Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’dan iktidara ‘kredi’ tepkisi: Krediler politik nedenlerle onaylanmıyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bakanlıkların belediyenin kredi taleplerine onay vermediklerine belirterek, “Özellikle altyapı çalışmaları için beklediğimiz kredilerin politik nedenlerle onaylanmamış olması, İzmir’in canını yakıyor” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bakanlıkların belediyenin kredi taleplerine

(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bakanlıkların belediyenin kredi taleplerine onay vermediklerine belirterek, “Özellikle altyapı çalışmaları için beklediğimiz kredilerin politik nedenlerle onaylanmamış olması, İzmir’in canını yakıyor” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kent genelinde yaşanan su taşkınlarına neden olan yağışa dikkati çekerek, altyapı yatırımları için kredi onaylarının beklediğini kaydetti. Tugay, şunları söyledi:

“Dünyanın bazı yerlerinde kuraklık bazı yerlerinde aşırı yağışlar var. Böyle bir tesadüf olamaz. Bunlar oluyor. Bu geçici bir durum değil. Önümüzdeki yıllarda kuraklıkla, aşırı sıcakla ve zaman zaman ani sert yağışlarla hepimize rahatsızlık vermeye devam edecek. Belediyelerin ve hükümetin önlemler almamız gerekiyor. Dün en çok Buca sonra Konak ve Kemalpaşa’da olmak kaydıyla yaklaşık 1,5 saat içinde metrekareye 80, İzmir’in tamamında 45 kilogram yağış düştü. Böyle olunca ister istemez su birikmeleri ve bazı yerlerde taşkınlar oluyor. Su baskını olan evlerin çoğu plansız ve imarsız. Bir kısmı imar affıyla yapı kullanım belgesi almış, bir kısmı hala ruhsatsız. Sorun mevcut kottan daha aşağıda olması sebebiyle yaşandı. İkinci Sanayi Sitesi’nde Manda çayı taştı. Bu da denizin yükselmesi ile oldu. Bir taraftan Melez bir taraftan Körfez’ dökülen diğer dereler… Bölge aniden su ile dolunca deniz bir metre yükseldi ve dere oraya boşalamadı. Bunların hepsi bizim için çıkarılacak ders. Önümüzdeki dönemde altyapı ile ilgili önlemleri almaya devam edeceğiz. İzmir’de elbette altyapı sorunu var ana biz en çok altyapıya önem veriyoruz Her şeyin düzelmesi zaman ve biraz da kaynak istiyor. Tekrar aynı eleştiriyi yapmak zorundayım. Özellikle altyapı çalışmaları için beklediğimiz kredilerin politik nedenlerle onaylanmamış olması, İzmir’in canını yakıyor. Bu durumun düzelmesini bekliyoruz. Bunların siyasi bir yanı yok. Bunların devletin ve belediyenin halka yapması gereken hizmetler. Herhangi bir ayrımcılık kabul edilemez. Bunların artık düzelmesini bekliyoruz.”

“Şehrin üzerinde bunu yapmayız”

Geçtiğimiz günlerde açıkladığı yapay yağmur açıklaması sonrasında gelen eleştirilere de yanıt veren Tugaş, şöyle devam etti:

“Bu Türkiye’de daha önce uygulamayan bir iş olduğu için firma bulmakta da maliyet hesabı yapmakta da zorlanıyoruz. Aklımızda olan şey üniversitelerin ve bilim insanlarının onaylayacağı şekilde bir şartname oluşturmak ve bu şekilde ihalesini yapmak. Henüz bu noktaya uzağız. O nedenle maliyet söyleyemiyorum. Ama yapacağımız işi hesapsızca, herhangi bir zarar doğuracak şekilde yapmayacağımıza herkes emin olabilir. Biz bunu yapalım diye düşünürken barajları doldurmak için baraj havzasında yapmak için düşünmüştük. Daha çok yaz aylarında yapılacak bunlar. Henüz bulut tohumlama için tam tarih veremiyoruz, anlaşma yaptığımız bir firma da yok. Zararları konusunda söylenenler bence tahmini söylemler. Ben tıp doktoruyum yoğunlaştırıcı için kullanılan madde aynı zamanda yaraların tedavisinde kullanılıyor. Toprağa zarar verecek bir şey değil. Ayrıca aşırı bir kullanım olmaz. Şehrin üzerinde bunu yapmayız, tamamen baraj havzasında yapacağız. Şu anda ön raporlarda olumsuz bir şey görmüyorum.”

“Tapu size geçse de mali yükümlülükleriniz aynı duracak”

İzmir’in uzun yıllardır tartışılan Basmane Çukuru konusunda TMSF ile imzalanması planlanan anlaşmaya yönelik önceki dönem belediye başkanlarından gelen eleştirilere ilişkin de görüşlerini açıklayan Tugay, şu ifadeleri kullandı:

“Henüz imzalamadık ama meclisten yetki aldık. Bu bir niyet protokolü olacak. İzBB yüzde 30’luk hakka sahip ve bunu kullanacak diye bir talebimiz var. Onu karşılayan bir sözleşme. Aziz Başkan zamanında yüzde 11’lik payı yüzde 30’a çıkartmışlar. Bizim yaptığımız da bunu daha ileriye taşımak. TMSF o zaman gözlemciydi, şimdi onlar tarafından da yüzde 30 kabul edildi. Yani bir kazanım. Buranın tapusunu üzerinize almamız mali yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor. Bağlayıcı sözleşmeler var ve bu sözleşmeleri ben yapmadım. Burası yeşil alan olsun demek kolay ama kaynağı nereden bulacağız deyince kimseden ses çıkmıyor. Kültürpark’a mı katalım, yapalım, başka bir şey mi olsun yapalım. Ama kimse mali yükten bahsetmiyor. Daha önce de görüşme yapılmış. Bir önceli dönem belediye başkanı TMSF ile görüşmüş. Buraya karşılık aynı değerde arsa verirseniz olur denmiş ama belediyenin böyle bir arsa yok. Bir anlaşmaya varılamamış. Sorun başladığımızda kucağımıza geldi. Şu anda ölü bir alan olarak duruyor. İzmir halkı bana bu sorunu çözeyim diye yetki verdi. Yönetici sorumluluğunuz yok dışarıdan ahkam kesiyorsunuz. Ben bu beş senede sorunu çözmedim diyelim, diğer beş sene… Daha kaç sene gidecek bu iş? Mahkeme sonucu ne olursa olsun tapu size geçse de geçmese de oradaki mali yükümlülükleriniz aynı duracak ve o parayı bulup ödemeniz gerekecek. Belediyeyi mali açıdan kitlemeyi doğru bulmuyorum Bunun İzmir halkına zarar verecek bir şey olduğunu düşünüyorum.”

“TOKİ ile bizim bakış açımız arasında fark var”

Cemil Tugay, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın “Belediye’nin sosyal konut projeleri için TOKİ’ye yeni konut alanı üretmediği” şeklindeki açıklamalarına da yanıtı verdi. Tugay, şunları söyledi:

“Bakanlık ile potansiyel rezerv alanlar konusunda teknik görüşmeler yapılıyor. Olumlu gelişmeler olma ihtimali var. TOKİ ile bizim bakış açımız arasında fark var. TOKİ bir alana gidip ‘konut yapacağım’ diyor. Sosyal tarafı düşünmeden, ulaşım ve altyapsıı düşünülmeden konut yapıyor. Bunun örnekleri var. Şehrin gelişme alanlarını ‘beraber belirleyelim’ diyoruz. Bazı rezerv alanlarda da bize olanak verilsin oralarda da biz konut ihtiyacını karşılayacak sosyal konutlar inşa edelim. Menemen’deki proje buna örnek olacak. Ben TOKİ’nin konut yapma çabalarını doğru buluyorum bunu yerel yönetimlerle uyumlu şekilde yapmamasını yanlış buluyorum.”