne de adil”
Kıbrıs Türk halkının adanın iki eşit kurucu ortağından biri olduğunu vurgulayan Erhürman, güvenlik alanındaki gelişmelerin bu gerçeklik göz ardı edilerek yürütüldüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Erhürman, “Bu risk, adanın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın ortaya çıkmış olmasına karşın bizi de kapsama alanına almaktadır. Açıktır ki bu durum ne adadaki statüye uygundur ne de adildir”
Cumhurbaşkanı Erhürman, İngiliz egemen üslerinin varlığına ilişkin tartışmaların yanı sıra Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü ve buna ilişkin anlaşmaların da son dönemde gündemde olduğunu hatırlattı.
“Güneydeki askeri varlık yeni bir durum değil”
Güneydeki askeri varlığın yeni bir durum olmadığını belirten Erhürman, Birleşik Krallık’ın yanı sıra Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’ya ait askeri unsurların da bölgede bulunduğunu kaydetti. Erhürman, “Bunlara dair güneydeki hükümet tarafından yapılan açıklamalar ve karşılama törenleri bilinmeyen şeyler değil. Bu şartlarda dış basının adayı güvensiz bir yer olarak değerlendiren haberler yapması ne kadar eleştirilebilir, doğrusu emin değilim” değerlendirmesini yaptı.
“Özelde turizmi, genelde ise ekonomiyi riske eder”
Erhürman ayrıca güvenlik risklerinin ekonomik sonuçları olabileceğine dikkati çekerek, özellikle turizm sektörünün bundan etkilenebileceğini belirtti. Kıbrıs’ın hem kuzeyinin hem de güneyinin başlıca gelir kaynakları arasında turizmin öne çıktığını vurgulayan Erhürman, “Güvenliğin riske edilmesi kaçınılmaz olarak özelde turizmi, genelde ise ekonomiyi riske eder” ifadesini kullandı.
Son günlerde güneydeki basında yaşanan gelişmelerin turizm üzerindeki olumsuz etkilerinin tartışıldığını belirten Erhürman, GKRY’nin ise dış basının Kıbrıs’ı güvensiz bir yer gibi göstermesini temel sorun olarak gösterdiğini aktardı.
Erhürman ayrıca eski Avrupa Parlamentosu üyesi Niyazi Kızılyürek’in Yenidüzen gazetesinde yayımlanan bir makalesine atıfta bulunarak, Kızılyürek’in yazısında, Yunanistan’ın eski başbakanlarından Antonis Samaras’ın Yunan Parlamentosu’nda yaptığı bir konuşmaya değinildiğini belirtti. Samaras’ın, “Annan Planı uygulanmış olsaydı dönüşümlü başkanlık sistemi kapsamında bir Kıbrıslı Türk’ün cumhurbaşkanlığı görevini üstlenebileceğini ve bu durumda Yunanistan’ın adaya savaş gemisi veya uçak göndermesinin mümkün olmayacağını” söylediğini aktaran Erhürman, bu değerlendirmelerin mevcut koşullar açısından düşündürücü olduğunu ifade etti.
“Dahlimiz olmayan hataların bedelini ödemek istemiyoruz”
Cumhurbaşkanı Erhürman, bölgede devam eden savaşın bir an önce sona ermesi temennisinde bulunarak, kalıcı barış ve istikrarın Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin tanınması olmadan sağlanamayacağını vurguladı. Erhürman, “Bu ada küçük ve riskli bir bölgede. Biz Kıbrıs Türk halkı olarak haksız yere görmezden gelindiğimiz ve irademizin yok sayıldığı koşullarda dahlimiz olmayan hataların bedelini ödemek istemiyoruz” açıklamasını yaptı.

