Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: GENCER KETEN
(İSTANBUL) – Silivri’de tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’i anlatan “Bize Emanet” belgeselinin ilk gösterimi Beyoğlu Sineması’nda yapıldı. Gösterim için mesaj gönderen Güney, “Beni hapsederek Beyoğlu’nu kaybetmenin hıncını aldıkları siyasi bir süreci yaşıyoruz. Sanıyorlar ki bileğimin hakkıyla kazandığımız makamları elimizden aldıklarında kaybettiklerini kazanacaklar. Biz Beyoğlu ile makamla değil, yürekle bağ kurduk. Bu bağlar bir günde kurulmadı. Bu bağlar zindanlarda kopmayacak kadar güçlü ve gerçektir” ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de “Beyoğlu Belediye Başkanımız Sayın İnan Güney’e ve ailesine dayanışma duygularımı iletiyorum” mesajını gönderdi.
CHP’li belediyelere yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney için belgesel hazırlandı. Belgeselin ilk gösterimi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Beyoğlu Sineması’nda yapıldı. Programa CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile çok sayıda CHP’li isim de katıldı.
Güney’in çalışmalarını ve gözaltına alındığı günün anlatıldığı belgesel öncesinde konuşmalar yapıldı. CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Cenk Bleda Haşhaş, Güney’in Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mesajı okudu. “Silivri zindanından Beyoğluma hasretle selam ediyorum” diye mektubuna başlayan Güney, şunları kaydetti:
“Bu cendere içinde her günümüz yeniden büyüyen bir direniştir. Beni hapsettiklerinde bir belediye başkanına engel olmak, onu susturmak, kazandığımızı gasp etmek istediler. Beni hapsedenler, Beyoğlu Belediyesi’ne haksızca çökebileceklerini sandılar. Halktan alamadıkları yetkiyi meclisten almaya, Beyoğlu’nun iradesini gasp etmeye çalıştılar. 16 yiğit, yol arkadaşım, meclis üyemiz onlara bir kez daha mağlubiyeti tattırdı. Milli iradenin tokadını bir kez daha Beyoğlu’nda kendilerini vurdular. Başta başkanvekilim, yol arkadaşım Sefer Karaahmetoğlu olmak üzere emanete sahip çıkan tüm meclis üyelerimize selam olsun. Yalnızca ben değil; özel kalem müdürüm Seyhan Özcan, korumam Eren Güven, şoförüm Deniz Göreli ve eniştem İsmail Akkaya da benimle birlikte haksız yere zindandalar. Tek suçları İnan Güney’in yakınında olmak, benimle birlikte yol yürümektir ve bu yüzden adaletsizliğe uğruyorlar. Aileleri, eşleri, evlatları, sevenleri yollarını gözlüyor onların. Beyoğlu susar, teslim olur sandılar. İrademizi, inancımızı, hayallerimizi teslim almaya kalktılar. Başaramadılar, başaramayacaklar. Bugün izleyecekleriniz İnan Güney’in değil, sizlerin hikâyesidir. Beyoğlu Belediyesi’ni kazanan İnan Güney değil, sizlersiniz. Beyoğlu’na sahip çıkan İnan Güney değil, sizlersiniz.
“Çok daha dirayetliyim”
Ne mutlu Beyoğlumuzu zindanda dahi olsam onurla temsil edebiliyorum. Bir adım geri atmadan, bir milim eğilmeden, zulme boyun eğmeden Beyoğlum için direniyorum. Bunu mümkün kılanlara, gerçeği eğmeden bükmeden anlatmak için emek veren herkese, örgütüme, yol arkadaşlarıma, bana her daim sahip çıkan Beyoğlu’na minnettarım. İnan Güney kimsenin başını öne eğecek bir iş yapmamıştır. Bugün hâlâ ne ile suçlandığımı bilmeden, hakkımda tek bir suçlama olmadan ve iddianameni görmeden aylardır tutukluyum. Bir olayı soruşturmak için yürüyen hukuki bir süreç yaşamıyoruz. Beni hapsederek Beyoğlu’nu kaybetmenin hıncını aldıkları siyasi bir süreci yaşıyoruz. Sanıyorlar ki bileğimin hakkıyla kazandığımız makamları elimizden aldıklarında kaybettiklerini kazanacaklar. Biz Beyoğlu ile makamla değil, yürekle bağ kurduk. Bu bağlar bir günde kurulmadı. Bu bağlar zindanlarda kopmayacak kadar güçlü ve gerçektir. Zaten bu nedenle doğduğum, büyüdüğüm ve çok sevdiğim Beyoğlum ile bağlarım bu süreçte çok daha güçlendi. Sizlerden gelen mektuplar, selamlar ve dualar ile çok daha dirayetliyim. Canım ailem, canım eşim, Ayşenim, güzel kızlarım, Elam, Dilam ve Zeynom… Bir baba, bir eş için zamanın en ağır aktığı yer burası. Gözlerinin içine bakamadığım her gün içimde bir eksiklik ama bilin ki başım dik.
