Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası… Tutuklu iş insanı Üner: “Hiçbir tanık somut beyanda bulunmayarak tamamen varsayıma dayalı ifadeler kullanmıştır”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nda savunma yapan tutuklu iş insanı Ali Üner, “Hiçbir tanık, ‘Rüşvet verdi, para teslim etti, rüşvet anlaşmasına şahit oldum’ şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır. Hepsi ‘Hatırladığım kadarıyla, para vermemesi mümkün değildir, duydum’ gibi tamamen varsayıma dayalı ifadeler kullanmıştır” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nda savunma yapan tutuklu iş insanı

Haber: ÇAĞATAN AKYOL

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nda savunma yapan tutuklu iş insanı Ali Üner, “Hiçbir tanık, ‘Rüşvet verdi, para teslim etti, rüşvet anlaşmasına şahit oldum’ şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır. Hepsi ‘Hatırladığım kadarıyla, para vermemesi mümkün değildir, duydum’ gibi tamamen varsayıma dayalı ifadeler kullanmıştır” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu 107’si tutuklu 407 sanıklı İBB Davası, ikinci haftada 6’ncı gününde, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde görülmeye devam ediyor.

Duruşmada savunması alınan 6’ncı sanık iş insanı Ali Üner oldu. İddianameyi dikkatle incelediğini belirten Üner, savunmasında şunları dile getirdi:

“Benim iddianameden anladığım şudur. Sayın Savcı, ‘Dosyada itirafçı olan diğer iş insanları rüşvet vermişse Üner de rüşvet vermiştir’ şeklinde bir değerlendirme yapmaktadır. Devamında ise ‘Ali Üner’in rüşvet verdiğini ispat edemedik ancak rüşvet anlaşması yaptığı sabittir’ denilmektedir. Ben kimseye rüşvet vermedim, bu yönde hiçbir anlaşma da yapmadım. Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Dosyada benimle ilgili beyanda bulunan toplam 4 kişi vardır. Bu kişilerin hiçbirinin benim rüşvet verdiğime ya da rüşvet anlaşması yaptığıma ilişkin somut, doğrudan ve kesin bir beyanı yoktur. Tüm ifadeler tahmine, yoruma ve duyuma dayalıdır. Gizli tanık Gürgen, ‘Hatırladığım kadarıyla listede Ali Üner vardı ancak para alınıp alınmadığını bilmiyorum’ demektedir. Ümit Polat, ‘Ben para alışverişi süreçlerinde hiçbir zaman yer almadım. Bu firma sahiplerinden para alınıp alınmadığını bilmiyorum’ demektedir ancak devamında, ‘Alınmadığına ihtimal vermiyorum’ diyerek tamamen kendi yorumunu eklemektedir. Murat Or, ‘Avrupa Yakası’nda Aluner isimli şahsın firmasının önceliklendirildiğini duydum’ demektedir. Adem Yavuz ise ‘İlknur isimli şahıs daha önceden Üner İnşaat’ta çalışırdı. Ağaç A.Ş’de göreve başladıktan sonra Ali Üner oradan birçok iş almaya başladı’ demektedir. Görüldüğü üzere hiçbir tanık, ‘Rüşvet verdi, para teslim etti, rüşvet anlaşmasına şahit oldum’ şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır. Hepsi ‘Hatırladığım kadarıyla, para vermemesi mümkün değildir, duydum’ gibi tamamen varsayıma dayalı ifadeler kullanmıştır. Adem Yavuz isimli şahısla hayatımda hiçbir iş yapmadım, kendisini tanımıyorum. Beyanları gerçeği yansıtmamaktadır.

“Hiç kimseyle rüşvet anlaşması yapmadım”

