Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İHD Kars Şube Başkanı Kılıç: “Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değildir”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, “Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir. Son 24 saatte 6, son 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, "Kadına yönelik

Haber: Tacettin DURMUŞ

(KARS) – İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, “Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir. Son 24 saatte 6, son 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi” dedi.

Kadına yönelik şiddet olaylarına tepki amacıyla İHD Kars Şube Başkanlığında basın toplantısı düzenlendi. DEM Parti Kars İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman ve Kars KESK yetkililerinin de katıldığı toplantıda açıklama yapan İHD Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, “Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir. Son 24 saatte 6, 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi” ifadelerini kullandı.

Kılıç, şunları kaydetti:

“Kadına yönelik şiddet geçen gün artırarak ve hız kesmeden devam ediyor. İktidar, kadına yönelik şiddeti önleyemediği gibi 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan ederek uygulayacağı politikalar ile şiddeti görünmez kılacağının işaretlerini verdiği gibi kadını aile içine hapsederek kadını görünmez kılacak politikalar uygulayacağını ilan etmiştir. 11 Mayıs 2011’de imzalanan ve 2014’te yürürlüğe giren fakat 20 Mart 2021 tarihli ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile çekilinen, 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla resmen feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne göre şiddet; kadına yönelik şiddet; aile içi şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet olarak ayrı ayrı tanımlanmıştır. Kadına yönelik şiddeti kapsamlı bir halde ele alan ve şiddeti önlemeye yönelik mekanizmaların geliştirmesini ve güçlendirilmesini sağlamaya çalışan İstanbul Sözleşmesi’nin feshi şiddet faillerine cesaret vererek şiddet mağduru sayısının her geçen gün artmasına ve şiddet karşısında korunmasız kalmasına sebep olmuştur.

“İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinmesi kadınlar açısından tehlikeli bir ortam yaratmıştır”

Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çekinilmesi ve 6284 sayılı Kanun’un uygulanmaması, kadınlar için koruma önlemlerinin yetersizliği ve devletin bu konuda sorumluluğunu yerine getirememesi, kadınlar açısından daha tehlikeli bir ortam yaratmıştır. Şiddet mağduru olan kadınların önemli bir bölümü, katledilmeden önce ilgili kurumlara başvurarak yardım talep etmiş, ancak yeterli koruma önlemleri sağlanmamıştır. Öyle ki hayatını kaybeden kadınların büyük bir bölümünün daha önce koruma talep etmiş olmasına rağmen, bu taleplerin çoğu sonuçsuz kalan kadınlar olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmalar, kadına yönelik şiddet vakalarında koruma tedbirlerine uyulmaması nedeniyle tekrarlayan ihlallerin yaşandığını göstermektedir. Ayrıca, ‘iyi hal indirimi’ gibi ceza indirimleri ve yine birçok davanın cezasızlıkla sonuçlanması, adaletin tecelli etmesi önünde bir engel teşkil etmekte ve şiddet faillerini cesaretlendirmektedir.” Kadına yönelik şiddetinin büyük bir çoğunluğu ev içi şiddet olarak uygulanmakta olup failin eş olduğu bir verilerle tespit edilirken buna yönelik olarak aileyi esas almak eviçi şiddete maruz kalan kadınların sesinin kısılmasına ve şiddetin sistematik halde uygulanmasına sebep olmuştur.

“Dayanışma ile daha güçlü olacağız”

Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir. Şiddetin tırmandığı ve olağanlaştırıldığı coğrafyamızda Kars özelinde de kadına yönelik şiddetin arttığını üzülerek görmekteyiz. Güvenlik birimlerine yansıyan yansımayan, basına yansıyan yansımayan onlarca şiddet vakası ilimizde vuku bulmaktadır. Bu şiddet vakalarından biriside 16 Şubat 2026 tarihinde R.Y’nin yaşadığı vahim olaydır. Eşi tarafından hareket halindeki araçtan atılarak darp edilmiştir. Ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırılan R.Y’nin tedavisi devam etmektedir. R.Y. yıllarca sistematik bir şekilde şiddete ve işkenceye maruz kalmıştır. R.Y. bu sefer hayatta kalmayı başarmıştır. Biz kadınlar olarak şiddet kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu ve kadınlar olarak yalnız olmadığımızı ve dayanışma ile daha güçlü olacağımızı bir kez daha yinelemek istiyoruz. Yaşanan bu olay ile bir kez daha İstanbul Sözleşmesi’nin önemini ortaya çıktığını görmekteyiz. Şiddet mağduru olan R.Y. ile dayanıştığımızı ve failin en ağır hukuki cezayı çarptırılması için süreci takip edeceğimizi belirtmek isteriz.”