“Ben yine Beyoğlu sokaklarında yürüyeceğim”
Benim esaretim memleketimizin güzel günleri için ödediğim bir bedeldir. Bu bedel kahredici olsa da bugünler elbette geçecek ve bugünler bir onur nişanı olarak bizlere kalacak. Bir daha ayrılmamak üzere yeniden sarıldığımızda bu ayrılığın sancısı da hep birlikte geri kalacak. Canım ailem, sabrınız, gücünüz bana her gün yeniden nefes oluyor. Sizlere minnettarım. Biz memleketini çok sevenleriz. Geleceğimizi korkuyla değil, güvenle inşa etmekte kararlıyız. Adaleti yeniden biz tesis edeceğiz. Demokrasimizi birlikte onaracağız. Hak ettiğimiz gibi yaşayacağımız müreffeh bir ülkemiz olacak. Bir daha kimse siyasi sebeplerle hapiste olma endişesi yaşamayacak. Bizi yollara düşüren kurduğumuz bir ortak düştü. Bana bu süreçte Silivri zindanında direnmek düştü. Sizlere dışarıda mücadele etmek düştü. Önümüzdeki yol kolay değil ama bizler de bu zoru görünce kaçacak değiliz. İçeride, dışarıda, sesimizin ulaştığı her yerde mücadelemizi sürdüreceğiz. Gün gelecek bu zindanlar birer ibret vesikası olarak tarih olacak. Ben yine Beyoğlu sokaklarında yürüyeceğim. O güne kadar Beyoğlu size emanet; İnan Güney, Beyoğlu’na emanet.”
“Emanetlerine sahip çıkmak için büyük mücadeleler veriyoruz”
CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Tolga Sağ’ın bağlamayla “Mektup Selam Söyle Benden Sılaya” türküsünü seslendirmesinin ardından konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan da konuşmalarda duygusallaştığını belirterek şunları söyledi:
“Burada da keşke böyle bir ortamda, böyle bir salonda sizlerle buluşmasaydık ve konuşmasaydık. Ekrem Başkanımız’la, İnan Başkanımız’la beraber olduğumuz bir açılışta onları dinliyor olsaydık ve onları alkışlasaydık keşke. İnan Güney’in önce Beyoğlu’na, sonra tüm Türkiye’ye kazandırdığı Emekli Evi’nde hep beraber 1 TL verip çay içseydik keşke. Su sebillerinden su içen çocukların başını okşamayı keşke hep beraber yapsaydık ama bu zamanda bize düşen maalesef dostlarımız için mücadele etmek oldu. Bundan dolayı hiç gocunmuyoruz. Gece gündüz dostlarımız için mücadele etmeye, uyumamaya, her türlü riski göze almaya hazır olduğumuzu aslında tüm Türkiye biliyor. Biz de elimizden geldiği kadar bu mücadeleyi yapıyoruz. Onların emanetlerine sahip çıkmak için büyük mücadeleler veriyoruz. Bugün burada bulunan herkese vekilliğini yapmaktan onur duyduğum İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve hem CHP’nin hem de muhalefeti temsil eden tüm kesimlerin cumhurbaşkanı adayı olan Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum.”
