(İSTANBUL) – İKSV’nin Borusan Holding sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla düzenlediği 54. İstanbul Müzik Festivali 11–25 Haziran’da düzenlenecek. Üç dünya prömiyeri, “Rahat Konser” gibi erişilebilirlik adımları ve genç müzisyenlere açılan alanlarla festival, müziğin geçip giden anına kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. 1973’ten bu yana kültür sanat takviminde ayrı bir yeri olan İstanbul Müzik Festivali, 54. yılında “Anın İçinde” temasıyla 22 konserde 80’in üzerinde sanatçı ve topluluğu ağırlayacak.
İstanbul’un yazı, bazı akşamlarda rüzgârla değil, bir yaylı grubunun nefesiyle başlar; kimi zaman bir kilisenin taş duvarında, kimi zaman bir parkın çimeninde, kimi zaman da AKM’nin yüksek tavanında yankılanan aynı şeydir: şehrin nabzı. 54. İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Ânın İçinde” temasıyla, tam da o nabzı yakalamaya çağırıyor. 11–25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek festival, İstanbul’un prestijli salonlarını ve özel mekânlarını 22 konser boyunca birer “dinleme alanı”na dönüştürmeye hazırlanıyor.
Festivalin programı Borusan Müzik Evi’ndeki basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıda İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Hamedi ve Borusan Grup CEO’su Erkan Kafadar festivalin çerçevesini anlatırken, Festival Direktörü Efruz Çakırkaya bu yılın temasını ve programın “hikâyesini” paylaştı.
“Her performans bir kez vardır”
Çakırkaya’nın sözleri, temanın nedenini doğrudan tarif ediyor: Müzik, tıpkı hayat gibi, anın içinde doğuyor; tekrarlandığında bile aynı duyguyu birebir geri çağırmıyor. Festival, bu geçiciliği bir eksiklik değil, tersine “canlı performansın mucizesi” olarak ele alıyor. Bu yılın programı da bu fikre yaslanarak, dinleyiciyi müziği yalnızca duymaya değil, tanıklık etmeye davet ediyor.
Orkestralar, solistler, sahneler
Festivalin omurgasında dünya çapında topluluklar ve solistler var: Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası ve çağdaş dans topluluğu Aterballetto; solistlerde ise Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas & Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies gibi isimler öne çıkıyor. Toplamda 80’in üzerinde sanatçı ve topluluk, İstanbul’un 14 farklı mekânında sahne alacak.
Festival 11 Haziran’da AKM’de, Özbek piyanist Behzod Abduraimov ve Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın açılış konseriyle başlayacak. Takvim, salonlarla sınırlı değil; Kapalıçarşı’dan Bahariye Mevlevihanesi’ne, Kadıköy’den Beyoğlu’na uzanan bir rota ile şehir de programın parçası hâline geliyor.
Üç dünya prömiyeri: İstanbul’da ilk kez
Bu yıl festival, üç eserin dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak. İKSV’nin Kaan Bulak’a sipariş ettiği yeni eser ile Güney Koreli besteci Donghoon Shin’e ortak siparişle yazdırılan eserin ilk seslendirilişleri festivalde yapılacak. Bir anonim eserin Türkçe seslendirilişinin dünya prömiyeri de programda yer alıyor. İstanbul, bir kez daha sadece “ev sahibi” değil, müzik tarihine küçük ama kalıcı bir not düşen “ilk durak” olmayı sürdürüyor.
Ödüller: Turgay Erdener ve Maria João Pires
Festivalin Onur Ödülü, besteci Turgay Erdener’e sunulacak. Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise piyanist Maria João Pires’e verilecek. Program, bir yandan yeni üretimleri sahneye taşırken, diğer yandan geleneğin izini sürmeyi ve emeği görünür kılmayı ihmal etmiyor.
Erişilebilirlikte yeni adım: “Rahat Konser”
Bu yılın en dikkat çekici yeniliklerinden biri, İKSV Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın katkılarıyla ilk kez düzenlenecek “Rahat Konser”. Salon kurallarının esnetildiği, daha kapsayıcı bir dinleme deneyimi sunmayı amaçlayan bu konser; otizm spektrumundaki ya da duyusal hassasiyetleri olan izleyicilerin daha rahat edebileceği bir atmosfer kurmayı hedefliyor. Ayrıca AYDER danışmanlığında bir erişilebilirlik rehberi hazırlanarak festival mekânlarına dair ulaşım ve erişim bilgileri derleniyor.
Genç müzisyenlere alan: “Yarının Kadın Yıldızları” ve atölyeler
TSKB desteğiyle sürdürülen Yarının Kadın Yıldızları serisi, genç kadın müzisyenlere eğitim ve performans olanağı sağlamaya devam ediyor. Festivalin gençlere dönük adımları bununla sınırlı değil: konservatuvar öğrencilerine kontenjan dahilinde ücretsiz konser imkânı, “Eczacıbaşı Genç Bilet” projesi ve “Ânın İçinde Çalmak” başlıklı iki günlük yoğun atölye gibi başlıklar programın önemli parçaları.
Şehirle kurulan bağ: Beyoğlu’nda Müzik Rotası, parklarda Hafta Sonu Klasikleri
Festival, kentin hafızasını müzikle dolaşmaya da çağırıyor. Bu yıl Müzik Rotası’nın durağı Beyoğlu; Surp Asdvadzadzin’den Üç Horan’a, Kırım Anglikan Kilisesi’ne uzanan güzergâh, İstanbul’un çok katmanlı sesini yeniden hatırlatacak. Ayrıca her yıl yoğun ilgi gören Hafta Sonu Klasikleri konserleri parklarda ücretsiz olarak müzikseverlerle buluşacak.
Biletler ve öncelikli satış
Festival biletleri yarın 10.30 itibarıyla genel satışa açılacak. Lale Kart üyeleri için öncelikli satış takvimi uygulanacak; öğrenciler için sınırlı sayıda Eczacıbaşı Genç Bilet 50 lira olacak, engelli izleyicilere ise yüzde 50 indirim sunulacak.

