Haber: Gökdeniz Can
(ISPARTA) – Isparta Mimarlar Odası Başkanı Caner Ataseven, Isparta’da halkın yaşadığı binaların yüzde 70’inin 2000 yılı öncesinde inşa edilen riskli yapılar olduğunu ifade ederek, “Son yıkıcı deprem 1914’te Isparta’yı yok etti. 100 yılın üzerinde bir zaman geçti. Daha ne kadar bekleyeceğiz? Ne zaman bir tedbir alacağız?” dedi.
Ataseven, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, afetlere hazırlık için önce yapı stoğu envanterinin çıkarılması gerektiğini belirtti.
Isparta için ancak tahminlerde bulunabildiklerini ifade eden Ataseven, “Benim tespitlerime göre Isparta’da halkın yaşadığı binaların yüzde 70’i 2000 yılı öncesi, merkez ilçeler, kasabalar, köyler dahil” dedi.
Ateseven, son deprem yönetmeliğinin 2018 tarihli olduğuna işaret ederek, bu tarihten önceki binaların mevcut yönetmeliğe uygun olmadığına dikkati çekti.
Fakat yapı denetiminin başladığı 2011 sonrası inşa edilen binaları daha güvenli gördüklerini bildiren Ataseven “Ama bizim için esas hedef 2000 öncesi binalar. Halkın çoğunluğu da burada oturuyor. Yüzde 65-70’i hala 2000 öncesi; ne 2007 deprem yönetmeliğine ne 2018 deprem yönetmeliğine uygun binalarda, hatta 1997-98 deprem yönetmeliğinden bile eski binalarda oturuyor halkın çoğunluğu” diye konuştu.
Binaların depreme dayanıklılığını ölçen birçok kurum ve test bulunduğunu ifade eden Ataseven, ancak halkın bu testleri “yaptırırsak binayı yıkmak zorunda kalacakları” düşüncesiyle yaptırmadıklarını anlattı.
Ateseven, “Öyle bir durum yok. Binanızın durumunu hastanede yaptırdığınız check-up gibi öğrenebilirsiniz. İster sonra tedbir alırsınız, ister almazsınız, oturmaya devam edersiniz. Bu sizin bileceğiniz iş. Gayriresmi yoldan binanızı test etmek için Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre 5’te 4 çoğunluk lazım, binadan karot aldırmak için ya da diğer işlemler için. Fakat kentsel dönüşüme başvursanız binadan sadece bir kişinin başvurusu yeterli. Kentsel dönüşümün riskli tarafı şudur; geri dönüşü yoktur. O rapor çıktığında riskli çıkarsa bina yıkılacak ya da güçlendirilecek” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüme verilen devlet desteğinin sürekli güncellendiğini belirten Ataseven, her malike 18 ay kira yardımı desteği ile kredi desteği sağlandığını bildirdi. Ateseven, şu bilgileri verdi:
“Şu anda piyasadaki en düşük faizli kredi kentsel dönüşüm kredisi. Bunun dışında esas faydası müteahhitlere. Devlet harçların birçoğunu almıyor. Kentsel dönüşümde belediye ruhsat harcı, iskan harcı, kat mülkiyeti, kat irtifakı gibi harçlardan muaf kalıyor. Tapu harçları almıyor. Noter, devlete ödenen kısımları almıyor. Bu harçları almaması çok büyük bir avantaj. Müteahhiti ikna etme açısından KDV yüzde 10 iken bütün binalarda satışta, kentsel dönüşümde yüzde 1.”
Isparta Mimarlar Odası Başkanı Caner Ataseven, Isparta’da yılda 100 kadar binanın dönüştürülebildiğini belirterek, “Yılda 100 bina yaparsak, 500-600 yıl sürüyor bu kentsel dönüşüm. Sadece 2000 öncesi eski ve riskli yapıların dönüşümünden bahsediyorum. Yeni yapılanın hiç eskimeyeceğini varsayıyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nun ömrü kadar bir vakte ihtiyacı var. 100 çok küçük bir rakam yılda. Biz bunu bine çıkarmalıyız. Başka türlü biz depreme yetişemeyeceğiz” dedi.
“Tabut binalar konusunda çok ısrarcı olmasınlar lütfen”
Isparta’da halkın oturduğu binaların yüzde 70’inin riskli olduğunu belirten Ataseven, 6 Şubat depremlerinin 3. yılının geride kaldığını hatırlattı. Caner Ataseven, şöyle konuştu:
“Geçen üç koca yılda, 6 Şubat 2023’ten beri aldığımız tek bir tedbir, tek bir önlem var mı? Tek bir karar var mı? Ben bir şey göremedim maalesef. Çok üzücü bu. Ben buna üzülüyorum çünkü ne olacağını biliyorum. Gözümü kapattığımda Mimar Sinan, Cumhuriyet Caddesi gibi, Kafeler Caddesi gibi yerler gözümün önüne geliyor ve uyuyamıyorum açıkçası. Çok üzücü bir durum. Bir şey yapamamamız, bir ilerleme sağlayamamamız beni çok üzüyor. Bir an önce başlamamız lazım. Geç bile kaldık. Son yıkıcı deprem, esas büyük deprem diyelim, 1914’te Isparta’yı yok etti. 100 yılın üzerinde bir zaman geçti. Daha ne kadar bekleyeceğiz? Ne zaman bir tedbir alacağız? Ne zaman bir önlem alacağız, yaptırım yapacağız?”



