Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası’nda 18. gün… CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan’ın avukatı: “İddialar, baştan sona kurgulanmış ve teknik olarak imkansız bir senaryo”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nda savunma yapan CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan’ın avukatı Egemen İnaltay, “Müvekkiline isnat edilen fiil, yalnızca ispatlanmamış değildir, baştan sona kurgulanmış ve teknik olarak imkansız bir senaryodan ibarettir. İddia makamının belirttiği tarihlerde Orhan Gazi Erdoğan tarafından YSK’dan seçmen sandık verisinin alınması teknik ve hukuki olarak imkansızdır. Bu durum, iddia makamının isnat ettiği soyut beyanı çürütmektedir” dedi. 

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nda savunma yapan CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan’ın avukatı Egemen İnaltay, “Müvekkiline isnat edilen fiil, yalnızca ispatlanmamış değildir, baştan sona kurgulanmış ve teknik olarak imkansız bir senaryodan ibarettir. İddia makamının belirttiği tarihlerde Orhan Gazi Erdoğan tarafından YSK’dan seçmen sandık verisinin alınması teknik ve hukuki olarak imkansızdır. Bu durum, iddia makamının isnat ettiği soyut beyanı çürütmektedir” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu İBB Davası’nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda, devam ediyor.

Duruşmada savunma yapan CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, savunmasının ardından soruları yanıtladı. Mahkeme Başkanı’nın, “işlenmiş data verisi”ne ilişkin sorusu üzerine, Erdoğan, “İşlenmiş veri dediğim zaman, şöyle söyleyeyim, bir örnek vereyim Sayın Başkan: Mesela diyor ki; ‘İstanbul Kartal’da yaşayan veyahut da şu mahallelerde yaşayan işte kaç tane Karslı var, kaç tane Erzurumlu var, kaç tane Tokatlı var?’ Bunlar sayısal olarak hani bu TÜİK’te de olan veriler zaten çoğu bunlar. O tip veriler istatistik; tamamen istatistik, bu kişilerle bir alakası yok” diye konuştu.

“Listenin içerisinde seçmen sandık verisi yok”

Mahkeme Başkanının, Erol Naim Özgüner’in, “Hatırladığım kadarıyla, 2023 yılının Eylül veya Ekim ayı gibi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde bilgi işlem sorumlusu olarak çalışan Orhan Erdoğan’dan son seçmen verisini vermesini talep ettim. Tam olarak nasıl olduğunu hatırlamamakla beraber WhatsApp’tan raw dosyası içerisinde ya da bana tanımlayıp göndermiş olduğu linkten bu verileri bana verdi. Söz konusu verileri Sezgin veya İsmet’e WhatsApp üzerinden gönderdim” şeklindeki ifadesini hatırlatması üzerine de Erdoğan, “Hiçbir bilgim yok Sayın Başkanım. Bir kere Cumhuriyet Halk Partisi dediği zaman muhatap olduğu kişi benimdir. Zaten o listenin içerisinde seçmen sandık verisi yok” ifadesini kullandı.

Necati Özkan’dan Erdoğan’a: “Sizden şahsen herhangi bir seçmen verisi talebim oldu mu?”

Ekrem İmamoğlu’nun iletişim danışmasını Necati Özkan da Erdoğan’a sorular yönelitti. Özkan’ın, “Biz şahsen ne zaman tanıştık?” sorusuna karşılık Erdoğan, “9 Mart sanırım… Ben sizi basından tanıdığım için aşağıda bir araya geldiğimizde gelip kendimi tanıttım. Siz de ‘Orhan Erdoğan sen misin?’ deyip orada bir selamlaştık” dedi.

Orhan Gazi Erdoğan, Necati Özkan’ın, “11 yıldır bilgi işlem sorumlusu olarak çalışıyorsunuz. Bu süre içerisinde benim sizden şahsen herhangi bir seçmen verisi talebim oldu mu?” sorusuna da “Hayır, bir temasımız olmadığı için zaten böyle bir şey olmadı” yanıtını verdi.

Necati Özkan, “Aday adaylarına veya adayların danışmanlarına talep gelmesi durumunda istatistiki veri verdiğinizi belirttiniz. Benim ya da ekibimden herhangi birisinin sizden bugüne kadar herhangi bir istatistiki veri talebi oldu mu?” sorusu üzerine de hiçbir zaman böyle bir talep olmadığını söyledi.

