Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İkizköylüler, Akbelen için AYM önünde… Tutuklu Esra Işık’ın annesi Nejla Işık: “Yürütmeyi durdurma verilmesini, acele kamulaştırmanın iptalini talep ediyoruz”

Muğla’nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırma kararı kapsamında Akbelen’deki bilirkişi keşfi protestosu sonrası gözaltına alınıp tutuklanan İkizköylü Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, “Geç gelen adalet adalet değildir. Bir an evvel yürütmeyi durdurma verilmesini, acele kamulaştırmanın iptalini talep ediyoruz. Benim kızım sadece toprağını, yurdunu, buradaki köylülerimizin hakkını savundu” ifadelerini kullandı.

Muğla'nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırma

Haber: Batuhan Dükel / Kamera: Gurbetelli Yalçın

(ANKARA)- Muğla’nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırma kararı kapsamında Akbelen’deki bilirkişi keşfi protestosu sonrası gözaltına alınıp tutuklanan İkizköylü Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, “Geç gelen adalet adalet değildir. Bir an evvel yürütmeyi durdurma verilmesini, acele kamulaştırmanın iptalini talep ediyoruz. Benim kızım sadece toprağını, yurdunu, buradaki köylülerimizin hakkını savundu” ifadelerini kullandı.

Muğla’nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırma kararına tepki gösteren İkizköylüler, protestolarını büyütmek amacıyla Ankara’ya gelerek Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde eylem yaptı.

İkizköylülerin eylemine CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Halkevleri CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan ve Süreyya Öneş Derici ile Ankara Barosu avukatları katıldı.

Eylem sırasında İkizköylülerin gözyaylarını tutamadığı gözlendi.

Akbelen’deki bilirkişi keşfi protestosu sonrası gözaltına alınıp tutuklanan İkizköylü Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, şöyle konuştu:

“Ben öncesinde toprağını, havasını, suyunu, köyünü yedi yıldır korumaya çalışan bir çiftçi kadınım derken şu an evladı içeride tutuklu olan kızının da adalet için, dışarıya bir an evvel çıkması için bir anne olarak sesleniyorum buradan: O kadar haklı bir mücadele veriyoruz ki yıllardır. Onurlu bir yaşam mücadelesi veriyoruz ki çok bedeller ödüyoruz bu yüzden. Bugün yine sürgün edilmek istediğimiz köylerimizden yine Ankara yollarına düştük. Ve yine kaderimize Ankara’da bir park düştü. Geçtiğimiz yaz Cemal Süreya Parkı’nda yasa geçmesin diye nasıl ki yattıysak bugün yine kaderimize bu park çıktı. Talebimiz bir tek aslında altında hiçbir şey aranmasın. Doğduğumuz, karnımızı doyurduğumuz topraklarımızda yaşamak, üretmek ve orada var olmak istiyoruz. O topraklardan sökülüp atılmak istemiyoruz. ‘Rızamız yok’ diyoruz bu üstümüze kesilen darbelere.

“Hem köylerimiz için hem tutuklu yargılanan kızım Esra için, adalet için buradayız”

Biliyorsunuz bir maden yasası geçirtildi geçen yaz. O yasa geçirtildiğinde bunların olacağını biliyorduk. Bu yasa bizim hepimizin sadece zeytinlerimizin değil, topraklarımızın, köylerimizin, ormanlarımızın hepimizin ölüm fermanıdır dedik. Yapmayın dedik, etmeyin dedik, bizi görün dedik, bizleri duyun dedik ama ne yazık ki o gören gözler bizi görmedi. O kulaklar bizi duymadı. Her şeye inat, yaptığımız bütün mücadeleye inat. O yasa geçti. Ve o yasa geçtikten sonra ne oldu biliyor musunuz? Akbelen’de teker teker zeytinler kesildi, söküldü, yerlerinden edildi. Sırada ne var? Burada amaç sadece zeytin değil dedik biz. Burada sadece ormanda değil mesele dedik. Şimdi sırada topraklarımız var. Ürettiğimiz yaşadığımız mülklerimiz var, evlerimiz var. Hayvanlarımızın barınağı var. O yüzden açılmış olan acele kamulaştırma iptal davalarımız var dedik Danıştay’da ve Anayasa Mahkemesi’nde. Bir an önce yürütmeyi durdurma verin dedik. Ve bu karar verilmediği için bugün buradayız. Hem topraklarımız için hem köylerimiz için hem tutuklu yargılanan kızım Esra için, adalet için buradayız. Ve şunu söylüyoruz: Geç gelen adalet adalet değildir. Bir an evvel yürütmeyi durdurma verilmesini, acele kamulaştırma iptalini talep ediyoruz. Benim kızım sadece toprağını savundu. Sadece yurdunu savundu. Buradaki köylülerimizin hakkını savundu. Kimseyin cesaret edip de söyleyemediğini haykırdı. Limak ve İçtaş’a, ‘sana verecek yurdumuz yok’ dedi. ‘Sana verecek toprağımız da yok, zeytinimiz de yok’ dedi.”

İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı da Akbelen direnişinin yalnızca bölge için değil, gelecek kuşaklar açısından da önemli olduğu vurgulayarak “Akbelen direnişi Türkiye için ve dünya için gelecek kuşaklara bırakılacak en güzel miraslardan bir tanesi” dedi.

“Şirkete özel, adrese teslim bir yasa çıkarıldı”

7554 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeye tepki gösteren Cangı, “Şirkete özel, adrese teslim bir yasa çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

Süreçte binlerce zeytin ağacının söküldüğü ve Milas’ta 6 köyü kapsayan 679 parsel için acele kamulaştırma kararının alındığını belirten Cangı, bölgede acele el koyma süreçlerinin hızla ilerlediğini öne sürdü. Cangı, keşiflerin hızla yapıldığını ve kısa süre içinde taşınmazlara el konulmasının gündemde olduğunu söyledi. Cangı, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararı beklediklerini ifade etti.

İkizköylü bir vatandaş ise Esra Işık’ın tutukluluğuna tepki göstermek amacıyla Ankara’ya geldiğini belirterek “Bu şirketler kendini büyük sanıyor. Şirket büyük değil, toprak büyük. Her bitkiyi toprak yetiştiriyor. Her canlıyı toprak veriyor. Topraktan başka büyük yoktur” diye konuştu.

“Bu toprakların elimizden alınmasına rızamız yok”

Başka bir İkizköylü vatandaş da şunları kaydetti:

“Ağaçları, zeytinleri, yağımızı, zeytinimizi, toprağımızı, böceklerimizi, yeşilimizi kurtaralım. Başka çaremiz yok. Bugün boyun eğersek geriye dönüş olmaz arkadaşlar. Bugün boyun eğmememiz gerek. Bu toprakların elimizden alınmasına rızamız yoktur. Bu topraklar bizim.”

“İnsanlar yaşamlarından koparılmak için süreç hızla ilerletiliyor”

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Maden Yasası’nda yapılan değişiklik nedeniyle İkizköylülerin yaşam alanlarının talan edilmesiyle karşı karşıya olduğunu öne sürerek şöyle konuştu:

“Maden Yasası’nda şirketlerin özel isteği üzerine yapılan değişiklik sonucu hemşehrilerim yaşam alanlarının talan edilmesiyle karşı karşıyalar. O nedenle bu talanı durdurabilmek için Anayasa’ya aykırı bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir başvuruda bulunduk. Bu başvuru içinde Anayasa’ya aykırılığı bütün otoriterler tarafından kabul ediliyor. Ve bütün muhalefet burada Anayasa’ya aykırılık olduğu konusunda hemfikir. Ancak Anayasa Mahkemesi bu incelemeyi yapmadığı için halen bu yasanın sağladığı imkanlarla İkizköy’de, Milas’ta talan devam ediyor, zeytinler sökülmeye devam ediliyor. İnsanlar yaşamlarından koparılmak için süreç hızla ilerletiliyor. O nedenle Anayasa Mahkemesi’ne bir kez daha sesleniyoruz: Önünüzdeki dosyada verecek olduğunuz bir yürütmeyi durdurma kararı ya da iptal kararı yaşanmakta olan Anayasa’ya aykırılığın ve hukuka aykırılığın sonunu getirecek durumda. O nedenle iş işten geçmeden gecikmiş bir adaletin varlığını tekrar ortaya koymadan lütfen bu dosyayı ivedilikle ele alınız ve Anayasa’ya aykırılığını tespit ederek öncelikle yürütmesinin durdurulmasını devamında da iptaline derhal karar verin.”

“Anayasa Mahkemesi’nin bu haksız kararı bir an önce düzeltmesini Türk milleti adına talep ediyoruz”

Uzun’dan sonra konuşan CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ise Esra Işık’ın tutukluluğunun son bulması ve Akbelen Ormanları çevresinde maden şirketlerinin faaliyetlerini durdurmalarına ilişkin AYM’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesi çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Türk milletinin en büyük unsurlarından biridir toprağına sahip çıkmak. Bugün Akbelen mücadelesi yedinci yılında olağanüstü hallerde uygulanması gereken bir tedbirle kamulaştırma kararı alınmasının üzerine bir başka dalga yaşıyoruz. Bugün Nejla Hanım’ın kızı Esra, 25 yaşındaki genç bir kadın, annesinin vatana millete hayırlı bir evlat olsun diye İkizköy’de çiftçilikle geçindirdiği genç bir kadın toprağını koruduğu için, en demokratik hakkını savunduğu ve kullandığı için bugün tutuklu. Değerli arkadaşlar bu haksız hem hukuksuz hem vicdansız tutuklamanın sona ermesini, Anayasa Mahkemesi’nin bu haksız kararı bir an önce düzeltmesini Türk milleti adına talep ediyoruz. Topraklarımızı savunmaya, korumaya, doğamızı, suyumuzu korumaya devam edeceğiz. Mücadelemiz hep birlikte devam edecek.”

“Bu ülke üç beş tane şirketin ülkesi değildir”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu da şunları kaydetti:

“Bu kötü düzene Meclis’i de alet ettiler. Geçen sene süper izin yasası çıkarttılar. Yetmedi üstüne bir de acele kamulaştırma getirdiler. Yetmedi. Çünkü AK Parti doymuyor. AK Parti bir yere baktığında şunu düşünüyor: ‘Ben buradan nasıl zengin olurum? Ben yandaşımı nasıl zengin ederim?’ Ama buradaki vatandaş umunda değil. İnsanlar umurunda değil, tarım umurunda değil, orman umurunda değil. Bakın bu ülke üç beş tane şirketin ülkesi değildir, toprağı değildir. 86 milyonun, Akbelenlilerin hepimizin toprağıdır.”

“Bu ülkenin bir genci vatanını savunduğu için cezaevinde”

Derici’den sonra söz alan CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan da şöyle konuştu:

“İkizköylüler bir sabah uyandılar ve acele kamulaştırma kararıyla 679 parsel bizim köylümüzün atadan dededen toprağı olan, yıllarca imar ihya ettiği, ekip biçtiği, evinin, hayvanının, damının içinde olduğu hatta mezarının içinde olduğu o topraklardan bir gecede sürgün edilmeye kalktılar. Buradaki adaletsizlik çok büyüktür. Bu sadece bir zeytin meselesinin olmasının ötesindedir. Bu yaşamın sürgün edilmesidir. Bir yurttaşın en temel anayasal hakkı olan yaşamın sürgün edilmesidir. Mülkiyet hakkının gasbıdır. Çünkü bunun yapılabilmesi için bir kamu yararı olması gerekmekteydi. Buradan soruyoruz bir kez daha: Nerede bu kamu yararı? O kamunun yararı bu köylüleri koruması gerekiyor. Onların hakkını ve hukukunu koruması gerekiyor. Ve bu süreçte bitti, yetmedi. Daha sonra ne oldu? Ona itiraz eden, kardeşimiz, başından beri bu mücadelenin içine doğan ve büyüyen Esra tutuklandı. Neden? Bu ülkenin bir genci itiraz ettiği için, ses yükselttiği için, evini, toprağını, vatanını savunduğu için, anayasanın her bir yurttaşa yüklemiş olduğu sorumluluk olan, gelecek nesillere sağlıklı bir çevre, yaşanılabilir bir çevre bırakmak ve toprağın doğasını savunmak için mücadele ettiği için şu an cezaevinde aramızda değil. Ona bir kez daha buradan selam yolluyoruz. Asla yalnız yürümeyecek.”

“Zeytin alanlarımız talana açıldı”

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da “Onlarca yıldır değişmeyen zeytin kanunu bir gecede değiştirildi, bir anda değiştirildi ve bütün zeytin alanlarımız talana açıldı. Maden adı altında talana açıldı” dedi.

Tutuklu Esra Işık’ın kardeşi de ablasının 8 gündür tutuklu olduğunu belirterek, AYM önüne 8 adet çam kozalağı bırakarak tutuklamaya tepki gösterdi.