(İZMİR) – İzmir Konak’ta bir araya gelen emekliler, artan hayat pahalılığına karşı tüm emeklilere eşit ve kalıcı seyyanen zam yapılması talebiyle imza kampanyası başlattı. Emekliler, maaşlarının kira ve temel gıda harcamalarına dahi yetmediğini belirterek Meclis’e çağrı yaptı.
2021 Tüm Emekliler Sendikası ile Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği Konak Şubeleri, emeklilere seyyanen zam yapılması talebiyle imza kampanyası başlattı. Konak’ta YKM önünde bir araya gelen emekliler, “Emekliler seyyanen zam istiyor” sloganıyla düzenledikleri kampanyada vatandaşlardan destek istedi.
Şube yöneticileri, artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının yetersiz kaldığını belirterek, maaş artışlarının yalnızca enflasyon oranına bağlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Emekliler, tüm emeklilere eşit ve kalıcı bir seyyanen zam yapılmasını talep etti.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu, toplanan imzaların Meclis’teki tüm partilere gönderileceğini söyledi.
Ekşioğlu, “Her gün böyle topluyoruz imzalarımızı. Bunun karşılığı olacak diye düşünüyoruz. Çünkü artık emekliler biraz uyandı, eskisi gibi değil. Bunlarla birlikte imzalarımızı topluyoruz. Her gün yapıyoruz bunu. Meclis’e göndereceğiz. Sonuç ne olur bilmiyoruz. Bizi dikkate alırlar, almazlar bilemiyorum. Emekliler geçinemiyor. Emekliler insanca yaşamak istiyor. Emeklilerin maaşı kesinlikle yetmiyor” ifadelerini kullandı.
“20 bin lira maaş, 20 bin lira kira”
20 bin lira emekli maaşı aldığını ifade eden Ekşioğlu, “Sanki bize çok büyük zam yaptılar. Benim evimin kirası 20 bin lira. Allah’tan biz eşimle beraber yaşıyoruz da işte ucu ucuna geçiniyoruz. Eşim de emekli aynı şekilde. Ondan sonra öyle geçinmeye çalışıyoruz. Ama diğer insanlar, daha kötü durumda olan insanlar var; ev kirası veremeyenler, çocuklarını okutanlar. Etin kilosu bin liraya yakın yani. Ne bir sucuk alabiliyorsunuz ne de peynirin iyisini, bir kaşar peyniri alamıyorsunuz. Zeytinleri, karpuzu, her şeyi gram gram, taneyle, dilimle alıyoruz. Emeklilerin durumu çok kötü. Emeklilerin ölmesini istiyorlar. Bize verilen maaşlardan kesilecek çünkü. Onu bile katkı olarak düşünüyorlar. Emekliler zaten yaşamıyor. Gerçekten ölü. İntibak yasasının çıkarılmasını istiyorum emekliler için. Hastanelerden katkı paylarının kaldırılmasını istiyorum. TOKİ’lerde emeklilere uygun koşullarda evler verilmesini istiyorum. Milletvekilleri aç. Orada yemek için ne kadar ücret ödediklerini biliyoruz mecliste. Yani biz o yemekleri hayal ediyoruz. Burada kent lokantası var Allah’tan, belediye bir tane açmış. Öğlenleri oraya gidip yemek yiyoruz. 50 liraya hiç olmazsa öğlen yemeğimiz çıksın aradan diye” dedi.
Emekli Mülazım Kaygusuz da aldığı maaşın kiraya yetmediğini belirterek “Emekliler hakkını istiyor. Ben 25 sene elektrikçide çalıştım. 20 bin lira para ile ev kira olduğu zaman nasıl geçineceğiz? Geçinemiyoruz. Bize ek maaş vermeleri lazım. Aldığımız paralar yetmiyor. Çocuklarımız kirada. Böyle geçinmek zor oluyor. Ben 93’te emekli oldum. 150 kuruş aldım. O zaman iki tane daire aldım. İki tane daire parasıydı 150 kuruş. Şimdi alıyoruz 20 bin lira para, nereye vereceğiz? Çay olmuş 20 lira. Sabahleyin iki gevrek yedim, bir tane çay içtim 50 lira” diye konuştu.
“Pazara akşam gidiyoruz ama yine ucuz değil”
İsmini vermek istemeyen bir emekli, “Nerede geçinme? Boş gidiyorum. Cüzdanım boş. Bir simit parası kaldı bana. Merdiven altındakileri topluyoruz, biliyor musun? Yirmi yıl önce Bergama tulumunun kilosu yedi liraydı. Şimdi o Bergama tulumu yok zaten, o da merdiven altı sayılıyor. Şimdi 700 lira. Yedi lira nerede, 700 lira nerede? Evet, yirmi yıl önce. Kuzu gerdanı 20 yıl önce 20 liraydı. Şimdi 800 lira. Hesabını yap sen. Emekliler ne yapıyor, düşün. Yemin ediyorum böyle. Sirke aldım. Sirke almaya geldim TARİŞ’e ucuz diye. Narlıdere’den buraya sirke almaya geldim. Düşünebiliyor musun? Ameliyatlıyım zaten. Ne geçinmesi? Bir kilo kuşbaşı et alamadım. Kilosu bin 190 lira. Alamadım. Param yok ki, alamadım. Nasıl geçiniyoruz biliyor musunuz? Ot, çöp, oradan buradan topla. Evet, öyle geçiniyoruz işte. Pazara akşam gidiyoruz. Geç vakit gidiyoruz pazara ucuz olsun diye. Ucuz diye bir şey yok zaten, olmuyor. Eskiden 50 lirayla arabaları doldurup geliyorduk. Şimdi 2 bin – 3 bin lira gidiyor. Peynir alsan, yumurta alsan pazarda 2 bin -3 bin gidiyor. Değişmesi lazım, değiştirmeleri lazım. Gittikçe dibe batıyoruz. Dibe, dibe, dibe batıyoruz. Anladın mı? Gittikçe dibe batıyoruz” dedi.
İmza kampanyasının önümüzdeki günlerde de devam edeceği öğrenildi.

