Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası’nın ikinci haftası, iki kez ek ifade vererek “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak isteyen Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir, “Bizim ne siyasi partilerle ne de Ekrem İmamoğlu ile bir sorunumuz yok. Kendisini seviyorum, çok da saygı duyuyorum. Biz usulsüzlüklerle ilgili konuşacağız ve burada bir usulsüzlük varsa bunların takdirini yapacak olan sizlersiniz. Duyduğumuz, gördüğümüz şeyleri söylemekle yükümlü olan kişiler de bizleriz. Ayrıca müvekkil dışarı çıkmak için beyan vermedi. Zaten olanlar bunlardı. Gerçekleri anlattı, bu durum yanlış anlaşıldı” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda devam ediyor.
Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi.
Mahkeme heyeti, saat 10.17’de salona giriş yaptı ve duruşma başladı. Ertan Yıldız ve Tamer Gümüş avukatları ve Ali Sukas, sanık Ümit Polat’a soru sordu. Ardından Polat, kendi savunmasına eklemelerle düzeltme yapmak istedi. Daha sonra Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir’in savunmasına geçildi.
“Ekrem İmamoğlu’nu sever ve saygı duyarım. Bir sorunumuz yok”
Dağdemir, şöyle konuştu:
“Bizim ne siyasi partilerle ne de Ekrem İmamoğlu ile bir sorunumuz yok. Kendisini seviyorum, çok da saygı duyuyorum. Biz usulsüzlüklerle ilgili konuşacağız ve burada bir usulsüzlük varsa bunların takdirini yapacak olan sizlersiniz. Duyduğumuz, gördüğümüz şeyleri söylemekle yükümlü olan kişiler de bizleriz.
Şu soru ortaya çıkıyor: Ertan Yıldız doğruyu mu söylüyor, yoksa başkanla bu konuyu hiç konuşmadı mı? Burada cevaplanması gereken mesele şudur: Ali Sukas korunuyor muydu, korunmuyor muydu? Ali Sukas bu eylemleri yaptı mı, yapmadı mı? Elbette bunların tamamı mahkeme huzurunda, deliller çerçevesinde tartışılacaktır. Ancak bu beyanlar ortaya konulduğunda, bizim de bunlara karşı söyleyeceklerimizin bilinmesini istiyoruz.
Ertan Yıldız’ın beyanlarının doğru olduğu varsayılıyorsa, kendisinin şu an dışarıda olması da dikkate alınmalıdır. Eğer müvekkilimin bu toplantılarda herhangi bir dahli olsaydı, onun da adının geçmesi gerekirdi. Ancak Ertan Yıldız’ın hiçbir beyanında müvekkilimin adı geçmemektedir.
Ali Sukas sadece bizim müvekkile iftira atmıyor. Sırası geldiğinde bunu da detaylı şekilde ifade edeceğiz. Hatta bir milletvekiline yönelik de benzer nitelikte isnatlarda bulunmuştur. Ancak maalesef şu an itibarıyla iftiraya maruz kalan taraf biz olduk.
Murat Or’un beyanlarına gelecek olursak; kendisi özel kalem müdürüdür. Biz satın alma biriminde olduğumuz için bazı şeyleri doğrudan görmemiz mümkün değildir. Ancak Murat, Ali Sukas’la birebir temas halinde olan, odasına giren çıkan herkesi görebilen bir kişidir. Bu nedenle beyanları önemlidir.
Murat’ın ifadesine göre Ali Sukas’ın odasına sık sık gidip gelinmektedir. 2024 yılının ortalarında, Ali Sukas’ın piyasadan yüzde 10 oranında komisyon aldığı ve Tamer Gümüş ile sektörde ortak olduğu yönünde duyumlar olduğunu söylemiştir. Murat, Ali Sukas’ın müteahhitlerden usulsüz şekilde para talep ettiğini anlatmak istemiş, ben de kendisine bunu ilgili kişilere iletmesini söyledim.
Yine Murat’ın beyanında, 2024 yılı Ramazan ayında Ümit Polat’ın A101’den alınmış çok sayıda yardım kartını içeren bir poşeti Ali Sukas’a getirdiği, sonrasında Ali Sukas’ın bu poşeti kendisine vererek teslim etmesini istediği ifade edilmektedir. Müvekkilimin bu süreçle bir ilgisi yoktur. Poşetin masaya bırakıldığı ve sonrasında kime teslim edildiği Murat’ın kendi beyanlarında yer almaktadır.
