Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İZBETON’da ‘asfalt davası’… Sanıklardan ‘iç denetim’ tepkisi: “Dertleri siyasiydi, biz altlarında ezildik”

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’de, “asfalt kaplaması ve yol-inşaat bakım onarım yenileme işlerinde yolsuzluk yapıldığı” iddiasıyla 44 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasında, sanık savunmaları alınıyor. Sanık C. A, “Biz tonaj üzerinden iş yapıyoruz. Denetçi arkadaşlar santimetre üzerinden denetim yapmak istediler. Dertleri siyasiydi, biz altlarında ezildik” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de, "asfalt kaplaması ve yol-inşaat

Haber: TENZİLE AŞÇI

(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’de, “asfalt kaplaması ve yol-inşaat bakım onarım yenileme işlerinde yolsuzluk yapıldığı” iddiasıyla 44 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasında, sanık savunmaları alınıyor. Sanık C. A, “Biz tonaj üzerinden iş yapıyoruz. Denetçi arkadaşlar santimetre üzerinden denetim yapmak istediler. Dertleri siyasiydi, biz altlarında ezildik” dedi.

İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görülen duruşmaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açılan “kooperatif” davasında tutuklu bulunan eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada ilk savunmayı, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya yaptı. Kaya, iddianamenin iç denetim raporuna göre hazırlandığını ve iç denetim raporunun da “art niyetle” oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede bahsedilen iddiaların şahsına yönelik olmadığını söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

“Bana yönelik tek iddia, süre uzatımının onaylanması. Yargılandığımız dosya, 2024 yerel yönetimin değişmesi sonrasında İZBETON’da yürütülen iç denetim raporlarının savcılığa yansıtılması sonucu oluşmuştur. Bilirkişi raporu iç denetim raporuna, iddianame de bilirkişi raporuna göre yapılmıştır. Yani savcı iç denetim raporunu olduğu gibi alarak iddianame hazırlamıştır. Rapor, siyasi saiklerle hazırlanmıştır. Savcılık üç ayrı eylemden iddianame düzenlemiştir. Bunlar, iç denetim raporlarındaki hatalı ve kötü niyetli bulgularla olmuştur. İhaleye fesat karıştırma, zimmet, rüşvet ya da irtikapla ilgili herhangi bir delil ve veri yoktur.

“Savcılık, iç denetim raporlarına dayandığı için haksız değerlendirme yapmıştır”

Hakkımdaki tek isnat, kanuna aykırı şekilde süre uzatımı vermemdir. Süre uzatımına onay vermem suç olarak değerlendirilmiştir. Bu, hem hukuka hem vicdana hem de gerçeklere aykırıdır. Savcılık, iç denetim raporlarına dayandığı için haksız değerlendirme yapmıştır. Süre uzatımı, hukuka uygundur. Ayrıca alt taşerona süre uzatımı verilmesini onaylamak, suç teşkil etmemektedir. Savcılık makamının yorumuyla mevzuatın ve gerçeklerin arasında 180 derece fark var. İZBETON, tüzel bir kişiliktir. İZBB’den aldığım ihaleleri diğer şirketlerle yarışarak aldım. İZBETON, ihaleyi aldıktan sonra da 4734 sayılı Kanun kapsamında olduğundan alt yükleniciler aracılığıyla İZBB’nin işlerimi yapar. İZBB, İZBETON’a iş verir İZBETON da alt taşerona verir. Alt taşerona ek süre vermek mevzuata uygundur. Süre uzatımında önce yüklenicinin talebiyle süreç başlar. Eğer ilgili birimlerce onay verilirse bu benim önüme geliyor. Yani tek başıma verdiğim bir karst yok. Bir prosedür işliyor ve en son benim onayıma sunuluyor. Asıl idare olan İZBB’den yapılması için gönderilen iş emirlerinin yeterli olmaması nedeniyle biz süre uzatımı verdik. Gecikmenin sebebi yüklenici değil, idare. Kusur, yükleniciye yüklenemez.”