Özkan’ın, “Doğrudan benden olmasa bile, adaylardan, parti görevlilerinden ya da parti adına kampanya yürüten herhangi birinden, seçmen verilerine dayalı manipülasyonla ilgili bir talep geldi mi ya da böyle bir şey duydunuz mu?” sorusuna da Erdoğan, “Kesinlikle hayır diyebilirim. Manipülasyon amaçlı bir veri alalım, bunu şöyle kullanalım gibi bir çalışma içinde hiçbir zaman bulunmadık. Bizim dışımızda insanlar ne yapıyor bilmiyorum ama bizde böyle bir şey yok” diye konuştu.

Orhan Gazi Erdoğan, dün duruşmada, “Verileri CHP’den alıp ilçe aday adaylarıyla paylaşıyormuş” gibi bir iddiada bulunulduğunu belirterek, “Bu çok komik bir iddia. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok geniş ve yaygın bir sistemi vardır. Eğer parti, aday adaylarıyla paylaşacağı veriyi birileri üzerinden gönderiyorsa o zaman vay halimize. Tabii ki böyle bir şey yok” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın avukatı İnaltay: “İddia edilen fiil, baştan sona kurgulanmış ve teknik olarak imkansız bir senaryodan ibarettir”

Erdoğan’ın avukatı Egemen İnaltay da savunmasında, müvekkilinin, “İBB Hanem uygulaması kapsamında seçim sandık verilerini hukuka aykırı şekilde temin ettiği, bu verileri konum bilgileriyle eşleştirerek işlediği ve nihayetinde yurt dışına sızdırılmasına iştirak ettiği” iddialarıyla yargılandığını belirtti.

İleri sürülen bu iddianın hem teknik hem de hukuki zeminde ciddi çelişkiler barındırdığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve isnadın somut delillerle desteklenmediğinin açıkça görüldüğünü söyleyen İnaltay, “Sayın Başkan, iddia edilen fiil yalnızca ispatlanmamış değildir; baştan sona kurgulanmış ve teknik olarak imkansız bir senaryodan ibarettir. Bu imkansızlığı sanık çok net bir şekilde açıklamıştır” dedi.

Avukat İnaltay, 68 yaşındaki müvekkilinin 6 aydır tutuklu olduğunu, diğer sanıklarla herhangi bir irtibatı, organik bağı, hiyerarşik ilişkisi veya birlikte hareket ettiğine dair somut bir veri bulunmadığını söyledi.

“Somut delil dahi mevcut olmadığı açık”

Somut olayda müvekkiline isnat edilen tek fiilin, “sınırlı bir verinin Erol Naim Özgüner’e iletilmesinden ibaret olduğu”nu belirten avukat İnaltay, şöyle devam etti:

“Bunun dışında müvekkilin İBB Hanem uygulamasıyla, İBB’nin veri tabanlarıyla veya dosyadaki diğer sanıklarla herhangi bir bahsetmiş olduğumuz gibi hiyerarşik, fiili ya da organizasyonel bağı bulunmadığı ve bu noktada somut delil dahi mevcut olmadığı açıktır. Biz bu dosyada Eylem 13’ün mimarı sebebiyle bulunuyoruz. Bu mimar Erol Naim Özgüner’dir. Şimdi efendim, Erol Naim Özgüner hakkında bir soruşturma başlatılıyor. Kendisinin 29.04.2025 tarihli ifadesi alınıyor. Bu ifade alındığı zaman kendisinin bu dosyada son haliyle isnat edilen eylemler yok. Ve savcılık, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Erol Naim Özgüner’in ifadesini beğenmemiş ki kendisini tutukluyor. Erol Naim Özgüner 2 hafta sonra tekrar savcılık tarafından çağrılıyor ve tekrar ifadesi alınıyor. Bu arada müvekkilimizin ismi geçmiyor. Savcı tarafımdan eksik bulunuyor ki aynı gün tekrar çağrılıyor. Erol Bey tekrar gidiyor, tekrar beğenilmiyor. Aynı gün yine çağrılıyor, Erol Bey tekrar gidiyor, tekrar dosyayı daha da detaylandırıyor. Ve nihayetinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek bir konuma ya kendi getiriyor ya da getirtiliyor. Bu yüzden de kurgulanmış diyoruz.”

