Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB davasında ikinci hafta… Gazetecilere yönelik denetim artırıdıldı

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası’nın ikinci haftasında geçtiğimiz hafta gazetecilerin, basına ayrılan masalı bölümden tekrar izleyici kısmına geçmesi yönünde Mahkeme Başkanı’nın verdiği talimat sonrası gazetecilere yönelik girişlerdeki denetlemeler artırıldı.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun

Haber: Zulah Çiloğlan – Çağatan Akyol

(İSTANBUL) – CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası’nın ikinci haftasında geçtiğimiz hafta gazetecilerin, basına ayrılan masalı bölümden tekrar izleyici kısmına geçmesi yönünde Mahkeme Başkanı’nın verdiği talimat sonrası gazetecilere yönelik girişlerdeki denetlemeler artırıldı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davası ikinci haftasında devam ediyor.

Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda görülecek.

Geçtiğimiz hafta duruşmaya verilen arada, sanıklar salondan ayrılırken bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorması üzerine Mahkeme Başkanı, gazetecilerin basına ayrılan masalı bölümden tekrar izleyici kısmına geçmesi yönünde talimat vermişti. Gazeteciler ise yerlerinden ayrılmayacaklarını ifade etmiş, Mahkeme Başkanı da “İyi niyetli davrandık, suistimal edildiğini gördük” demişti. Duruşmaya verilen 10 dakikalık ardından Mahkeme Başkanı duruşma düzeninin sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı ertelemişti.

Yaşanan bu gelişmenin ardından haftanın ilk gününde duruşma öncesi gazetecilerin yerleşkeye girişinden itibaren denetimler geçtiğimiz günlere göre artırıldı. Duruşmayı izlemek üzere gelen basın mensuplarının salona girişlerinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Gazeteciler, basın kartı kontrolünün ardından salona alınıyor. Basın odasına ve duruşma salonuna turkuaz basın kartı olmayan gazeteciler alınmıyor.

“Emniyet mensuplarını, mahkemeyi Anayasa’ya uymaya, hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz”

Duruma tepki gösteren CHP Milletvekili Mahmut Tanal, basın özgürlüğünü kısıtlayabilecek, basının çalışma faaliyetlerini engelleyebilecek çok enteresan bir uygulama ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin son fıkrasının, “uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir” dediğini aktaran Tanal, şöyle konuştu:

“Şimdi burada uluslararası basın kartı olan arkadaşlarımız var. Türkiye’de de bu kart geçerli. Turkuaz kart olan arkadaşlar hangi hükümlerden yararlanıyorsa uluslararası basın kartı olan arkadaşlarımız da ayı hükümlerden yararlanabilir. Ama şu an bu adliyenin girişinde ‘biz bu uluslararası kartı tanımıyoruz’ diyorlar. Kaldı ki basın kartı için İletişim Başkanlığı’na başvurmuş ancak henüz çıkmamış olan arkadaşları da almıyorlar. Duruşma salonuna alınmadıkları gibi basın odasına da alınmıyor bu arkadaşlarımız. Gazetecilerin çalışma alanı zorlaştırılıyor, engelleniyor. Basına karşı, topluma karşı anayasa ihlal suçu işleniyor. Kimse anayasadan üstün değildir. Bizler Emniyet mensuplarını, aynı zamanda mahkemeyi Anayasa’ya uymaya, hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz. Eğer bu engellenirse adil yargılanma ilkesi ortadan kalkar, şeffaflık ilkesi ortadan kalkar. Denetlenemez bir hükümle karşı karşıya kalırız.”

“Burada hukuka uygun bir yargılama yok”

Mahmut Tanal, 12 Mart döneminde mahkemelerin bu şekilde barikatlarla dolu olduğunu ifade ederek, “Buraya gelebilmek için 8 barikatı aşa aşa salona ulaşıyoruz. Şu anda Türkiye’deki bu yargılama olağanüstü bir yargılamadır, olağan bir yargılama değildir. Kimse bize burada hukuka uygun bir yargılama yapılıyor diye anlatmasın. Burada hukuka uygun bir yargılama yok. Keyfi bir yargılama söz konusudur. Herkesi hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz” dedi.