Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İran sınır kapısında konuşan DEM Parti Van Milletvekili Dindar: “Biz kimsenin askeri, jandarması değiliz”

DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar İran sınır kapısında yaptığı açıklamada, “Bugün İran’da da yaşayan bu çatışmalarda, bu bombardıman sonuçlarında Kürtler üzerinde maalesef spekülasyonlar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor. Ama bizim istediğimiz biz biliyoruz ki orada mücadelesini veren Kürtlerin de mücadelesi şudur; ne Siyonist Amerika’nın yanında onların önce birlikleriyiz, ne de İran’ın yüzyıllardır bu topraklarda halklara yaşadıkları katliamlar yanındayız. Bu topraklarda özgürce hukuk içerisinde kendi sorunlarımızı çözmenin yollarını arıyoruz. Biz kimsenin askeri değiliz. Kimsenin jandarması da değiliz” dedi.

DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar İran sınır kapısında yaptığı açıklamada,

Haber: İshak KARA

(VAN) – DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, “Bugün İran’da da yaşayan bu çatışmalarda, bu bombardıman sonuçlarında Kürtler üzerinde maalesef spekülasyonlar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor. Ama bizim istediğimiz biz biliyoruz ki orada mücadelesini veren Kürtlerin de mücadelesi şudur; ne Siyonist Amerika’nın yanında onların önce birlikleriyiz, ne de İran’ın yüzyıllardır bu topraklarda halklara yaşadıkları katliamlar yanındayız. Bu topraklarda özgürce hukuk içerisinde kendi sorunlarımızı çözmenin yollarını arıyoruz. Biz kimsenin askeri değili, kimsenin jandarması da değiliz” dedi.

ABD ve İsrali’in İran’a yönelik saldırılarına ve oluşabilecek göç dalgasına ilişkin Diyarbakır merkezli Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Çukurova Göç İzleme ve Araştırma Derneği ve Marmara Göç İzleme ve Araştırma Derneği ortak açıklama yaptı. “Savaşın bedelini halklar ödemesin. Zorla yerinden edilmeye hayır!” pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti, DBP ve Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri destek verdi. Mezopotamya Göç İzleme Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Mehmet Vecih Aydoğan, sınır kapısında yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“İran yönetiminin kendi sınırları içerisinde yaşayan Kürt nüfusa yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve baskı uygulamalarını da açık bir şekilde kınıyoruz. Sivilleri hedef alan, halkların temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran her türlü askeri operasyon ve güvenlikçi politika kabul edilemezdir. Kürt halkına ve bölgede yaşayan tüm topluluklara yönelik hak ihlallerinin derhal son bulması gerekmektedir. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere yönelen şiddet meşru değildir. Uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk kuralları, savaş ve çatışma koşullarında dahi sivillerin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliğinin sağlanması, barınma, beslenme, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması devletlerin hem hukuki hem de insani sorumluluğudur. Bu insanlar herhangi bir siyasi gerilimin tarafı değil; yaşam hakkı ihlal edilen masum sivillerdir.”

“Kürtler üzerinde maalesef spekülasyonlar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor”

DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar ise şunları söyledi:

“Biz Kürtler olarak bu topraklarda ülkeleri dört parçaya bölünmüş bir halk olarak bu topraklar da kendi dilimizle, kültürümüzle, varlığımızla yaşamaya çalışan bir halkız. Yüzyıllardır bunun mücadelesini vermeye devam ediyoruz. Bugün İran’da da yaşayan bu çatışmalarda, bu bombardıman sonuçlarında Kürtler üzerinde maalesef spekülasyonlar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor. Ama bizim istediğimiz biz biliyoruz ki orada mücadelesini veren Kürtlerin de mücadelesi şudur; ne Siyonist Amerika’nın yanında onların önce birlikleriyiz ne de İran’ın yüzyıllardır bu topraklarda halklara yaşadıkları katliamlar yanındayız. Bu topraklarda özgürce hukuk içerisinde kendi sorunlarımızı çözmenin yollarını arıyoruz. Biz kimsenin askeri değiliz. Kimsenin jandarması da değiliz.

Onun için burada 8 güne yakındır İran’da yapılan bu bombardıman sonuçlarında 10 binlerce insanlar belki yerlerinden edilecek. Çocuklar katliamlardan geçiriliyor, insanlar yaşamlarını yitiriyor. Biz asla Kürt halkı olarak biz bunları istemiyoruz. Bunların karşısındayız. Bu katliamların karşısındayız. Burada hükümete de devlete de bir uyarı ve çağrıda bulunmak istiyoruz. Olası bir göç halinde hükümetin, devletin mutlaka buralardan tedbirler alması lazım. Bu göç eden insanlar nereye gidecek, nasıl yaşayacak, ne yiyecek, ne içecek, devletin mutlaka bunlara tedbirler alması gerekiyor. Biz bunu bir kez daha burada dile ettik diyoruz. Bu anlamda Biz diyoruz, evet biz bu savaşlara karşıyız. Bu topraklarda, bu bölgede asla savaş olmasını istemiyoruz. Biz Kürtler olarak kendi haklarımızı demokratik yollarda, barışçıl şekilde çözmeye çalışıyoruz. İsrail ve Amerika’nın bu topraklarda yaptığı bu saldırıları da kınıyoruz.”

Reklamı Geç