Sanık Ümit Polat ifadesinde, ‘Ali Sukas’ın benden para talep ettiğini ve bu durumu kendisine benim anlattığımı söylemektedir. Bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Ben hiçbir zaman Ümit Polat’a ‘Ali Sukas benden para istedi’ şeklinde bir beyanda bulunmadım. Aramızda böyle bir konuşma kesinlikle geçmemiştir. Kendisini tanımam da. Duruşma salonunda ifade ettiği gibi gördüğümde uzaktan selamlaşmaktan ibarettir. Bunun ötesinde bir ilişkim yoktur. Bu konuda gerçek dışı beyanda bulunmaktadır. Kaldı ki ben Ali Sukas ile böyle bir anlaşma yapmış olsaydım bunu neden gidip Ümit Polat’a anlatayım? Bu iddia hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Uygun görülürse bu husus Ümit Polat’a yeniden sorulabilir. Ümit Polat, Mayıs 2025 tarihli ifadesinde böyle bir şey söylememektedir. Aradan yaklaşık 6 ay geçtikten sonra, 3 Eylül 2025 tarihinde savcılığa verdiği ifadede Ali Sukas’ın benden para istediği yönünde beyanda bulunmaktadır. Ben Ümit Polat’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğunu düşünüyorum. Ben hiç kimseye rüşvet vermedim, hiç kimseyle rüşvet anlaşması yapmadım.”

“Ali Sukas’la yakın bağım yoktur”

İş insanı Evren Şirolu da itirafçı olan Ağaç A.Ş Satın Alma Müdürü Ümit Polat’a tepki gösterdi. İddianamede 50 tane ihale aldığının söylendiğini belirten Şirolu, şunları kaydetti:

“EKAP’sız ihale zaten kanuna aykırı, EKAP’ta yayınlanmayan bir şey ihale olamaz. Tanık beyanlarında Ali Sukas’ın özel kalemi Murat Or’un ‘Evren Şirolu çok sık gelirdi. Ali Sukas’la yakın bağı vardı. Parasını nakit olarak alan ender firmalardan biriydi. Ali Sukas’a para verdiğini tahmin ediyorum, görmedim, duymadım’ dediğini söylenmektedir. Benim Ali Sukas’la yakın bir bağım yoktur. Ali Sukas’la 4 yılda 4-5 kere makamında 10 dakikayı geçmeyecek şekilde görüştüm. Bu görüşmelerde her zaman para olmadığını, ekonomik sıkıntıların olduğunu söylerdi. Zaten bütün sektör, mal satan firmalar, çalışanlara aynı şeyi söylemektedir. 9-10 aylık çekleri alırdık, günü geldiğinde Ağaç A.Ş muhasebe tarafından bankadan geri çekerdik, çekleri ödeyemediği için. Çalışanların faturaları ve araçlarının benzinleri ödenmediği için telefonları kapanıp benzin alamaz duruma gelmişlerdi. Ağaç A.Ş benim çalıştığım dönemde bu durumda olan bir firmaydı.

“Hakkımda suç isnadında bulunan kişileri şahit gösteriyorum”

Ağaç A.Ş’nin zaten rüşvet vererek böyle bir şey yapması imkansızdır. Zaten kimse Ağaç A.Ş’ye mal satmak istemezdi. Bu ifadelerimin sonucunda Ağaç A.Ş’deki bütün firmalara haciz geldi. Çeklerim yazıldı. Ağaç A.Ş’deki alacaklarıma haciz geldi. Hepsi kayıtlarda mevcut. Ali Sukas’la rüşvet ilişkisi olan birinin şirketlerine, alacaklarına haciz gelmesi mümkün müdür? Bu konuda benim şahidim Murat Or’dur, Ümit Polat’tır; hakkımda suç isnadında bulunan kişileri şahit gösteriyorum. Her şey belgelidir, kayıtları inkar etmeleri zaten imkansızdır. Ümit Polat, ‘28 Mayıs 2025’te savcılığa kendim gittim’ diyor. Benimle alakalı bu olayı orada söylemiyor. Temmuz ayında gözaltına alınıyor, yine ortada böyle bir olay yok, Evren yok. Daha sonra tutuklanıp eylül ayında 3. kez ifade veriyor. Etkin pişmanlıktan faydalanmak için onlarca kişinin adını söylüyor, savcılık beyanlarını kabul etmiyor. Çaresiz kalan Ümit Polat, 8. ayda daha önce hiç yanında görmediğim, adını dahi duymadığım birini Ataşehir’de bulunan galerime yolluyor. Orada çalışanlarım numarasını alıyor ve ben bu çocuğu arıyorum. ‘Evren’in dosyada adı geçiyor, yüz yüze görüşmemiz lazım. İrtibata geçelim’ diyor, ben de tabii ki de muhatap olmuyorum. Daha sonra ailesiyle de belgelerimi sunuyorum.”