Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İşçi Öğrenci Birliği’nden “NATO” protestosu: “Bu halk, tarih boyunca boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir”

İşçi Öğrenci Birliği, 77’nci kuruluş yıl dönümünde NATO’yu İstanbul Beşiktaş’ta protesto etti. “Katil NATO ülkemizden ve Orta Doğu’dan defol” pankartlarının açıldığı eylemde, “Bu aşağılık düzen kaybedecektir. Kazanan ‘ya istiklal, ya ölüm’ diyenler olacaktır. Bu topraklar, antiemperyalist mücadele geleneğine sahiptir. Bu halk, tarih boyunca boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir. Başta işçi sınıfımızı, gençleri ve halkımızı emperyalizme karşı birleşmeye, örgütlenmeye ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” açıklaması yapıldı.

İşçi Öğrenci Birliği, 77'nci kuruluş yıl dönümünde NATO'yu İstanbul Beşiktaş'ta

(İSTANBUL) – İşçi Öğrenci Birliği, 77’nci kuruluş yıl dönümünde NATO’yu İstanbul Beşiktaş’ta protesto etti. “Katil NATO ülkemizden ve Orta Doğu’dan defol” pankartlarının açıldığı eylemde, “Bu aşağılık düzen kaybedecektir. Kazanan ‘ya istiklal, ya ölüm’ diyenler olacaktır. Bu topraklar, antiemperyalist mücadele geleneğine sahiptir. Bu halk, tarih boyunca boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir. Başta işçi sınıfımızı, gençleri ve halkımızı emperyalizme karşı birleşmeye, örgütlenmeye ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” açıklaması yapıldı.

Beşiktaş Meydanı’nda bir araya gelen İşçi Öğrenci Birliği üyeleri, “NATO’ya geçit yok”, “Katil NATO ülkemizden ve Orta Doğu’dan defol” ve “Ya istiklal ya ölüm, tam bağımsız Türkiye” yazılı pankartlar taşıdı. İşçi Öğrenci Birliği adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugün burada, kurulduğu günden bu yana ‘barış’ ve ‘demokrasi’ maskesi altında dünya halklarına kan, gözyaşı ve yıkım getiren NATO’yu protesto etmek için toplandık. NATO, kapitalizmin son aşaması olan emperyalizmin askeri aygıtıdır. Başını ABD’nin çektiği bu örgüt, halkların özgürlüğünü değil; sermayenin çıkarlarını, enerji yollarını ve pazar hakimiyetini korumak için vardır. NATO’nun olduğu yerde barış değil savaş, özgürlük değil işgal, refah değil yoksulluk vardır.

NATO’nun sicili katliamlarla doludur. Kore’den Yugoslavya’ya, Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın hayatını karartan müdahalelerin arkasında NATO ve onun emperyalist efendileri vardır. Bu tablo, NATO’nun ‘savunma örgütü’ değil, doğrudan doğruya bir saldırı ve işgal aygıtı olduğunu açıkça göstermektedir. Türkiye’nin NATO’ya girdiği 1952 yılından bu yana ülkemiz emperyalist sistemin askeri ve siyasi etkisine açık hale getirilmiştir. Kontrgerilla yapılanmalarıyla halkın üzerine korku salınmış, darbelerle demokrasi askıya alınmış, halkın iradesi defalarca gasp edilmiştir. 12 Mart’tan 12 Eylül’e uzanan süreçte binlerce insan katledilmiş, işkencelerden geçirilmiş, halkımızda oluşan sosyalizm isteği ezilmeye çalışılmıştır.

“Bugün Orta Doğu’da yaşanan savaşlar tesadüf değildir”

NATO yalnızca dışarıda değil, içeride de halklara karşı konumlanmıştır. Bugün Orta Doğu’da yaşanan savaşlar tesadüf değildir. Emperyalist güçlerin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bölgeyi yeniden dizayn etme planları, halklara kan ve gözyaşı olarak geri dönmüştür. Irak’ın parçalanması, Libya’nın çökertilmesi, Suriye’nin yıllardır süren bir savaş alanına dönüştürülmesi ve şu anda İran ile Lübnan’a yönelik saldırılar bu planların sonucudur. Bu süreçte milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, milyonlarcası yerinden edilmiştir. Emperyalistler, halkları birbirine düşürerek yönetme politikasını sürdürmektedir.

Önümüzdeki süreçte 7 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO toplantısı, bu kirli politikaların yeni bir aşamasıdır. Bu toplantı, ‘güvenlik’ ve ‘iş birliği’ adı altında, Türkiye’nin emperyalist planlara daha fazla entegre edilmesinin bir adımıdır. Bu toplantılarda alınan kararlar halkların çıkarına değil; savaş politikalarının derinleştirilmesine hizmet etmektedir. Türkiye’nin emperyalist planların ileri karakolu haline getirilmesine karşıyız. NATO’nun Türkiye’de yeni askeri yapılanmalar kurma girişimlerine ve Boğazlar’da üs verilmesine yönelik hazırlıklara açıkça karşı çıkıyoruz. Ülkemizin bir savaş üssüne dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz.

“Ülkemizin askeri üs haline getirilmesine karşıyız”

İşçi Öğrenci Birliği olarak; NATO’nun ülkemizdeki varlığına karşıyız. Emperyalist savaş politikalarına karşıyız. Ülkemizin askeri üs haline getirilmesine karşıyız. Gençlerimizin emperyalist savaşlarda kullanılmasına karşıyız. Bugün görmekteyiz ki özellikle gençlik, ABD’nin İran’a yönelik emperyalist müdahalesine karşı antiemperyalist bir tutum sergilemektedir. Dünyadaki para babaları şimdiye kadar akıttıkları her kan için mutluluk duyarken, dünya halklarının onların bu acımasızlığına karşı ses çıkardığını görünce afallamıştır. Bu aşağılık düzen kaybedecektir. Kazanan ‘Ya istiklal, ya ölüm’ diyenler olacaktır. Bu topraklar, antiemperyalist mücadele geleneğine sahiptir. Bu halk, tarih boyunca boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir. Başta işçi sınıfımızı, gençleri ve halkımızı emperyalizme karşı birleşmeye, örgütlenmeye ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”