“yaptığım süre uzatımı ‘edinime fesat karıştırma’ suçunu oluşturmuyor”

Mahkeme hakimi Kaya’ya, “Ramer şirketinin sahibi ‘Bize yer gösterilmedi’ dedi. Yer gösterimini siz mi yapmadınız büyükşehir mi?” sorusunu yöneltti. Kaya soruya, “Büyükşehir bize yer göstermezse biz de aşağıdakine yer gösteremiyoruz” yanıtını verdi. Kaya hakimin “İhaleyi yaparken yer belli değil mi” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Belli. Ama ilçe olarak. Yol olarak değil. Büyükşehir bize bildiriyor biz de yükleniciye bildiriyoruz. Bizim İZBB ile yaptığımız sözleşmeler mevzuata uygundur. Kamu ihale Konunu 10.maddeye göre; süre verilmesi hukuka uygundur. Aleyhime dava açılması anlaşılmazdır. Süre uzatımı vermek çok normaldir. Hatta İZBB de İZBETON’a süre uzatımı vermiştir. Süre uzatımı verilmesi ve bunun onaylanması suç sayılırsa emin olun Türkiye’de kimse suçsuz kalmayacaktır. Hukuka aykırı olsa bişe yaptığım süre uzatımı ‘edinime fesat karıştırma’ suçunu oluşturmuyor. Yargıtay kararlarına göre de; istinat edilen suçalamalar mümkün değidir. Süre uzatımı vermem sözleşmeye aykırı dahi olsa bu, iki kurum arasında düzeltilebilecek bir hukuki itlaftır. Sanık ifadeleri incelendiğinde…. Bir suç olmadığı hiçbir suç unsuru yoktur. Bilakis süre verilmemesi suç unsurudur. Dosyadaki sanık ifadeleri, aleyhime delil olmaması suç işleme kastımın olmadığı görüleceliktir.”

Akbulut: “Sayıştay raporlarında böyle bir konuya değinilmemiştir”

Kaya’nın avukatı Halit Çağlar Akbulut da “edinime fesat karıştırma” suçunun oluşması için kasıt olması gerektiğini, buna dair iddianamede bir kant olmadığını söyledi. Akbulut, “Uzatım belgesine bakıldığında iki imza daha vardır. Müvekkilim sadece olur vermiştir. Ayrıca imzası olmadığı için herhangi bir işlem başatılmamıştır.Ayrıca Sayıştay raporlarında böyle bir suç unsurunun bulunması bir yana böyle bir konuya değinilmemiştir bile” dedi.

Duruşmada ifade veren, Bayındır ve Torbalı’da yapılan sati kaplama işindeki geçici kabul komisyonunda görev alan sanık B.Y, “İşin kontrolü ya da yapan kişi ben değildim. İş sonlandırıldıktan sonra bizden kontrol yapmamız istenir. Ben elektrik elektronik mühendisiyim. Orada elektronik hiçbir şey yoktu. Ben kontrole gitmedim. Gitsem de kontrol edebileceğim bir malzeme yoktur. İmzalama nedenim şudur. Benim üstlerimin, yöneticilerimin imzası olursa ben atabilirim. Yoksa imzamın bir manası yoktur. Ayrıca onlar imza attıysa işler doğru yapılmıştır kanaatindeydim” savunmasını yaptı.

Hakimin, “Serhat Zengin’in mobbing ve baskısıyla imza attığınızı söylemişsiniz. Mobbing var mı?” sorusuna, sanık B.Y, “Bizden imzalamamız istendi diyeyim” yanıtını verdi.

“Dertleri siyasiydi, biz altlarında ezildik”

Asfalt uygulama şefi olarak çalışan ve kontrol heyetinde görev yapan C.A da savunmasında, “Sahada yaptığımız uygulamaları teknik ve özel şartnamelere uygun yaparız. Fen İşleri ve bizim tarafımızdan denetlenir. Biz tonaj üzerinden iş yapıyoruz. Denetçi arkadaşlar santimetre üzerinden denetim yapmak istediler. Cahit bey vardı denetçilerin başında. Bize imalatı nasıl yaptığımızı sordular ve anlattım. Kendileri bilerek yanlış yaptılar. Kendilerini uyardım, hata çıkarmaya çalışıyorsunuz, karayolları teknik şartnamesine uygun olmadığını söyledim. Onlar sağdan soldan almayacağız, sadece ortadan alacağız dediler. Kendileriyle defalarca kez tartıştım. Yaptığımız imalatlar hala yerinde duruyor. Onların kazdığı yerler de hala yerinde duruyor. Bizim yaptığımız bazı yerler kalın bile çıktı. Denetim raporu 21’inde verilmiş. Bizi 22’sinde savunmaya çağırdılar. Dertleri siyasiydi, biz altlarında ezildik” diye konuştu.