“30 yıl sonra Beyoğlu’nu CHP’ye kazandırdı”
Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel’in programa gönderdiği mesajları Özgür Çelik okudu. İnan Güney’i bir şafak operasyonuyla ailesinden ve çocuklarından ayırdıklarına vurgu yapan Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı İmamoğlu, mesajında şunları ifade etti:
“İnan Güney hayatı boyunca Beyoğlu için çalıştı. Bir gün Beyoğlu’na hizmet etmenin hayaliyle yaşadı. Beyoğlu Belediyesi’nde çalışan emekçi bir babanın alın teriyle büyüdü. Beyoğlu’nun çocuğu olarak ilçe başkanlığından beri çok çalıştı. Komşularının sorunlarını çözmek, Beyoğlu’na daha güzel hizmetler sunmak için aday oldu ve bugün zindanlarda olmasına neden olan suçu da işte böyle işledi. Tam 30 yıl sonra Beyoğlu’nu CHP’ye kazandırdı. İnan Güney’in tek suçu Beyoğlu’nun ve onun dürüst insanlarının kalbini kazanmaktı. İşte onun için onu ailesinden, çocuklarından, komşularından ayırıp bir hücreye hapsettiler ama Beyoğlu, başkanını kalbinden asla çıkarmadı, çıkarmayacak. Beyoğlu kendi evladını haksızlığa, hukuksuzluğa teslim etmiyor. Beyoğlu, ‘İnan Güney bize emanet’ diyor. Millet iradesine, başkanlarına adalete ve demokrasiye sahip çıkıyor. Tarih boyunca güç sahipleri iktidarlarını korumak için sayısız yöntem denediler. Ben millete rağmen iktidarda kalabilirim zannettiler. Tarih boyunca sayısız kere millet; eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadele etti. Bu mücadele sayısız şiire, türküye, kitaba, belgeye ve filmlere konu oldu. Bugün bizler milletimizle birlikte bu büyük mücadelenin yeni bir sayfasındayız. Mücadelemiz aynı şekilde filmlere, kitaplara, türkülere, tarihe yazılıyor. Hiç şüphem yok ki tarih boyunca olduğu gibi bu mücadelenin sonu da milletin zaferiyle sonuçlanacak. İnan Başkanım ailesine ve Beyoğlu’na; tüm yol arkadaşlarımız sevdiklerine ve özgürlüğüne kavuşacaklar. İlk günden itibaren dediğim gibi milletimizi emanetiz ve millet büyüktür. Önce adalet, önce hürriyet.”
“Beyoğlu’nun iradesi yalnız değildir”
CHP Lideri Özgür Özel de saygı ve dayanışma mesajlarını ileterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu mücadelenin hafızasını, bir dönemin tanıklığını ve halk iradesine sahip çıkma kararlılığını paylaşacağınız bu anlamlı buluşmada aranızda olmayı çok isterdim. Ne yazık ki katılamıyorum ancak selamımı, desteğimi ve bu akşamın taşıdığı değere duyduğum saygıyı sizlere, hepinize yürekten gönderiyorum. Beyoğlu’nun iradesi değerlidir. Sandıkta tecelli eden halk iradesi, demokrasinin temel taşıdır. Seçilmişlerin hukukun üstünlüğü içinde görevlerini yapabilmesi ve yurttaşların oylarıyla verdikleri kararın korunması yalnızca bir hukuk meselesi değil, toplumsal barışın ve ortak geleceğimizin güvencesidir. Bu akşam burada tam da bu ortak ilkeyle halkın iradesine ve demokrasiye sahip çıktığınızı biliyorum. Çünkü biliyoruz ki demokrasi, sandıktan çıkan iradeye her gün sahip çıkmakla yaşar. Beyoğlu Belediye Başkanımız Sayın İnan Güney’e ve ailesine dayanışma duygularımı iletiyorum. Adaletin, şeffaflığın ve hakkaniyetin en kısa sürede tecelli edeceğine olan inancımı bir kez daha ifade ediyorum. CHP olarak bu ülkenin her bir köşesinde halkın iradesine sahip çıkan, hukuku ve demokrasiyi savunan yurttaşlarımızla birlikte yürümeye devam edeceğiz. Beyoğlu’nun iradesi yalnız değildir. Bu anlamlı buluşmaya emek veren herkese teşekkür ediyor, salondaki tüm konuklara selam ve saygılarımı sunuyorum.”

