Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İnanç temsilcileri ile bir araya gelen İBB Başkanvekili Nuri Aslan:” En büyük kalkanımız kardeşliğimizdir”

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu akşam iftar yemeğinde İstanbul’daki inanç temsilcileri ile buluştu. İftar sofrasına katılan konuklara teşekkür eden Aslan, İstanbul’un kendisinin bir medeniyet sofrası olduğunu ve farklılıkların zenginliğiyle herkesi bir araya getirdiğini belirtti. Aslan, “Dünya bir kaos halindeyken, bölgemiz ateş çemberi içindeyken bizim en büyük kalkanımız kardeşliğimizdir” dedi.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu akşam iftar yemeğinde İstanbul’daki inanç

(İSTANBUL) İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu akşam iftar yemeğinde İstanbul’daki inanç temsilcileri ile buluştu. İftar sofrasına katılan konuklara teşekkür eden Aslan, İstanbul’un kendisinin bir medeniyet sofrası olduğunu ve farklılıkların zenginliğiyle herkesi bir araya getirdiğini belirtti. Aslan, “Dünya bir kaos halindeyken, bölgemiz ateş çemberi içindeyken bizim en büyük kalkanımız kardeşliğimizdir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, bu akşam Art İstanbul Feshane’de gerçekleşen iftar yemeğinde inanç temsilcileri ile bir araya geldi. İftar yemeğine katılan tüm konuklara teşekkür eden Aslan, “Bu güzel Ramazan akşamında davetimize icabet ederek İstanbul’un iftar sofrasına teşrif ettiğiniz için, soframızı bereketlendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Hepimizi, farklılıklarımızın zenginliğiyle bir araya getiren bu medeniyet sofrası, İstanbul sofrasıdır. Çünkü, İstanbul’un bizzat kendisi bir medeniyet sofrasıdır” dedi.

“Bu aziz şehre hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz

“Bizler, bu aziz şehre gelmiş geçmiş tüm canlara muhabbetle hizmet etmenin gururunu yaşayanlarız” diyen Aslan, şunları söyledi:

“İnsanın insanla ve tabiatla barışık olduğu İstanbul’da, değişik inanç ve kanaatlerin sembolü olan ibadethaneler de duvar duvara bitişik nizamda inşa edilmişlerdir. Soframızda; İstanbul’umuzun kültürel, sosyal ve inanç hayatının aslî unsurları olan pek çok müessesenin temsilcileri yer alıyor. Bayramı bayramımız olan, düğünü düğünümüz olan, cenazesi cenazemiz olan dostlarımızın mutluluğu da bizim mutluluğumuzdur. Ülkemizin ve şehrimizin dini ve kültürel değerlerdeki çeşitliliği, içinde yaşadığımız coğrafyanın zenginlik unsurlarıdır. Fakat zenginlik olarak görülmesi gereken kimlik ve aidiyet kavramlarının günümüzde maalesef bölge, dünya ve ülke siyaseti tarafından bir araç gibi kullanıldığını görüyor ve çok üzülüyoruz. Tüm bu özgün kimliklerimiz ve aidiyetlerimizle bir arada barışın, paylaşmanın bir sofra etrafında buluşmanın temel ilkemiz olduğunu hatırlamak, hatırlatmak, bunun değerini korumak boynumuzun borcu ve işte bu amaçla burada bir aradayız. Bu vesileyle, sizlere 16 milyon insanın üç defa seçerek ‘bu değerlere hizmet et, bu aziz şehrin emanetine sahip çık’ dediği İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının tek başlarına açtıkları oruçlarının hüznünü ve bu sofraya bakıyorum, acıyı da bal eylemeye çalışıyoruz. Çünkü, onlar orada oruç tutuyorlar tek başlarına; sahur yapıyorlar, iftar yapıyorlar. Biz de burada dostlarımızla İstanbul’un çeşitli kültürel bileşenleriyle beraberiz. Acıyı, sizlerle beraber bal eylemeye çalışıyoruz. Çünkü, bizim için de büyük bir hüzün ve acı.

“En büyük kalkanımız kardeşliğimizdir

Dünya bir kaos halindeyken, bölgemiz ateş çemberi içindeyken bizim en büyük kalkanımız kardeşliğimizdir. ‘Kamu alem birdir bize’ diyor koca Yunus. ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm’ diyor. ‘Bir gönül kırdın ise’ diyor. Bizden evvelki Anadolu medeniyetlerinin, halklarının, kültürlerinin cem olup hay olması; dilde, oyunda, sofrada hayatın her alanında tezahürü ve bu kutlu Anadolu mayasındadır. Önemli olan Anadolu’yu içselleştirmektir ve Anadolu’yu kabullenmektir. Anadolu eserlerinin güzel nazarı; azizler ile erenleri, kiliseleri, havraları, camileri, ocakları, tekkeleri, medreseleri aynı medeniyetin aşkı içindedir. Yüksek medeniyet şaheseri İstanbul, böyle böyle kadim hikayesini devam ettirdi. Nitekim, iki yıldır takvim bize hoş sürprizler de yapıyor. Geçen yıl Hızır orucu ile Ramazan orucu cem olmuştu. Bu yıl da Hristiyan hemşehrilerimizin orucu da Ramazan’a denk geldi. Yani, sofraların sahipleri sadece Müslümanlar değil, hepimiziz.

“Yeri geliyor zalime, hırsıza, arsıza karşı duruyoruz

Bizler İstanbul’umuzda üstümüze düşen görev, yetki ve sorumluluk içinde memleketin huzuru, barışı, kardeşliği, helal lokması, bereketi için çalışıyoruz. Yeri geliyor zalime, hırsıza, arsıza karşı duruyoruz; yeri geliyor tekkeye odun taşıyan hizmet aşkının dervişi oluyoruz. Yeri geliyor sizler gibi alimlerin, ariflerin yüksek basiretinden, ilminden faydalanan talebe oluyoruz. Yesevi’nin, Yunus’un, Mevlana’nın, Hünkar Hacı Bektaş’ın mayaladığı topraklarımızda, bu mavi gökte salınan şanlı ay yıldızımızın altında, derdi vatan olan herkesle; her günü bir şenlik olsun isteğimiz İstanbul’umuza layık olmaktan başka bir derdimiz yok. Atatürk’ümüzün bize emanet ettiği cumhuriyetimizin ilelebet payidar kalması, anayasal hukuk düzeni ve demokrasi içinde hep birlikte kardeşçe yaşamanın niyazı ile Allah, oruçlarımızı kabul etsin. Dolsun eksilmesin, taşsın dökülmesin. Bu arada, bildiğiniz üzere 16 Mart Pazartesi günü Kadir Gecemizi, hemen ardından da Ramazan Bayramımızı idrak edeceğiz. Cenab-ı Allah’ım; İstanbul’umuza, ülkemize, tüm insanlığa barış ve huzur getirsin. Haneleriniz bereketli olsun, aileniz huzur dolsun. Bu vesileyle tekrar hoş geldiniz diyor, İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem Başkanımızın tekrar selamlarını iletiyorum. Ramazan’ınız hayırlı olsun, tuttuğunuz oruçlar kabul olsun.”