Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Karabulut: Nevruz zulme karşı diriliştir, inkâra karşı varoluştur

İzmir’de Nevruz kutlamaları yoğun katılımla Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirildi. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Karabulut, “Nevroz sadece bir takvim değildir. Nevruz zulme karşı diriliştir, inkâra karşı varoluştur. Karanlığa karşı yakılan özgürlük ateşidir. Ve o ateş bugün Gündoğdu Meydanı’nda on binlerce yüreğin coşkusuyla yanıyor” dedi.

İzmir’de Nevruz kutlamaları yoğun katılımla Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirildi. DEM Parti

(İZMİR) – İzmir’de Nevruz kutlamaları yoğun katılımla Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirildi. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Karabulut, “Nevroz sadece bir takvim değildir. Nevruz zulme karşı diriliştir, inkâra karşı varoluştur. Karanlığa karşı yakılan özgürlük ateşidir. Ve o ateş bugün Gündoğdu Meydanı’nda on binlerce yüreğin coşkusuyla yanıyor” dedi.

İzmir’de, DEM Parti İzmir İl Örgütü öncülüğünde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları Gündoğdu Meydanı’nda geniş katılımla kutlandı. Yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşuyla başladı. Çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı kutlamalarda, birlik, dayanışma ve barış mesajları öne çıktı.

DEM Parti İzmir İl Eş Başkanları Zehra Vezan Karabulut ve Mehmet Kuruş, Nevruz programında yaptıkları konuşmalarda Nevruz’un tarihsel ve toplumsal önemine dikkat çekti.

DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Zehra Vezan Karabulut, “Bugün burada özgürlüğün ateşini büyütüyoruz. Çünkü Nevruz sadece bir takvim değildir. Nevroz zulme karşı diriliştir, inkâra karşı varoluştur. Karanlığa karşı yakılan özgürlük ateşidir. Ve o ateş bugün Gündoğdu Meydanı’nda on binlerce yüreğin coşkusuyla yanıyor. Buradan hep birlikte söyleyelim. Bu yıl Nevroz’u özgürlük ve demokrasi şiarıyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz özgürlük olmadan demokrasi olmaz. Demokrasi olmadan haklara eşit ve onurlu yaşama olmaz. Bu yüzden Nevroz meydanları sadece bir kutlama alanı değil, Nevroz meydanları halkın özgürlük talebinin meydanlarıdır. Bugün İzmir’den yükselen ses şudur: Halkların özgürlük yürüyüşü durdurulamaz” dedi.

“Özgür bir halk asla yenilmez”

Karabulut konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Sevgili kadınlar, bugün bu meydanda en güçlü ses bizim sesimiz. Çünkü biliyoruz ki kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez. Nevruz’un ateşi yalnızca bir efsane ateşi değildir. O ateş, zulme karşı direnenlerin ateşidir. Rojava’da kadınlar sadece direnmiyor, yeni bir yaşamı kuruyor. Kadınların öncülüğünde kurulan özgür yaşam bütün dünyaya şunu gösterdi: Kadınlar ayağa kalktığında tarih değişir. İran’da genç bir kadının saç telinde bir isyan büyüdü. Jina Mahsa Amini’nin saç teliyle başlayan o isyan bugün milyonlarca kadının özgürlük çağrısına dönüşüyor. Rojava’da kadınların ördüğü saç örgüleri de direnişin ve özgürlüğün hikâyesini yazıyor. Bir saç teli, bir saç örgüsü, bir zılgıt bazen bir halkın özgürlük yürüyüşünü başlatmaya yeter. Bu yıl Nevroz’un coşkusunu yaşarken aynı zamanda Ramazan Bayramı’nı karşılıyoruz. Bir yandan Nevroz’un özgürlük ateşi, bir yandan bayramın kardeşlik sofraları. Bu toprakların en güzel gerçeği budur. Farklı inançlar, farklı kültürler, farklı kimlikler aynı gökyüzü altında yüzyıllardır yan yana yaşamışlardır. Bizim mücadelemiz de tam da bunun içindir. Halkların birbirini inkâr etmediği, inançların özgür olduğu, kadınların eşit olduğu, gençlerin umutla yaşadığı demokratik bir Türkiye içindir.

Aynı zamanda biliyoruz ki kalıcı bir barışın, gerçek demokratik çözümün yolu diyalog ve müzakere zeminlerinin güçlenmesinden geçer. Bu bağlamda barış sürecinin sağlanması ve kalıcı barış için Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, tarihsel bir sorumluluk olarak sürecin önünü açacak gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını bu meydanlardan güçlü bir iradeyle bir kez daha talep ediyoruz. Bu topraklarda halkların bir arada eşit ve özgür yaşadığı bir gelecek mümkündür. İşte Nevroz’un ruhu tam da budur. Birliktir, dayanışmadır, eşitlik ve özgürlüktür. Bugün buradan bir söz verelim. Birliğimizi büyüteceğiz. Dayanışmamızı büyüteceğiz. Özgürlük mücadelemizi büyüteceğiz. Çünkü biz biliyoruz: Özgür bir halk asla yenilmez.”