Avukatı, Orhan Gazi Erdoğan’ın soruşturma aşamasında beyanlarını reddetti

Avukat Egemen İnaltay, Orhan Gazi Erdoğan’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini de dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bu koşullar altında alınan beyanların serbest iradeye dayandığını, baskıdan uzak olduğunu veya hukuken geçerli bir ikrar niteliği taşıdığını kimse söyleyemez. Müvekkil, savcılık sorgusunda kişisel verileri paylaşmadığını açıkça belirtmesine rağmen bu beyan esas alınmamış, ısrarlı ve yönlendirici sorulara devam edilmiştir. Bu durum bizi şu noktaya getiriyor: Bu iddianame, varılmak istenen bir hedef doğrultusunda mı hazırlandı? Somut deliller ışığında kişilere mi suç isnat ediliyor, yoksa önce bir suç kurgulanıp sonra kişiler mi bu suça uyduruluyor? Sayın Mahkeme, yönlendirilmiş bir ifade delil değil, ancak yönlendirenin niyetini gösteren bir araçtır. Müvekkilin açıklamalarının tamamı tutanağa geçirilmemiş, yalnızca iddia makamının yorumuna elverişli kısımlar seçilerek kayda alınmıştır. Bu durum, ifade tutanağının bütünlüğünü ve güvenilirliğini ortadan kaldırmaktadır.

“Talebimiz, müvekkilimin özgür bir ortamda verdiği beyanları dikkate almanız”

Sayın Heyetten talebimiz; savcılıktaki o baskı altındaki ifadeyi değil, bugün müvekkilimin özgür bir ortamda verdiği beyanları dikkate almanızdır. Müvekkilimin gerçek beyanı son derece açıktır: Kendisi bilgi işlem sorumlusu sıfatıyla, yalnızca seçim dönemlerine ilişkin çalışmalar kapsamında, kişisel veri içermeyen veya anonimleştirilmiş veri setleri üzerinde değerlendirmelerde bulunmuştur. Söz konusu veriler; yoğunluk haritaları, örnekleme bazlı analizler ve seçim günü sonuç değerlendirmeleri gibi istatistiki verilerdir. Bu veriler kişisel veri niteliği taşımaz, belirlenebilir bir kişi içermez ve isnat edilen suçun konusunu oluşturamaz. Anonimleştirilmiş veri üzerinden kişisel veri suçu kurulamaz. Eğer ifade süreci sağlıklı yürütülmüş olsaydı, bu teknik ayrımların tamamının tutanağa yansıtılması gerekirdi. Ancak bu yapılmamış; ifade parçalanarak ve yorumlanarak dosyaya dahil edilmiştir. Soruşturma aşamasında alınan eksik, yönlendirilmiş ve bağlamından koparılmış hiçbir beyanı kabul etmiyoruz.”

“YSK bu tarihlerde seçmen sandık verisi veremez”

Ayrıca, iki seçim arasında siyasi partilerin Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) hiçbir şekilde seçmen sandık verisinin talep edemeyeceğini, edilse bile Seçim Kanunu çerçevesinde YSK’nın bu tarihlerde seçmen sandık verisi veremeyeceğini belirten İnaltay, “İddia makamının belirttiği tarihlerde Orhan Gazi Erdoğan tarafından YSK’dan seçmen sandık verisinin alınması teknik ve hukuki olarak imkansızdır. Bu durum, iddia makamının isnat ettiği soyut beyanı çürütmektedir. Ayrıca tarafımıza ne bu veriler ne bir RAR dosyası ne de bir link paylaşımı gösterilmiştir; dosyada hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde görev yapan Orhan Gazi Erdoğan tarafından bu verilerin verilemeyeceği gerçeğiyle, suçlamanın imkansızlığını ortaya koymuş olduk” dedi.

“Müvekkil bir ‘hacker’ olmadığına göre…”

Müvekkilin sabit ikametgahı bulunduğunu, emekli olduğunu, hakkındaki iddialara konu delillerin tamamının dijital ortamda adli kurumlarca muhafaza altında bulunduğunu aktaran Avukat İnaltay, “Müvekkil bir ‘hacker’ olmadığına göre, bu delilleri karartma ihtimali söz konusu değildir. İsnat edilen suçun üst sınırından ceza verilmesi halinde dahi müvekkilim infaz süresini çoktan tamamlamıştır” diye konuştu. İnaltay, Erdoğan’ın dosyasının tefrik edilerek Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini, müvekkilinin tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.