Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Keçiören’de deprem gerçeği bilimsel verilerle ele alındı

Keçiören Belediyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası ve Başkent Ankara Strateji Enstitüsü (BASE) iş birliğinde düzenlenen “6 Şubat Depremlerini Anma ve Afetlere Dirençli Kentler Paneli” Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. 

Keçiören Belediyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası ve Başkent Ankara Strateji

(ANKARA)- Keçiören Belediyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası ve Başkent Ankara Strateji Enstitüsü (BASE) iş birliğinde düzenlenen “6 Şubat Depremlerini Anma ve Afetlere Dirençli Kentler Paneli” Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

6 Şubat depremlerini anmak ve afetlere karşı daha dirençli kentler oluşturmanın yollarını değerlendirmek amacıyla düzenlenen “6 Şubat Depremlerini Anma ve Afetlere Dirençli Kentler Paneli” programında, Belediye Başkanı Mesut Özarslan da panelist olarak yer aldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Adıyaman Üniversitesi tarafından hazırlanan deprem videosunun gösterimi yapıldı.

Moderatörlüğünü 21. Dönem Ankara Milletvekili Şevket Bülend Yahnici’nin üstlendiği panele, Başkan Özarslan’ın yanı sıra CHP PM Üyesi Berk Kılıç, Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Başkent Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Engin Öktem, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Kart, BASE Bilim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Çavaş, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası adına Dr. Öğr. Üyesi İsmail Demirci, AFAD Afet Yönetimi Merkezi Daire Başkanı Abdullah Özçelik, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

“Bilimin ve aklın rehberliğinde tedbirler almak zorundayız”

Başkan Mesut Özarslan, panelin açılışında yaptığı konuşmada depremin bir gerçeklik olduğunu, bu gerçeğe karşı bilimin ve denetimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bundan 3 yıl önce meydana gelen ve hepimizi derinden üzen depremin anısına bugün burada toplanmış bulunuyoruz. Aramızda bu işin uzmanı kıymetli hocalarımız, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri ve meslek odalarımızın yöneticileri var. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız; deprem bu topraklarda geçmişte de vardı, bugün de var ve bundan sonra da olmaya devam edecek. Bu nedenle depremi kader olarak görmek yerine, bilimin ve aklın rehberliğinde gerekli tedbirleri almak zorundayız. İlimle, bilimle, etkin denetimle ve doğru yöntemlerle bu süreci yönetmek mecburiyetindeyiz. Keçiören’de böylesine akademik bir panele ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Keçiören’in bilimin ve ilmin konuşulduğu bir merkez olması için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Ayrıca Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Serdar Kart’ın belediyemiz bünyesinde görev yapması bizler için büyük bir kazanımdır. Kendisine ve bu panelin düzenlenmesinde emeği geçen tüm akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Panelimizin Keçiören’imize, Ankara’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ne mutlu Türküm diyene!”

“Deprem bilinci oluşturmak zorundayız”

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise depremlerin yıkıma dönüşmesinin temel nedeninin bilimsel uyarıların dikkate alınmaması olduğunun altını çizerek, “Türkiye’de depremler yıkıma ve can kaybına dönüşüyor; çünkü gerekli dersleri almıyoruz. Deprem bilinci oluşturmak zorundayız. Sorun, depremin kendisi değil; yönetim anlayışı, denetim eksikliği ve ekonomik koşullardır. Depremde ders alması gereken vatandaş değil, ülkeyi yöneten kademelerdir. Bilim ve mühendislik rehber alınmadığı sürece aynı acıları yaşamaya devam ederiz. Depremi afete dönüştüren; yetersiz yönetim, denetimsizlik ve yoksulluktur. İnsanlar geçim derdi içindeyken evini güçlendirmesi, güvenli yapılarda oturması mümkün olamıyor. Yıllardır aynı manzaraları görüyoruz; arama kurtarma çalışmaları, kayıplar ve sonrasında unutulan dersler. Oysa yapılması gereken, deprem olmadan önce bilimin ışığında gerekli önlemleri almak ve güvenli kentler oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.