“Bu halk artık susturulamaz”

DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Mehmet Kuruş ise konuşmasında Nevruz’un direniş ve yeniden doğuşun sembolü olduğunu ifade etti. Kuruş, “Nevroz bir bayram değildir sadece. Nevroz boyun eğmeyenlerin tarihidir. Nevroz zulme karşı artık yeter diyenlerin ateşidir. Bugün bu ateşi yakarken sadece karanlığı değil; korkuyu, inkârı, tecridi ve teslimiyeti de yakıyoruz. Türkiye’de yıllardır sürdürülen tekçi, inkârcı ve güvenlikçi politikalar bu ülkeyi bir çıkmaza sürüklemiştir. Kürt halkının varlığı inkâr edilmiş, demokratik siyaset bastırılmış, hukuk siyasetin aracı hâline gelmiştir. Ama gerçek şudur: Bu ülke artık eski yöntemlerle yönetilemez. Bu halk artık susturulamaz. Bu irade artık bastırılamaz” ifadelerini kullandı.

“Küllerimizden yeniden doğarız”

“27 Şubat 2025’te yapılan barış ve demokratik toplum çağrısıyla birlikte yeni bir kapı aralanmıştır” diyen Kuruş, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bu çağrı yalnızca bir metin değil; çatışmalı sürecin sona ermesi, diyalog ve müzakerenin yeniden başlaması anlamına gelen tarihsel bir müdahaledir. Bugün yürütülen görüşmeler her ne kadar sınırlı ve kırılgan olsa da Türkiye’nin geleceğini belirleyecek niteliktedir. Bu nedenle bu süreci görmezden gelenler, bu ülkenin barış ihtiyacını da görmezden gelmektedirler. Açık konuşalım: Barış yarım adımlarla olmaz. Barış cesaret ister. Barış hakikatle yüzleşmeyi gerektirir. İşte bu noktada en temel gerçeklerden birini bir kez daha ifade ediyoruz: Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit sürdükçe bu sürecin sağlıklı ilerlemesi mümkün değildir. Çünkü tecrit sadece bir kişiye uygulanmıyor. Tecrit halkların iradesine uygulanıyor. Tecrit barış ihtimaline uygulanıyor. Diyoruz ki eğer gerçekten çözüm isteniyorsa, eğer bu süreç samimiyse, eğer barış bir ihtimal olmaktan çıkıp gerçek olacaksa Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalıdır. Bu bir talep olmanın ötesinde; Türkiye’nin demokratikleşmesinin, Kürt meselesinin barışçıl çözümünün ve Orta Doğu’da yeni bir dönemin başlamasının anahtarıdır.

Orta Doğu bugün emperyal müdahalelerin, vekâlet savaşlarının ve otoriter rejimlerin kıskacındadır. Halklar yoksullukla, göçle, savaşla sınanırken iktidarlar krizlerden beslenmektedir. Ama biz biliyoruz ki Orta Doğu’nun kaderi savaş değildir. Bu coğrafyanın kaderi halkların ortak yaşamıdır. Eğer Türkiye’de barış inşa edilirse bu sadece Türkiye’yi değil, bütün bölgeyi etkileyecek tarihsel bir kırılma olacaktır. Çünkü Türkiye’de çözülen Kürt meselesi; Suriye’de, İran’da, Irak’ta barışın kapısını aralayacaktır. İşte bu yüzden sorumluluk hepimizin omuzlarındadır. Sessiz kalmak, bu sürecin kaybetmesine ortak olmaktır. Bizler DEM Parti olarak buradan açıkça ilan ediyoruz: Barışı savunmaya devam edeceğiz. Bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Ve buradan bir çağrı yapıyoruz: Kadınlara, gençlere, emekçilere, ülkenin vicdan sahibi tüm kesimlerine sesleniyoruz: Sürece sahip çıkın. Barışı büyütün. Demokratik toplumu birlikte inşa edelim. Çünkü Nevroz’un ateşi bize şunu söyler: Küllerimizden yeniden doğarız. Yıkılsak da yeniden ayağa kalkarız. Bu duygu ve inançla Nevroz’un barışa, özgürlüğe ve demokrasiye vesile olmasını diliyorum.”

Kutlamalar kapsamında KESK İzmir Şubeler Platformu, Cumhuriyet Meydanı’ndan Gündoğdu Meydanı’na sloganlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Program, konuşmaların ardından Nevruz ateşinin yakılmasıyla halaylar ve türküler eşliğinde devam etti.

Alana, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Binası’nda öldürülen Deniz Poyraz’ın posteri asılırken, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafları çok sayıda dövizde yer aldı.