“Para konusuna ilişkin olarak biz hiçbir zaman ‘gördük’ şeklinde bir beyanda bulunmadık”
Para konusuna ilişkin olarak biz hiçbir zaman ‘gördük’ şeklinde bir beyanda bulunmadık. Ancak Murat, Ali Sukas’ın bazı zamanlar çantayla geldiğini, bu çantada dağıtılacak şeyler olduğunu söylediğini, bazı durumlarda ise çantayla eve gittiğini ve içinde para olabileceğini düşündüğünü ifade etmiştir. Bu beyanlar 2023 yılının sonlarına ilişkindir.
Murat açıkça ‘gözümle görmedim ama para alındığına dair şüphem var’ demektedir. Aynı şekilde Murat, hakediş listelerinin bazen kendi masasına bırakıldığını, incelediğinde bu firmalara öncelik verildiğini gördüğünü ifade etmektedir.
Burada müvekkilimin konumu açıktır. Bu süreçlerde ne yetkisi ne de etkisi bulunmaktadır. Hakedişlerin nasıl onaylandığı, hangi birimlerin sorumlu olduğu Murat’ın beyanlarında da ortaya konulmuştur.
2023 yılı sonu ve 2024 yılı başında bir kişinin özel kaleme gelerek kargo poşeti içinde bir şey bıraktığı, Ali Sukas’ın bilgisi dahilinde olduğu ve kendisinin şehir dışına çıkması gerektiğini söylediği, Murat’ın da bu poşeti Ali Sukas’a teslim ettiği beyan edilmiştir. Murat, poşetin içinde para olduğunu düşündüğünü ifade etmektedir.
Yine 2024 yılı sonlarına doğru bir ismin kapalı zarf içinde para bıraktığı ve bunun Ali Sukas’a teslim edilmesinin istendiği de Murat’ın beyanlarında yer almaktadır. Görüldüğü üzere sadece kargo poşetleri ya da çantalar değil, zarf içinde getirilen paralar da söz konusudur. Ancak bunların hiçbiri müvekkilimle ilişkilendirilmemiştir.
Eğer ortada bir rüşvet iddiası varsa, bu iddiaların muhataplarının kim olduğu açıktır. Bu durumda sorumluluğun doğru kişilere yöneltilmesi gerekir.
Murat ayrıca şunu da ifade etmektedir: Ali Sukas’ın tedarikçilere müdahale ettiği, nasıl ifade vermeleri gerektiği konusunda yönlendirmede bulunduğu yönünde duyumlar vardır.
Bugün dosyada sadece belirli sayıda firma üzerinden gidilmektedir. Oysa kurumda çok daha fazla sayıda firma çalışmaktadır. Eğer iddialar doğruysa, neden yalnızca belirli firmalar aleyhine beyanlar bulunmaktadır, diğer firmalar neden benzer şekilde ifade vermemiştir? Bu husus da değerlendirilmesi gereken önemli bir çelişkidir.
“Müvekkil dışarı çıkmak için beyan vermedi, zaten olanlar bunlardı”
Ümit Polat rüşvetçi değil, mağdur. Biliyorum dosya çok kalabalık ama adaletin tecelli edeceğinden şüphem yoktur. Müvekkil dışarı çıkmak için beyan vermedi, zaten olanlar bunlardı. Gerçekleri anlattı, bu durum yanlış anlaşıldı. ‘Savcılığa neden gitmedin’ diyorlar ama böyle bir durumda suç işlense dahi bu suçun failinin müvekkil olmayacağı açık. Müvekkilimin üzerinde ciddi bir baskı vardı. Dövdürülmüş, ailesiyle tedhit edilmiş biridir.
Bir grafik yayınlandı. Bu grafiğin muhatabı biz değiliz. Bunun sorulması gereken kişi biz değiliz. Cevap veremiyor olması pozisyonu nedeniyledir. Müvekkil kendisine iftira atıldığını düşündüğü için tedarikçiler gelince ses kaydı bile almış biridir. Bu baskıyı kabul etmeniz lazım. Ayrıca, bütün usulsüzlükler sayıştay denetiminden önce uygun hale getirilmiştir. Adaletinize sığınıyor, Polat’ın tahliyesini talep ediyorum.”
Duruşma, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı’nın savunmasıyla devam ediyor.

