Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu, Özkan, Gün ve Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçundan dava açtı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” iddiasıyla yürütülen soruşturmayı tamamlayarak kamu davası açtı. İddianamede, “Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında, siyasal casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının sağlanarak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır” denildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan,

(İSTANBUL) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” iddiasıyla yürütülen soruşturmayı tamamlayarak kamu davası açtı. İddianamede, “Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında, siyasal casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının sağlanarak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır” denildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca “casusluk” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, İmamoğlu, Özkan, Gün ve Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçundan cezalandırılması talep edildi. İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

“Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; TCK’nın 328. maddesinde düzenlendiği üzere; devletin güvenliğine veya iç ya da dış siyasal yararlarına ilişkin belge ya da vesika içeriklerindeki bilgilerin ‘siyasal veya askeri casusluk’ maksadıyla temin edilmesinin cezalandırıldığı, TCK’nın 328. maddesinde düzenlenen suçu, 327. maddedeki suçtan ayıran tek özelliğin, devletin güvenliğine veya iç ya da dış siyasal yararlarına ilişkin belge ya da vesika içeriklerindeki bilgilerin ‘siyasal casusluk’ maksadıyla temin edilmesi olduğu açıkça görülmektedir.

‘Temin’ kelimesinin, gizli kalması gereken bilgilerin öğrenilmesi için çaba göstermek, bu hususta vasıtalara başvurma gereğini ifade ettiği, bilgilerin bu şekilde temini yani öğrenilmesiyle suçun oluştuğu; bu suçun oluşabilmesi için bunların açıklanmasına gerek görülmediği, bilginin temini için kullanılan vasıtanın önemi olmadığı gibi, bilgiyi içeren belgenin de elde edilmiş olması ve temin edilen bu bilginin başkasına verilmesinin şart olmadığından bahse konu suçun bilginin temin edilmesiyle tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamaya göre; devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları gereği, ‘niteliği bakımından’ gizli kalması gerekli bilgilerden olan ve devletin güvenliği veya siyasal yararları ile yakından ilgili bulunan, elde edilmeleri bu değerleri tehlikeye sokabilecek mahiyet taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin, Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık âlemi olarak nitelendirilen platforma, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile şüpheli Necati Özkan tarafından yüklenmesi suretiyle; başta şüpheli Hüseyin Gün’e ait ve Aaron Barr isimli istihbarat çalışanının ortağı olduğu PiiQ isimli firmanın temin etmesi sağlanarak suçun yasal unsurlarının oluştuğu görülmektedir.

Yine aynı firmanın ortağı olan Aaron Barr tarafından geliştirilen PQ isimli yazılım ile tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak, TCK’nın 328. maddesinde düzenlenen siyasal casusluk suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin, bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda, yabancı bir devlet yararına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin veya vatandaşlarının ya da Türkiye’de oturmakta, ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır. TCK’nın 328. maddesinde soyut tehlike suçu söz konusudur. Soyut tehlikenin, somut olayda gizli tutulması gereken bilginin yabancı gücün öğrenmesi ile somut tehlikeye dönüşmesinin ceza hukuku kapsamında aranmadığı; buna göre gizli bilgilerin yabancı güce verilmesi durumunda devletin güvenliğinin tehlikeye düşmüş olacağı ve suçun oluşacağı aşikârdır.

Şu hâle göre, casusluk suçları yönünden, madde gerekçesi de nazara alındığında niteliği gereği gizli olan bilginin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edilmesi ya da açıklanması gerekmekte ise de; casus ile casusluğu talep eden arasında bu bilgi ve belgelerin karşı tarafa aktarılmasına yönelik bir anlaşmanın bulunması şart değil ise de somut olayda tüm deliller ve yazışmalar dikkate alındığında böyle bir anlaşmanın mevcut olduğu da görülmektedir.

Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında, siyasal casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının sağlanarak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.”