Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İZBETON soruşturması… CHP’li Uzun: “Siyaseti dizayn etme operasyonunun uzantıları bunlar”

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen İZBETON soruşturması kapsamında aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu isimlerin hakimliğe sevk edilme sürecini takip eden CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “Bir siyasi karalama operasyonunun siyaseten yargı kullanılmak suretiyle siyaseti dizayn etme operasyonunun uzantıları bunlar” dedi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen İZBETON soruşturması kapsamında aralarında CHP Ankara

(İZMİR) – İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen İZBETON soruşturması kapsamında aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu isimlerin hakimliğe sevk edilme sürecini takip eden CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “Bir siyasi karalama operasyonunun siyaseten yargı kullanılmak suretiyle siyaseti dizayn etme operasyonunun uzantıları bunlar” dedi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş’de usulsüzlük iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan ve aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu isimler, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Adliyedeki süreci takip eden CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, ANKA Haber Ajansı’na açıklamlarda bulundu.

Uzun, “Bir süredir süregelen İzmir’de kooperatif davası olarak bilinen ve bazı siyasi kimliklerin de içinde olduğu iddia edildiği bir soruşturma yürütülmekte. Soruşturma kapsamında Ankara İl Başkanımız da dahil bir kısım arkadaşlar perşembe günü gözaltına alındılar. Karakol süreçlerinden sonra oradaki ifadelerden sonra bugün itibariyle adliyeye sevk ettiler ve sevklerinde de Cumhuriyet Başsavcısı üç ayrı kişinin ifadelerini bir kez daha burada başvurdu. Bütün o süreçten sonra sulh ceza hakimliğine tutuklama işlemiyle 9 kişiyi sevk etti. Şu anda içerideki son durum 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istemiş olduğu tutuklulukla ilgili her bir şüpheliyi ifadesini alma işlemi olacak. Onun sonunda bir karar verecek Sulh Ceza Kimliği. Serbest bırakabilir, adli kontrol kararı alabilir ya da bir tutukluluğa da karar verebilir. Bunu hep beraber ilerleyen saatlerde burada takip ediyoruz olacağız” diye konuştu.

S.S. Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi soruşturmasında, “kooperatif zimmet” iddiasıyla tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da soruşturmaya dahil olup olmadığına ilişkin ise Uzun, “Benim dosyadan görebildiğim daha önceden tefrik edilen o dosyalarda olmayan ayrı bir soruşturma kapsamına devam ediyor ama biliyorsunuz bu soruşturmalarda çok sayıda kooperatif aracılığıyla yapılan bir işlem var. O işlem sırasında bu dosyanın önce tefrik edildiği, sonrasında da buna ilişkin soruşturmanın devam ettiği, şimdi de o soruşturmanın bu aşamaya sorgu aşamasına kadar ilerletildiğini gözlemliyoruz” dedi.

“Siyaseti dizayn etme operasyonunun uzantıları bunlar”

Cumhur Uzun, CHP’li isimlere yönelik yargı süreçlerine ilişkin ise şunlar kaydetti:

“Bu süreçlerin özel olarak ısıtıldığı ve siyaseten yargı eliyle siyasetin dizayn çabası olduğuna artık Türkiye’nin yüzde 65’i kanaat getirmiş durumda. Kamuoyunun da gözünün önünde cereyan eden bu yargı süreçlerinin ne kadar siyasi kimlikler üzerinden yapıldığı ve siyasi kimliklerin ne kadar öne çıkarıldığı çok net. Bir siyasi karalama operasyonunun siyaseten yargı kullanılmak suretiyle siyaseti dizayn etme operasyonunun uzantıları bunlar. Çünkü bakıldığında operasyonların yapıldığı ya da siyasi kimliklerin dahil edildiği işlerin hep Cumhuriyet Halk Partililerden. Örneğin AKP’nin bir belediyesi ya da siyasi kimliği üzerinden yapılanların ise onun haberlerinin neredeyse yasaklandığı ve haberlerine erişim engeli getirildiği bir hal yaşanıyor. Bu da aslında ülke hukuku açısından bizim gibi yurttaşların hukuka olan güvenlerini her geçen gün zedeleyen bir durum yaratıyor. Üzücü olan kısım bu. Bunların hepsini müdahaleler bırakıldığında, çekildiğinde yargı düzeltebilir. Ancak ülke adaleti bundan zarar ediyor. Bu zararı telafi etmek çok güç olacak. Ama bunu başaracağız. Çünkü bu ülkenin adalete güvenmekten başka bu ülke yurttaşlarının adalete güvenmekten başka güçleri yok. Kuvvetlilerin değil, hukukun üstün olduğu, hukukun güçlü olduğu bir düzeni mutlaka yaratmak zorundayız.”