Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: İktidar, İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmek yerine koruyucu politikaları uygulasaydı, belki de bugün Songül yaşıyor olacaktı

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Haymana’da eşi tarafından tabanca ile vurulan Songül Hakbilir’in öldürülmesine ilişkin tepki gösterdi. Yapılan basın açıklamasında “Eğer bu siyasi iktidar, kadın odaklı politikalar yürütseydi, boşanma aşamalarında kadınların öldürüldüğünü göz önünde bulundursaydı, İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmek yerine o sözleşmeden kaynaklanan önleyici ve koruyucu politikaları uygulasaydı, belki de bugün Songül yaşıyor olacaktı” denildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Haymana'da eşi tarafından tabanca ile vurulan Songül

(ANKARA) – Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Haymana’da eşi tarafından tabanca ile vurulan Songül Hakbilir’in öldürülmesine ilişkin tepki gösterdi. Yapılan basın açıklamasında “Eğer bu siyasi iktidar, kadın odaklı politikalar yürütseydi, boşanma aşamalarında kadınların öldürüldüğünü göz önünde bulundursaydı, İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmek yerine o sözleşmeden kaynaklanan önleyici ve koruyucu politikaları uygulasaydı, belki de bugün Songül yaşıyor olacaktı” denildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ankara’nın Haymana ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi tarafından tabanca ile vurulan Songül Hakbilir’in öldürülmesi nedeniyle Ankara’da bir araya geldi.

Yüksel Caddesi’nde toplanan kadınlar, “Kadın cinayetlerini durduracağız”, “Songül’ün hesabı sorulacak”, “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Tahammülümüz kalmadı”, “6284’ü uygula” ve “Aileye feda olmayacağız” yazılı dövizler taşıdı.

Kadınlar, “Kadın cinayetlerini durduracağız”, “Songül’ün hesabı sorulacak” ve “Aileye feda olmayacağız” sloganları attı.

Kurt: Bu ülkede kadınlar gökten zembille inen sebeplerden dolayı öldürülmüyor

Platform adına basın açıklamasını Ankara Temsilcisi Işıl Kurt yaptı. Kurt, şunları kaydetti:

“Dün akşam saatlerinde Haymana’da Songül Hakbiler, boşanma aşamasında olduğu erkek Serdar Hakbiler tarafından ateşli silahla öldürüldü. Bugün Haymana’da Songül’ün cenazesi vardı. Ama aynı zamanda Songül yaşıyor olsaydı bugün boşanma davasının son duruşması vardı. Eğer bu siyasi iktidar, eğer onun kolluğu, eğer onun yargısı kadın odaklı politikalar yürütseydi; boşanma aşamalarında kadınların öldürüldüğünü göz önünde bulundursaydı; ateşli silahla işlenen kadın cinayetlerinin ne kadar arttığını dikkate alsaydı; bununla ilgili İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmek yerine o sözleşmeden kaynaklanan önleyici ve koruyucu politikaları uygulasaydı, belki de bugün Songül yaşıyor olacaktı. Ama maalesef biz bugün Songül’ün cenazesini konuşuyoruz. Bu ülkede kadınlar gökten zembille inen sebeplerden, beklenmedik cinnetlerden, sürprizlerden ya da kaderden dolayı öldürülmüyor. Belli olaylar, belli somut durumlar var; kadınlar hep bunların sonucunda öldürülüyor. Biz bunun verilerini tutuyoruz. Diyoruz ki kadınlar çoğu zaman yakınlarındaki erkekler, evli oldukları erkekler ya da ailelerindeki erkekler tarafından öldürülüyor.

Kurt: Rojda Yakışıklı’nın faili çıkar çıkmaz Rojda’yı öldürdü

Geçen sene 294 kadın öldürüldü ve bu 294 kadının yüzde 35’ini evli olduğu erkekler, yüzde 11’ini ise boşandıkları erkekler öldürdü. Ülkede böyle bir tablo varken, kadınlar boşanmaya çalışırken öldürülürken; bu siyasi iktidar boşanma aşamalarındaki ölümlerin ve kadına yönelik şiddetin peşine düşmek, buna ilişkin politikalar üretmek yerine önümüze iki politika koyuyor. Bunlardan biri 11. yargı paketiyle getirilen düzenlemeler. Sonuçlarını görüyoruz. Rojda Yakışıklı’nın faili çıkar çıkmaz Rojda’yı öldürdü. Şimdi de 12. yargı paketiyle, yargılamalar uzun sürüyor, taraflar yıpranıyor denilerek boşanma süreçlerinin kısaltılması gerektiği savunuluyor ve bunun için arabuluculuk öneriliyor. Geçtiğimiz sene 297 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürüldüler mi, intihar mı ettiler? Bunun hesabını verememiş bir yargı ve bir iktidar var karşımızda. Bahar Taş yeni öldü ve soruşturması hemen kapatıldı; tıpkı Rojin gibi. Bu soruşturmaları etkin yürütemeyen bir iktidar, onun kurumları ve yargısı varken soruyoruz: Yüzlerce boşanma davası içinde şiddet olup olmadığını nasıl tespit edeceksiniz? Bunun yaratacağı tüm sonuçların hesabını vermek zorundasınız.”

Çağlar: Bu cinayetler kadının iradesini yok sayan erkek şiddetini cezasızlıkla besleyen siyasi bir tercihin sonucudur

CHP Ankara Kadın Kolları İl Başkanı Ayça Çağlar da açıklamasında, şunları söyledi:

“Her gün bir kadın daha yalnızca yaşamak istediği, kendi hayatı hakkında söz söylediği için yaşam hakkı elinden alınıyor. Kadınlar kendi hayatları hakkında karar almak istedikleri için öldürülüyor. İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, faillerin cezalandırılması ve mağdurların korunması için açık ve bağlayıcı hükümler içermektedir. 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun ise kadınların yaşam hakkını güvence altına alan en temel araçlardan biridir. Ancak bugün gelinen noktada İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının 6284 sayılı kanunun etkin biçimde uygulanmamasının, koruyucu ve önleyici tedbirlerin kâğıt üzerinde bırakılmasının bedelini kadınlar canlarıyla ödemektedir. Bu cinayetler kadınların hayır deme hakkını tanımayan, kadının iradesini yok sayan erkek şiddetini cezasızlıkla besleyen siyasi bir tercihin sonucudur. Kadın cinayetleri kader değil, politiktir. 6284 sayılı kanun derhal ve eksiksiz uygulanmalıdır.”