“Güvenli kentler etik anlayış ile mümkündür”

Başkent Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Engin Öktem ise şöyle konuştu:

“Bu ülkede felaketlerin ömrü kısa oluyor, çok çabuk unutuyoruz. Depremlerde de maalesef bu değişmiyor. Oysa kayıplarımızı unutmamamız, sorumluluklarımızı hatırlamamız gerekiyor. 6 Şubat depremleri yalnızca bir doğal afet değil; toplumsal hafızamızda derin iz bırakan, yönetsel yapılarımızı ve kurumsal sorumluluklarımızı sorgulatan büyük bir uyarıdır. Bizi bu paneli düzenlemeye sevk eden de tam olarak bu ‘unutma’ halidir. Kamu kurumları, bilim insanları ve sivil toplum birlikte çalıştığında afetlere karşı daha güçlü bir toplumsal direnç oluşturabiliriz. Depremler karşısında yalnızca binalar değil, kurumlarımızın ve toplumumuzun dayanıklılığı da sınanıyor. Bilimin aydınlattığı yoldan ayrılmamak zorundayız. Güvenli kentler yalnızca mühendislik hesaplarıyla değil, etik sorumluluk anlayışıyla mümkündür. Yapı güvenliği, imar politikaları ve denetim mekanizmaları kamu yararını önceleyen bir anlayışla yürütülmelidir. Acıyı unutmamak ve sorumluluğu hatırlamak zorundayız.”

“Depreme dirençli kentler için yetki ve sorumluluk netleştirilmeli”

Bilimsel verilerin ve değerlendirmelerin önemine dikkat çeken TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Kart, depremlerde yaşanan acıların izlerinin tazeliğini koruduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen yaşanan acıların izleri hâlâ tazeliğini koruyor. Bu büyük felaket bizlere depremin kader olmadığını, bilim ve mühendislik rehberliğinde hareket edilmediğinde ağır bedeller ödendiğini bir kez daha göstermiştir. Jeofizik mühendisleri olarak bizler yerin adeta doktorlarıyız. Zemini doğru tanımadan, yerin davranışını anlamadan güvenli ve dayanıklı yapılar inşa etmek mümkün değildir. Jeofizik, jeoloji ve inşaat mühendislerinin eş güdüm içinde çalışması bir tercih değil, zorunluluktur. Her kentin, her mahallenin hatta her parselin kendine özgü zemin koşulları vardır. Bu gerçekler dikkate alınmadan yapılan her proje, gelecekte yaşanabilecek yeni acıların zeminini hazırlar. Sorun yönetmeliklerin yetersizliği değil, mevcut yönetmeliklerin bilimsel içeriğine uygun biçimde uygulanmaması ve etkin denetlenmemesidir. Depreme dirençli kentler için yetki ve sorumluluklar netleştirilmeli, zemin ve geoteknik raporlama sistemi bilimsel esaslarla yeniden ele alınmalı, kaçak yapılaşmaya kesinlikle göz yumulmamalıdır. Belediyelerde zemin ve deprem konularında yetkin jeofizik mühendislerinin istihdamı bir tercih değil, kamusal zorunluluktur. Bilimin rehberliğinde, mühendisliğin merkezde olduğu ve denetimin tavizsiz uygulandığı bir anlayışla hareket etmek zorundayız. Gelecekte benzer acıları yaşamamak için bugün sorumluluk almak mecburiyetindeyiz.”

Açılış konuşmalarının ardından 21. Dönem Ankara Milletvekili Şevket Bülend Yahnici’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Başkan Mesut Özarslan, BASE Bilim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Çavaş, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası adına Dr. Öğr. Üyesi İsmail Demirci ve AFAD Afet Yönetimi Merkezi Dairesi Başkanı Abdullah Özçelik panelist olarak yer aldı.

Panelistler katılımcıları bilgilendirdi

“Aynı Deprem Tekrar Olsa Ne Farklı Olurdu?” sorusunun ele alındığı panelde Başkan Özarslan, yerel yönetimlerin afetlere karşı hazırlık sürecindeki sorumluluklarını anlatarak dirençli kentleşmenin planlama, denetim, altyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. BASE Bilim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Çavaş, olağanüstü hallerde kamu kurumlarının işleyişi ve kriz yönetimi süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası adına Dr. Öğr. Üyesi İsmail Demirci, bina ve zemin ilişkisinin depremdeki etkisini bilimsel verilerle ele aldı. Zemin etüdü ve yer seçiminin önemine dikkat çekti. AFAD Afet Yönetimi Merkezi Daire Başkanı Abdullah Özçelik, afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı.