Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Özgener: Ortadoğu’daki savaş küresel ekonomide yeni bir dönemi başlattı

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ortadoğu’da ABD-İsrail ve İran arasında başlayan savaşın küresel ekonomi üzerinde kalıcı etkiler yarattığını belirterek, “Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte küresel ekonomi yeni bir döneme artık göz ardı edilemez bir şekilde girmiş durumda. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, yatırım iştahını ve büyümeyi yavaşlatırken enflasyonu yukarı çekiyor” dedi.

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ortadoğu’da ABD-İsrail

(İZMİR) – İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ortadoğu’da ABD-İsrail ve İran arasında başlayan savaşın küresel ekonomi üzerinde kalıcı etkiler yarattığını belirterek, “Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte küresel ekonomi yeni bir döneme artık göz ardı edilemez bir şekilde girmiş durumda. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, yatırım iştahını ve büyümeyi yavaşlatırken enflasyonu yukarı çekiyor” dedi.

İzmir Ticaret Odası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde gerçekleştirildi. Meclis’e, Türkiye Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren de katıldı.

Meclis toplantısının açılışında konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgenler, ülkenin komşu coğrafyasında devam eden savaşların ekonomiye etkilerine değindi.

Özgener: Siyasi belirsizliği derinleştirme riski de taşıyor

ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaşın küresel ekonomi ve enerji fiyatlarına etkilerine değinen Özgener, savaş bitse de etkilerinin uzun süre devam edeceğini belirterek şunları söyledi:

“Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte küresel ekonomi yeni bir döneme artık göz ardı edilemez bir şekilde girmiş durumda. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, yatırım iştahını ve büyümeyi yavaşlatırken enflasyonu yukarı çekiyor. Bu ikili etki, işsizlikte artış ve fiyat baskılarının sürmesi yoluyla ekonomik maliyetleri büyütüyor. Bu tablo, dünya genelinde hükümetler üzerindeki baskıyı artırarak siyasi belirsizliği derinleştirme riski de taşıyor. Enerji piyasaları, savaşın etkisiyle küresel enflasyonun şu anda en önemli belirleyicisi oldu. Petrol fiyatlarındaki artışlar yalnızca enerji maliyetlerini değil; üretim maliyetlerini, enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının para politikası kararlarını da doğrudan etkiliyor. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek yükselişler enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, merkez bankalarının faiz indirimlerini de geciktirebileceğini görüyoruz. Oluşan bu durum, finansal koşulların daha uzun süre sıkı kalmasına yol açarak yatırım ve kredi büyümesini sınırlayabilir.

“Savaşın uzaması ve bir enerji krizine dönüşmesi dengeleri değiştirebilir”

Savaşın başlangıcına kadar, yüksek faiz oranları ve ticaret gerilimlerine rağmen dünya ekonomisi tamamen durgunluğa girmemişti. Savaşın uzaması ve bir enerji krizine dönüşmesi dengeleri değiştirebilir. Öte yandan; bu gelişme, ekonomilerin bu tür şoklara karşı alternatif üretme kapasitesini de hızlandırabilir. Bununla birlikte; enerji ve ticaret akışlarının belirli hatlara yoğunlaşmasının yarattığı kırılganlık daha net ortaya çıkarken, alternatif enerji ve lojistik koridorlarının önemi artabilir ve ülkeler tedarik zincirlerini çeşitlendirme yönünde daha hızlı hareket etmek durumunda kalabilir. Ayrıca savaş kısa sürede sona erse bile, dünya ekonomisinde oluşan artçı etkilerinin uzun süre devam edeceğini de göz önünde bulundurmalıyız. Ekonomideki bu bozulma nedeniyle yeni denge anlayışı oluşmasının ve yerleşmesinin uzun bir zamana yayılacağı kanaatindeyiz.”

“Lojistik hatlarında daha fazla rol üstlenme potansiyeli artıyor”

Savaş ortamının ülke ekonomisine etkisine de ayrıca değinen Özgener, enflasyon uyarısı yaparak şöyle konuştu:

“Ülkemiz açısından jeopolitik risklerin artmasının iki yönlü etki yarattığını değerlendiriyoruz. Bir yandan; enerji fiyatları ve risk primi üzerinden makro dengeleri zorlayıcı bir etki ortaya çıkarken, diğer yandan ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle alternatif ticaret ve lojistik hatlarında daha fazla rol üstlenme potansiyeli artıyor. Ülkemiz gibi net enerji ithalatçısı bir ekonomi için, enerji fiyatları en kritik makro belirleyicilerden biri. Merkez Bankası’nın son Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı petrol fiyatı tahmini 60 dolar seviyesindeyken, bugün geldiğimiz noktada mevcut fiyat seviyeleri, enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü önemli bir risk. Dolaylı etkiler üzerinden dezenflasyon sürecindeki riskler devam ediyor. Orta ve uzun vadeli perspektiften bakıldığında ise, küresel sistemde güç dağılımının çeşitlenmesi ve tedarik zincirlerinin yeniden tasarlanması ülkemiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Bu yeni konjonktürde, ülkemizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında konumlanan bir “bağlantı ekonomisi” olarak değerlendirmemiz daha doğru olacak. Ülkemiz; Avrupa’ya yakınlığı, güçlü üretim altyapısı ve lojistik kapasitesi sayesinde bölgesel bir üretim ve tedarik merkezi olma potansiyeline sahip. Orta Koridor, Körfez–Türkiye–Avrupa bağlantıları ve Asya odaklı altyapı yatırımları bu konumu destekliyor. Ancak bu fırsatların, sadece sahip olduğumuz coğrafi avantajlarla, kalıcı kazanıma dönüşebileceğinin mümkün olamayacağına inanıyoruz. Ayrıca, maliyet ve finansman istikrarı, yatırım ortamının güçlendirilmesi, makroekonomik öngörülebilirlik ve dış politika ile uyumlu stratejiler, yanısıra kamu-özel sektör iş birliği kritik önem taşıyor. Enerji, yeşil dönüşüm ve lojistik yatırımlarının bu çerçevede yürütülmesinin, ülkemizin yeni jeoekonomik düzende güçlü bir konum elde etmesini sağlayacağına inanıyoruz.”

“Önemli bir adım olduğu kanaatindeyiz”

Türkiye Varlık Fonu’nun bünyesinde bulunan İzmir Alsancak Limanı’nın Albayrak Grubu’na ait 23 Ocak 2026’da kurulan Alport Alsancak Liman İşletmeleri AŞ’ye devredilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özgener, şöyle devam etti:

“Liman İşletmeciliği firmasına devredilmesinin önemli bir adım olduğu kanaatindeyiz. Bu adımın somut sonuçlarını görebilmek için, güçlü bir işletme modeli ile teknolojik destek yatırımlarının da uygulamaya alınması sayesinde liman gemi tahliye ve yükleme operasyon süreçlerinin ve indirme-bindirme süreçlerinin iyileştirilmesini, konteyner boşaltma ve yükleme sürelerinin kısaltılmasını bekliyoruz. Alsancak Limanımız; sadece yolcuların kullandığı kapalı bir terminal değil, restoranları, mağazaları, kültür-sanat alanları ve yürüyüş rotalarıyla herkesin kullanabildiği bir cazibe merkezine dönüşebilir. Liman bölgesini kent yaşamının parçası haline getirecek dönüşüme ilişkin sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için ise yerel esnafın korunması, küçük işletmelerin sisteme dahil edilmesi, çevresel hassasiyetlerin gözetilmesi ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Tüm bu sürecin en iyi şekilde ilerlemesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız.”